Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Hepimiz Pipimiz İçin (MiM)


Yeni bir MİM olayı patlak verdi ve bilindiği gibi virüs gibi birçok bloga yayılmaya da devam ediyor :) her zaman dediğimiz gibi bu MİM ler; bloglar arası kaynaşmayı artıyor ve ilgili bloglara verilen linklerle de o blogların varlıkları okuyuculara duyurulmuş oluyor sonuç olarak MİM olayı iyidir - hoştur - eğlencelidir :)

Fazla sık yazmasa da yazdığı zaman döktüren kendine has tarzı olan ve S bedenden M bedene terfi etmeye çalışıp son durumu hakkında bilgim olmayan Sevgili marjinalkezban içini her şeyden habersiz bloguna dökerken bunu fırsat bilen Bi'gay o yazıyı MİM haline çevirmiş iyi de etmiş.

Efendim ben cevapladım yetti mi yetmedi diyen bloglarımızdan Sevgili evoğlanı ve yeni bloggerlarımızdan Sevgili Canka Kuir bir de sen cevaplayıver diyip MİM'i bana paslamışlar kendilerine teşekkür ediyorum hatırladıkları içün :kalp: :) Adettendir diyip kuralları copy-paste yöntemiyle çorlayalım;


Kurallar:

1. Kuralları üşenmeyip yazan Kezban' a MiM yaratıp sizi eğlendirdiğim için bana, paslayarak başınızı belaya sokan kişiye teşekkür edersiniz zaten, söylemeye ne hacet. (hallettik)

2. Mim çok basit, maddeler hakkında ki yorumlarınızı yazın, yaparım yapmam diye belirtin, en sonunda da  bu maddelerin ya tamamını ya da7/8 ni, 6/8ni yapıyorum gibi istatistik çıkarın ki açıkça oranı bilelim. (halledicez)

3. Bu sekiz madde dışında bence şunu da yapıyoruz diye kendi maddenizi de ekleyebilirsiniz. Özgün olmak adına önemli. (yeterli gibi aklımıza gelirse yazarık)

4. En fazla 3 kişiye paslayabilirsiniz. Pasladığınız kişinin yazması için baskı uygulamalısınız. Sizin de bu bulogta bir ağırlığınız olsun di mi? (şahsen MİM'in var diyip uyarmıyorum pasladıklarımı, beni okuyorsa haberi olur olmuyorsa beni okumuyordur o zaman vay haline lol canı sağolsun) 

5. MiM başlığı sabittir herkes bu başlıkla yazar. Dişi bulogırlar "Hepimiz Kukumuz İçin" diye değiştirebilir tabii ki  hahaha (hallettik)

Gelelim kezbanın içini döktüğü şıklara bakalım ne kadar haklı ne kadar değil;

1- Hangimiz tanışıp hoşlandığı insanı hemen çıplak hayal etmiyo? Karşı tarafla ''pokemonlar'' konusunu konuşsanız bile o an çoktan içimizden ''seni seçtim sikaçu oyş'' diyip, türlü fantezilere dalıp gidiyosun. Kimse bana ''ayy kezban uydurma'' falan demesin!

demiş :) ve kendi hayallerini millete yamamaya çalışmış ahaha, tanışıp hoşlandığımız kişiyi çıplak hayal etmekten ziyade; *burada hayal ve çıplaktan kasıt "similyası ne kadar acaba" , "vicudu diri duruyo kıl dağılımı ne şekil kine" , "koltuk altı kıllarını kestimi ki" kastedilmiştir* :D böyle düşünmekten ziyade "ulan pekte tatlı hoşlandım da ya beni sevmezse, ya aldatırsa aman boşver sabahlar olmasın lem şu pozisyonda nassı dururuz acaba" gibi düşüncelere dalarım sanırsam ahahaha pek bi itiraf vari oldu bu MİM olayları pek sakıncalı olmaya başladı son zamanlarda :) sonuç olarak 1 de 1 diyorum :)

2 - Hangimiz biriyle buluşmaya giderken en sevdiği veya yeni aldığı kıyafeti giymiyo? Evet evet daha etiketini bile sökmeye kıyamadığın şeyi o an ''amaaan senelerdir var bu bende'' yüzsüzlüğüyle giyiyosun. Halbuki evde klorak lekeli pijamanla oturuyosun.

demiş, iyi de tespit etmiş :) buluşmaya giderken daha bir özen gösteririm giyimime falan eğer yeni aldığım bir kıyafet varsa O' nu giyerim :) sonuç olarak 2 de 2 diyorum

3- Hangimiz sevgilisinin evinde titizlikten ölücekmiş gibi davranmıyo? Normalde evde taşaklarını avuçlayıp sonra bişey olmamış gibi mouseu tutan insan. Sevgilisinin evinde veya otelde her nerdeyse...hemen bi Ayşe Teyze'ye bağlıyo. Yok sürekli koltuk altını kontrol etmeler, tuvalete gidip dişlerinin arasında bişey var mı diye bakmalar. Ohooooo

demiş, genel olarak titiz biriyimdir, insan durduk yere evde neden taşaklarını avuçlasın ahahah ola ki avuçlandı ellerimi yıkarım (o.O) rahatsız olurum yanisi o yüzden sevgiliye has ekstra titizlik olaylarına girmem ama insan ister istemez kasılıp daha dikkatli davrana biliyo mesela ? mesela yellenmek gibi gegirmek gibi olaylar lol ahahah bu madde için 3 de 2 diyorum :/

4- Hangimiz dışarda yemek yerken içinden hesabı düşünmüyo? Bi kere zaten ''kim ödeyecek?'' kısmına girmiyorum bile. Ama şu hesap olayları çok rezil bişey. Hadi bunu ilk tanıştığın kişiye göre yorma. Mesela uzun ilişkilerde de çok tehlikeli bi konu bu. Ya bi taraf daha çok öder, ya ikisi ortak öder veya bi taraf hiç ödemez. Bunu cinsellikte oynadığı role bağlayanlar da var. ''Ben ödeyemem o ödesin, sonuçta aktif o'' diyenlere az çok şahit oldum. ''Eee sen karın tokluğuna mı sikişiyosun tatlum :D:D?'' diye sorduğumda da çok terbiyeli cevaplar alamamışlığım var.

demiş, yataktaki rollere göre hesap ödemek ne demek yahu, sen erkeksin ben kadınım demek gibi bir şey ki oldukça saçma aktifse = erkek, kadınsa = pasif olayları homofobiklerin söylemleri o yüzden ortaya çıkmadı mı bu "full aktifler", lol konuya dönersek hesap olaylarında fazla kasılmam zira karşımdaki sevgilim, O da öküz değildir herhalde "canım bu sefer de ben ödeyeyim" diyecektir di mi :D olmadı ben yüzsüzlük yaparım "hesaplar senden" diye sonuç olarak "sevgili" olayı olduktan sonra düşünülmemesi gereken mesele zaten bir birbirinizi bildiğinizden dolayı nereler "kol" gibi girer nereler "hissettirmez" bilirsiniz ona göre de yer içersiniz :D en güzeli bi O bi ben diyerek olayı dengelemek olsa gerek :D sonuç olarak 4 de 2 diyorum aslında kararsız da kaldım desem yeridir yani (o.O)

5 - Hangimiz zaman zaman Yıldız Tilbe dinlemedik ki? Müzik konusuna baktığımızda herkes Yann Tiersen'in 2.şubesi nerdeyse. Öyle kaliteli, öyle süper marjinal kişilikleriz ki sıçtığımız boklar bile biblo gibi. Hay Allah'ım ben bi kere çok darlanmışım, canım sıkkın. Msnde de ne dinlediğimiz gözüküyo haliyle. Açmışım bi tane Gülden Karaböcek dertlenmişim. Hemen birisi aşağıdan ''Ya şaka mı:)?'' diye bana yazmış. O sıkıntıyla ben bunu görünce 2-3 aydır konuşup anlaşmama rağmen azına yüzüne sıçıp yollamışım. Geçen hatırlattı, tanıttı kendini yinee artık arabeskçi olmuş ehehehe..Neyse

demiş :) ama o kişiye yazık etmiş :D MSN de konuşmak isteyipte karşılıklı bekleşen 2 kişi "lan ne desem de yazsam" diye düşünürken senin dinlediğin şarkıyı görünce kendince yavşamış ama baltayı taşa vurmuş :D her neyse, müzik konusunda yelpazem çok geniştir her türlü şarkıyı - türküyü dinlerim sonuç olarak Yıldızı da dinlerim İbrahimi de, Müzeyyeni de Bülenti de :) Madonna, Rihanna, Adele ve Dolores (kalp)' i de sonuç olarak dinlerim 5 te 3 olduk böylecene :)

6 - Hangimiz evde annemizle saç baş kavga ederken bi anda çalan telefona ''Alo ifindiiim ivit napiiim ivdi oturuyorum işte'' diye sakin sakin cevaplar vermedik ki? Aslında bunu da çok yapıyoruz. Ailemizde olan sorunları kesinlikle kimseye anlatmıyoruz. Özellikle sevgilimize daha bi anlatmıyoruz. O bizim ailemizi pür neşe, sevimlilik şelalesi, neşe zoptiriği, şirinler köyü olarak gördükçe kendi ailesinin bokluğundan bahsetmek istemiyo. Eee al işte sana karşılıklı ayakta sikmece. Bilmiyorum ya bence insan ''ben dün anneme kafa attım biliyo musun?'' demeli.(ehehehe yani kafa atmamalı tabi) Bazı şeyler biraz daha samimi olmalı...

demiş :) iyi de demiş bazen olmadık maskeler takabiliyoruz karşımızdakilerine ama takmalıyız da bence zira Aile gibi kendi özelimizi herkese açmak doğru değil sevgili aday adayı, adayı, sevgili, aşkoomm modlarından hangisinde açmak gerekli sevgili ayarındayken zaten yavaş yavaş karşılıklı damlamalar başlar gidişata göre, diğer taraftan moralim bozuk ise ses tonumdan karşımdaki ne kadar "iyidir ivitt ah canım" desem de anlar canımın sıkkınlığını o an pat diye boşalabilirim telefondaki kişiye ahahah yani içimi dökebilirim bilemem ruh halime bağlı ama genel olarak düşünürsem sanırım buna da kabul dicem :P 6 da 4 oldu :)

7 - Hangimiz daha sevgili olmadığımız halde o kişiye ''BENİMSİN'' tavrıyla yaklaşmamıştır ki?  Aslında en yarak gibi olanı bu bence. Aranda daha ne olup bittiğini bilmiyosun o kişiyle ve gidip trip atıyosun. Bence birini kıskanmaya hakkın olmadığını düşündüğün an kapı kolundan bi farkın kalmıyo. O çok göt bi durum...çok çok hem de.. Sevgili desen değilsin, arkadaş desen hiç değil, nesin amk sen? Kuzen misin enişte misin la bioksin beyinli!!!

demiş güzel de demiş :D haklı yani insan ister istemez karşındakini sahipleniyor sonra kendi kendine triplere falan giriyo noluyoruz yahu adamın belki senin düşüncelerinden bile haberi yok :P dinlediğimiz şarkıda kendimizi bulacaz melankoli takılıcaz ya :)) doğru demişsin kezbancım ah ah 7 de 5

8 - Veee hangimiz özlediğimiz kişiyi düşünürken bir başkası tarafından da biz özlenmedik ki? Bu çok doğru kordineli gidiyo maalesef bu hayatta. Senin özlediğin başkasını özlüyo, başkası da başkasını özlüyo, sonra o en başkası gelip seni özlüyo... Belki bilmeden bi elazığ burma bilezik halkası yaratıyoruz bazen ama hayatta böyle nevrotik.

demiş kelebek etkisi stayl :) en güzel cevaı atasözlerimiz ve deyimlerimiz vermiş sanırsam nedir; 

- "deveye diken insana siken"
"kaçan kovalanır" 
- "benim sevdiğim beni sevmez, beni seveni gönlüm istemez" 
- "alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste"
- "yüz verdik deliye geldi sıçtı halıya" (o.O) ahaha pardon bunun olayla alakası yok kaptırıp gitmişim :)

sonuç olarak bu da mı gol değil hakim bey diyerekten bu da doğru kezbanım diyor ve 8-6 lık bir oranla oturumu kapatıyorum

ben yandım sen de yan diyerek 3 kişi seçiyorum; Black Kedi , Homo Fili , xcoach


O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Mutlu Bayramlar


Efenim Ramazan bayramımı mı yoksa şeker bayramımı polemiğine girmeden büyükler için ramazan küçükler için şeker bayramı diyip işin içinden sıyrılıyorum :) 

Geçen sene Çifte Bayram adı altında yayınlamıştım postumu malumunuz veçhile Zafer Bayramına denk gelmişti aynı zaman da. Hemen oradan copy-paste yapıyorum aynı duyguları yaşıyorum zira lol (üşendim tekrar yazmaktan ayrıca kısa bir kutlama şeysi de olmasın dedim)

Facebook, twitter..vs gibi yerlerde Bayram mesajları havada uçuşuyor ama kaymağı yiyen bu işin en çok yaradığı kişiler tabii ki de şekerciler... Değil !! :)) bildiğin telefon operatörleri. Bizim ülkemiz kadar bayramlarda, seyranlarda, kandillerde telefona sarılıp sms atan yoktur sanırsam hani alfabe baştan sona taranır ve yılda 1 kere de olsa hatırlamış olmanın verdiği keyifle ! gelen mesajlardan çorlanan mesajlar tekrar listedekilerine dağıtılır. :D Bu döngü bayram ve kandil bitene kadar sürer. Hayır sabah oturup ben de aynısı yapıcam ondan biliyorum yani :))

Efenim nerdeeeee o eski bayramlar diye lafa girmicem çünkü bayram hep aynı ama biz eski biz değiliz :)) büyüdükçe her şey rutinleşiyor ve eski anlamını yitiriyor haliyle. Eh küçükkene giysilerimizi baş ucumuza koyar sabah kalkar bi heves giyer anne baba abi el öpülür -babayı buldun öpmesi kaldıydı zaten- telefonla hallediliyor bu işler babaynan :) sonra harçlıklar alınır sokağa çıkılır ve deliye her gün bayram hesabı hoplanır zıplanıp bayramlıktan eser kalmaz bi şekilde eve gelinirdi. Şimdi öyle mi büyüdük artık milletin yeğeni çoluğu çocuğu senin elini öpüyo (o_O) 

Bu vesile ile takip eden etmeyen seven sevmeyen heterosu homosu ama homofobik olmayan! herkesin Bayramını Kutluyorum. Deli olup da "bize hergün bayram" oğğlum diyenlere de bu Bayramlar hürmetine Allah akıl fikir ihsan etsin diyorum haha

Bir süreliğine; güneş - kumsal - çakıl - şezlong - güneş kremi - parmak arası terliği - birden atla yahu aniden dal içine öyle yavaş yavaş alışamazsınlı bir dinlenme eylemine girişicem en kısa süre de sağ salim görüşmek üzere...


- bye bye -
O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Sizden Gelenler - Kafa Karışıklığı -



Selam;

Bir süredir posta kutumda bekleyen bir mail daha var, her zaman ki gibi kendisine özelden mi yoksa blogtan mı cevap istersin diye sordum ve blogta paylaşmanda bir sakınca yok cevabını aldım boş bir kafayla yazayım diye de bekletiyordum :) Biraz sonra okuyacağınız üzere arkadaşımızın kafası baya bir karışık,

---

Aslında şu an kafam çok karışık ve aklımdan geçenleri anlatmakta zorluk çekiyorum. Önce kendimi tanıtayım;

Ben bir heteroseksüelim en azından öyle zannediyorum. (24 yaşındayım ve bugüne kadar hep kızlardan hoşlandım.) Lisedeyken çok samimi olduğum, sevdiğim, çok yakın bir arkadaşım vardı. (Hala çok sık görüşüyoruz, aslında en iyi arkadaşım diyebilirim.) Sürekli beraber vakit geçiririz, birbirimizin evlerinde kalırız kısacası çok yakınız. Onla vakit geçirirken gay olduğundan şüphelendiğim çok oldu ama dışardan çok belli değil hal ve tavırları kadınsı değildir. (Gerçi uzun zamandır bu konuları araştırıyorum gayliğin kadınsılıktan ibaret olmadığını iyi biliyorum.) Çok şüphelendim ama ona bir türlü konduramadım.Yanlış anlamayın homofobik falan değilim öyle zihniyete sahip bir aile tarafından da büyütülmedim. Ama bu beni rahatsız etti özellikle de bana dokunmaları sarılması falan herşey gözüme batar oldu. Onda kaldığım günler geceleri bana kolunu attığına, sarıldığına dokunduğuna şahit oldum ama hiç belli etmedim. Gerçek şu ki tüm bunlara katlanabilirdim çünkü o benim en yakın arkadaşım ve herşeyi paylaşabileceğim bir dost, zaten fazlada arkadaşım yoktur.

Ama son zamanlarda farkettimki onun dokunuşlarından temaslarından hoşlanıyorum.

Bunu kendime itiraf etmek, kabullenmek o kadar güç oldu ki hala da atlatmış değilim ama zevk aldığım kesin. Çünkü neredeyse her hafta onu yatıya bize çağırıyorum sırf onunla temas edebilmek için. Sürekli sarhoş etmeye çalışıyorum belki itiraf eder ya da yakınlaşır diye ama sonuç alamadım. Ayrıca tüm bunları yaparken içimdeki pişmanlık bir günah gibi beni yiyip bitiriyor. Eşcinsel  olduğumu kabul etmek istemiyorum ama onunla yakınlaşmak benim için tarif edilmez bir zevk oldu. Eşcinsel bir ilişkiye hazır olduğumu bilsem daha sonra bundan pişman olmayacağıma emin olsam ilk adımı ben atardım. Hala kafamda cevaplanmamış sorular var onla yakınlaşsam beraber olsam bile ne kadar ileri gidebilirim. Sadece öpüşmek mi, sevişmek mi? Pasif olabileceğimi hiç sanmıyorum yada aktif olarak onla beraber olmakta zor geliyor. Daha doğrusu onla anal sex yapabileceğimi sanmıyorum. Kafamda o kadar soru var ki düşünmekten uyuyamıyorum. 

Bunları kendime itiraf etmekte bile zorlanırken yazabilmek çok şaşırtıcı. 6 aydır bir kızla çıkmıyorum ama bahsettiğm arkadaştan başka bir erkeğe karşıda belirgin bir eğilimim yok. Ne yapacağımı bilmiyorum. Rahatlamaya, kendimi bulmaya çok ihtiyacım var.

---

demiş, gayette samimi bir şekilde.

Arkadaşlarına out olan eşcinseller için en büyük sorunlardan birisi de out olduğu arkadaşının kendisi hakkında "acaba" diye düşünmesidir. 

- lan bu bana nie out oldu acaba benden mi hoşlanıyor benim o taraklarda bezim yok hacı (merak etme sana açılanın da öyle bir niyeti yoktur genel olarak, tabii istisnalar elbette olur)

- hop bunun eli kolu fazla mı bana deyiyor ne ifade ediyor bu şimdi (insanlar içerisin de sevgiyi göstermenin en yaygın biçimi dokunmak bana göre, zira dokununca daha samimi oluyorsun merak etme adam kalkıpta senin tenasül uzvuna (ahahah isme gel :D mübarek gün sansürü :P) el atmıyor di mi hoş lise yıllarım da millet bir birine yoklama çekerdi o da ayrı mevzuuu (bana mı evet bana da ahaha öhüm konuyu dağıtmayalım)

bura da güzel bir örnek var, bana dokunuşlarından huylandım, onun sana dokunuşları arkadaşça mı yoksa bir şeyler ifade etmek için mi anlamamak o kadar zor olmasa gerek, arkadaşımız "homofobik" birisi olmadığı halde dokunuşlar onu rahatsız etmiş ki ben olsam beni de ederdi o da ayrı bi mevzuu. (hoşlandığım biri değilse yani ahaha) 

bence en iyi arkadaşın olduğu için sana samimiyetini dokunarak gösteriyor olabilir, sana dokunuyor diye pat gay olacak diye bir şey yok. Her zaman bizim ve senin de dediğin gibi bizler için belli kalıplar "kız gibi" olmaması vs. Lakin belli başlı bazı ip uçları diyeceğimiz noktalar olabilir bunlara da yer yer değindik zaten.

Sonrası asıl bomba itiraf geliyor 

"dokunmalarından hoşlanıyorum" :)

hani bir söz vardır;

"heteroseksüel erkek yoktur az vodka vardır" :D 

onu sarhoş edip içindekilerini dökme girişimi de ayrıca takdir edilesi :P

burada yazdıklarından anlaşılıyor ki eşcinsel duygularını hep bastırmış olabilirsin yine de tam olarak "sen eşcinselsin bence içindekilerini bastırmışsın" diyemiyorum fazlaca kendin hakkında bir detay yok ha yazarken bile utandım ben bunları nasıl yazdım gibi cümlelerin az buçuk bize ipucu veriyor ve söyleyebilirim ki "eşcinsel olup duygularını bastırıyor olman" daha bir olası seçenek.

Her şeyden önce kendi kendine sormalısın bir an için aileni, kafandaki düşüncelerini, toplum ne deri kafandan sil ve kendi kendine sor "ben eşcinsel miyim" utanma duygunu kapıda bırak sıkılma duygunu da tek düşünce olsun kafanda "ben eşcinsel miyim" buna vereceğin cevap EVET ise her şeyden önce kendinle barışmayı dene önce içinde bunu kabul et utanma sıkılma duygusunu bir kenara bırak utanılacak hiç bir şey yapmıyoruz. (daha sonra o dışarda bıraktığımız her türlü değer ile barışmaya sıra gelecek) Sen bunları düşünürken "anal seksi nasıl yaparım" diye aklına bile getirme kiii yok öyle bi şey.

"Pasif olabileceğimi sanmıyorum ya da aktif olarak onla ilişkiye gireceğimi" demekte ne demek  eşcinselliği belli kalıplara oturtmamak gerekir ve illa ki de seks olacak diye bir kaide de yok yanında olması sana dokunması sana sarılması yetiyorsa ve içinden seks yapmak gelmiyorsa yapma! illa yapacaksın diye bir kural yok ki ya da "eşcinselim mutlaka anal ilişki yaşamam lazım" diye de bir kural yok.

Benim tavsiyem her şeyi her düşünceyi bir kenara koy ve kendine sor;

"ben eşcinsel miyim?" 

buna vereceğin cevaptan sonra tekrar görüşürüz :))

evet takip eden arkadaşlar siz ne düşünüyor sunuz bu konuda ki kendisi burayı okuyacak, okuyor da :)
O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Mood Mimi




evet ne zamandır bir MİM furyası kopmamıştı o da oldu :) MİM olayı; sorularına göre, gerek kirli çıkıları ortaya dökmesinden dolayı gerekse paslayan ve paslanan blogların tanıtılması yönün de güzel bir olay. Aman efendim MİM lendim diyip bodoslama olaya dalmıyoruz tabii, ne yapıyoruz bu virüsü ortama yayan kişinin belirlemiş olduğu MİM kurallarını ve içeriğini kafadan copy - paste ediyoruz sonra gerekeni yapıyoruz. Hadi bakalım;

--


Önce kurallar:

1- Mim'i alan mimi kim göndermiş olursa olsun Operadaki Kazulet'e teşekkür edecek. Nihoha! Sonra gönderene...
2- Mimi alan, nası mimi rahat alabildi mi (kalın mı geldi, dar mı geldi öyle ya:P) onu belirtecek
3- Yukarıdaki mood resmi logo olarak kullanılmış olup cevaplarınıza dilediğiniz resmi yapıştırabilirsiniz.

Mim'in içeriği:

1- Mimlendiği andaki mood'unu yazacak.
2- Yeni aldığınız giysiyi başkası üzerinde görünce hangi moodda olursunuz?
3- İşerken genelde ne moodda olursunuz?
4- Depresif Mooddan Heidi mooduna geçmesini sağlayacak olay ne olabilir düşünüp bulacak.
5- Mimi, alışı kuvvetli 3 arkadaşına paslayacak:D


--

Kuralların Gereği;

Bu pek manidar, pek eğlenceli, pek anlaşılır mimi başlatıp ortama salan sevgili operadaki kazulet ' e teşekkür ediyorum. :) Daha sonra mimi bana paslayan sevgili gaypanda ya da teşekkür ediyorum. Gay panda xxx parka gel sana bir şey vericem dedi tabii gittim manzara şu şekil;


o tepeden uyuyarak aşağı düşen kendisi oluyor :D bir müddet uykusunun açılmasını bekledim sonra şöle şöle bi mim var alır mısın dedi nasıl bir şeymiş yahu diyip bakınırken kürdandan hallice bamyadan irice patlıcana da ramak kala halde olduğunu görünce alırım herhalde diyip sarıldım tabii ahahahah o an ki moodum da şu şekildi

MİM lendiğim andaki Mood'um;


ahahah aldım ama mimi inceledikten sonra dumur hangi mood dayım nasıl göstercem lem ben :D

Yeni aldığım bir giysiyi başkasının üstünde gördüğüm zamanki Mood' um;


işerken hangi Mood' da olurum;



Depresif Mood' dan Heidi Mooduna geçmek için güzel bir yemek olabilir, her türlü tatlı olabilir :D sevgili olabilir :D (tüm depresifliğimden kurtarabilir yani ahahah) öhüm gelelim alışı - verişi kuvvetli 3 kurban seçmeye; (paslanmadık kaldı mı yahu listeye bakılarak)

Miss Maria Marisiçimdeki gayanlatsam roman olur


O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Prayers for Bobby



Eşcinsel olupta halen bu filmi izlemeyen kaldı mı bilmiyorum ama varsa da mutlaka izleyin. 2009 USA yapımı film gerçek bir yaşam hikayesini anlatıyor, bizi anlatıyor, sadece bizlerin değil tüm insanlığın izlemesi gereken bir film

20 Ocak 2010 yılında filmi izledikten sonra düştüğüm notu aktarıyorum;


çok sarsıcı ve hüzünlendiren bir filmdi;


konunun gerçek oluşu, yaşanmış oluşu filmin sonunda sizi daha bir sarsıyor çoğu zaman duygulanan hisleriniz ve hafif nemlenen gözleriniz film sonunda doruğa ulaşıyor ve boğazınıza bir şeyler düğümleniyor



ve düşünüyorsunuz dünya nın bir köşesinde ya da yaşadığınız bir şehirde bu tür olaylar yaşanmakta ve yaşanmaya da devam edecek maalesef :(



aileye out olmak bir tarafa kendi kendinize out olmak ve kabullenmek başlı başlına dert iken üstüne üstük dindar bir ailenin çocuğu iseniz ve yetişme tarzınız ve çevreniz de bu şekilde ise kendinize yüklediğiniz suçluluk duygusundan kurtulamadan bir şekilde aileye out olarak daha bir bataklığa saplandığınızda bir de üstüne konunun vahamiyetinin farkında olmayan şarlatan psikiyatrlar sizleri iyileştirebileceklerini öne sürüp elinizden tutmasını beklediğiniz ailenizle birlikte sizi düştüğünüz bataklığa daha da iterek boğulmanıza sebep olabiliyor ve bunlar yaşanıyor filmde de görüldüğü üzere



kendini yeni yeni kabullenmeye başlamış eşcinsel arkadaşlar başta olmak üzere özellikle ailelerine out olan arkadaşların bu filmi bir şekilde ailelerine izletmesini tavsiye ediyorum



umarım bu sefer sesimizi sesinizi daha bir iştahla dinlerler...



çok sarsıcı bir filmdi yahu :/

demişim. Filmden sonra alacağınız hal hakkında bir kaç fikir;



---


- DİKKAT - SPOİLER - 

Biraz sonra buraya aktaracağım alıntı Mary Griffith' ın oğlu Bobby Griffith için söylemiş olduğu cümleleri içeriyor. Okuduğunuz zaman film hakkında fikir sahibi olacaksınız bir nevi spoiler içeriyor filmi izledikten sonra okumanızı tavsiye ederim. Zaten film sonunda da veriliyor;

"Eşcinsellik bir günahtır. eşcinseller sonsuza kadar cehennemde yanacaktır. değişmek isterlerse kötülüklerden arınabilirler. günaha sırtlarını dönerek tekrar normal olabilirler, işe yaramazsa tekrar tekrar denemleri gerekir. 

Tüm bunlar; oğlum bobby’nin eşcinsel olduğunu öğrendiğimde ona söylediklerimdi. Bana eşcinsel olduğunu söylediğinde dünyam yerle bir oldu. Hastalığını tedavi etmek için yapabileceğim herşeyi yaptım. sekiz ay önce, bir köprüden atlayarak intihar etti. eşcinsellik hakkındaki bilgisizliğimden ötürü çok pişman oldum. bana öğretilen ve söylenen her şeyin bağnazlık ve insanlıktan çıkarma olduğunu biliyorum artık. bana söylenenlerin ötesinde biraz araştırma yapmış olsaydım.. eğer yalnızca oğlumu dinlemiş olsaydım bana içini döktüğün de şu an burada pişmanlıklarla dolu olarak bulunmazdım. 

Tanrı’nın, bobby’nin nazik ve sevgi dolu ruhundan memnun olduğuna inanıyorum. tanrı’nın gözünde iyi yüreklilik ve sevgi herşeydir. bunu eşcinsellerin sonsuza kadar lanetlendiğini tekrar tekrar söylerken bilmiyordum. bobby’e hasta, sapık ve çocuklarımız için tehlike oluşturuyormuş gibi davrandığım zamanlarda haysiyetini ve onurunu yok etmiş oldum. son olarak, ruhu paramparça oldu. 

Bobby’nin üst geçite tırmanıp doğrudan yola kamyonun altına atlaması, tanrı’nın isteği değildi. Bobby’nin ölümü ailesinin cehatinin ve eşcinsel kelimesinden korkularının sonucudur. yazar olmak istiyordu. umutları ve rüyaları ondan alınmamalıydı ama onlar aldılar. cemaatlerde, bobby gibi size yabancı gelen çocuklar var. ”amin” dediğinizde sizi dinliyor olacaklardır. yakında duaların da sesizlik olacak. 

Tanrıya yakarışları, anlayış için, kabul görmek için ve sevginizi hak etmek için. ama sizin kininiz, korkunuz ve ”eşcinsellik”kelimesine olan bilgisizliğiniz bu duaları susturacaktır. bu yüzden;evinizde ya da ibadethanelerde ”amin” demeden önce düşünün. düşünün ve hatırlayın. bir çocuk sizi dinliyor. ”
Mary Griffith



Son olarak film 24 Ağustos 2012 cuma günü MovieMax Family de oynayacak, çaktırmadan ailelere 
izletmenin güzel bir yolu :)
O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Kazu vs O gay; ben de...



Bilindiği üzere operadaki kazuletin yakaladığını öpmekte pardon yakaladığı ile röportaj yapmakta üzerine yok. Benle yapmış olduğu röportajı da dün itibari ile sitesinde yayınladı şura da...

Ben ham halini buraya aktarıcam ki blog arşivimin tozlu rafların da saklı kalsın, ham hali diyorum çünkü kazu kendi sayfasında kendine has ve yorumları ile röportaja ayrı bir renk vermiş her zaman ki gibi :)

---


OK: O gay, ben de gay isem, ama birimiz aynı zamanda “bi” ise, toplamımız bi’gay eder mi?
Bi’gay bu duruma bozulur mu? Bi’gayin bozulma derecesi kaçtır?


OGBD: biseksüellik için biz, gay olmadan önceki evre diyoruz :D elimizde bi tane gay bi tane
bi var ise ve bunları bir odaya kapatır isek toplamından bi’gay ortaya çıkabilir bir ortamdaki
yalnız iki erkeğin 3. cü arkadaşları şeytan olur (o.O) öhüm bu böyle diil di sanırsam :P bi’gay
bu duruma bozulmaz 4. cü arkadaşınız ben olabilir miyim der ahahah


OK: Seni daha yakından tanıyabilir miyiz? Hep yüzeysel tanıdık seni oysa pubic kılların ne
renktir, masturbasyonda hangi elin baskındır sormadık. Öküzüz biz tamam ama ezme bizi.
Hatamızı telafi edeceğiz. Romeoda hangi nicki kullanıyordun gibi özel bir soru sormayacağım
elbet. Özel hayata saygılıyımdır.


OGBD: pubic dedin içim titredi bonus kafa gibi olmadığı gibi bebek teni gibi de olmayacak
trimli trimli kirli sakal gibi öhüm ne diyordum evet efendim bir insanın saç renginin
tonunu tam anlamak için o bölgeye bakmak gerekir ahahah solağım :D estafrullah efendim
romeodaki nickim ise kezbanla_duvardan_duvara ahahahaha lool :P

OK: Libidonu serbest bırakırsan davulcuya mı gider zurnacıya mı? Zurnacıya gitmesi
zurnacının neyiyle doğru orantılıdır?


OGBD: hımm valla ne zurnacıya ne davulcuya kazucum ama illa birine gitsin dersen (bu
sorudaki gizli şer odaklarını bulunuz :DD) ikisi de kombine çalınca güzel bir oyun çıkar
ortaya di mi ama :D

OK: Daldaki kuş, eldeki kuştan farklı ise, vücuttaki “kuş” da dildodan farklı mıdır? Ne farklar
vardır? Cevabın vücuttaki ise naapıyo, kuş mu konduruyo vücuttaki?


OGBD: tabii ki daldaki kuş eldeki kuştan farklıdır bana göre efenim eldekini istediğin zaman
daldakini ise o istediği zaman öter görürsün ahahaha lakin eldeki kuş bazen ötmek isterse
o zaman da onun kulu kölesi olursun lol eldeki kuş kanlı canlı olduğu için elbette dildodan
farklıdır :P

OK: Gökkuşağı formunda neyin olsa yadırganacağından korkmadan sürekli kullanırsın?


a) biberon
b) sütyen
c) papyon
d) pipo


OGBD: e hiç biri :D ama pipo daha kullanılabilir duruyor diğerlerin göre

OK: Reklamlarda cinsellik olsun mu?


a) Olsun tabii ama billboardlarda yakuşuklu mankenler olsun
b) Olmasın! Ne o öyle cinsel cinsel öğğk!
c) Olsun ama sevdiğim reklamların film versiyonu da olsun
d) Cinsellik içermeyen reklam var mı ki?


OGBD: cinsellik içermeyen reklam mı var kazucum dünya onun etrafında dönüyor :P

OK: Tipsiz ama karizma budur abi benim için!


a)Javier Bardem
b)Sean Penn
c)Gerard Depardue
d)Harvey Kettle


OGBD: hımm Sean Penn bir eşcinsel filminde oynadığı için daha yakın olsa da a şıkkı
diyeyim :D (isim hafızam olmadığı için google amcaya sordum hepsini de Sean hariç D:)

OK: Elbezi olmadığı hangi durumlarda erbezi ile ağız silinebilir?


OGBD: hahaha güzel soru efendim yaz günü ister buz parmak ister magnum :D artık o an
canınız hangisini istedi ise yalaya yalaya gider iken lol bi baktınız sıcaktan erimiş ve el ayak
batmış yanınızda bez de yok ama şanslısınız ki o an nizamiyenin önündesiniz bir tane “ER” e
rica edip “BEZİNİ” istiyorsunuz ve işiniz halloluyor ahahah (yersen :D)


OK: Mutluluk çubuğu gibi işlevini yitiren organların ikamesi için icat edilen yapay
müdahelelerin başarısı karşısında insanlar kesenin ağzını açmaktadırlar. Bu durumda
hocam “Mutluluk Büzüğü” diye bi sanal organın patentini alsak da parayı kırışsak mı ne
dersin? Tutar mı lan?


OGBD: hhaha tutmaz mı kazucum, alışmadık dötte don durmaz hesabı çok alışık dötte de
çubuk durmaz yani mutluluk çubuğu :D bademcik ameliyatını boğazdan değil de başka bi
taraftan rahatlıkla yapabilecek halde olanlar için baya da iş görür lool :D


OK: İnsanlar küfürlerinde bol bol zikmek sözcüğünü sarfederek zik kirliliği yaşanmaktadır.
Bu durumda küfürleri zik parantezine almak akılcı bir çözüm değil midir? Mesela
zikerim(böyle işi, müdürü...limit müdürden genel müdüre gider)


OGBD: olmaz, niye olmaz çünkü zikmek insanların diğerleri üzerinde kurduğu en büyük
üstünlüktür ziken üstün zikilen ezilen manasındadır (buradan güzel fantezi çıkar konumuz
neydi ahahah) velhasılı adam tam boşalmak istiyorsa her daim zikmek eylemini kullanmalıdır
bi kere de harcamamalıdır lool :P


OK: Hijyen açısından altın duş sağlıklı mıdır? Söz gümüşse scut biçimli penisin patlaması
altın mıdır?


OGBD: ben pek hijyenik ve sağlıklı bulmuyorum bu ihtiyaçlar belediye helalarından
giderilebilir zira içeri girdiğiniz gibi “altın duş” yapmış kadar olursunuz gerek koku gerekse
içerdeki nem sonucu :D (bögh) scut biçimli penisi patlatmakta marifet ister o yüzden altındır
diyelim :D


OK: Senin de Kokoloji sorun şu:


1. Parkın kapısından girdiniz ve önünde sıra bekleyen insanlardan oluşmuş bir kuyruk İle
hızlı tren belirdi. Binmek için sırada ne kadar bekleyeceksiniz?


OGBD: sıranın uzunluğuna ortamın havasına ve benim isteğime göre değişir ahahah sanırsın
orgy partisindeyim :D madem binmek için gittim sıra bitene kadar beklerim :D


2. Nihayet sıranız geldi ve hızla savrularak trende gidiyorsunuz. Hız sizde nasıl duygular
uyandırıyor?


OGBD: hızı sevmem daha sakin bir yapım vardır :D arabada mesela güvendiğim bir şoför
ise pek kasmam ama tanımadığım birisi ise kasılırım :D


OK: “Noktalı yerlere basmayınız, nokta dalında güzeldir” sorularına geldi sıra.

Her türlü .........POZİSİYONDA .................. sevişmişliğim vardır. (tamam siz de inanmadınız
ama ben de inanmadım eğitim videoları sağolsun ahahah)


Her türlü ...İNSAN.. gördüm ama birini unutamam, utanırım anlatamam. (kıvırrrr :D)


Her türlü PATATES YEMEĞİNİ .yerim KABAK yiyemem. (hehe)


En büyük zevkim BİLGİSAYARIM

.........................--............................ konusunda zevksiz olduğumu söyleyen oldu.

 
Birini aldatmışsam AŞIK DEĞİLİM dir.


Benim için SARIŞINLAR, KUMRALLAR ve RENKLİ GÖZLÜLER fenomendir.(cümlemde
anlam kayması oldu ama olsun :D)


OK: Doğru/ yanlış sen söyle:


Blog okumak yazmaktan daha eğlenceli – Doğru -

Bloggerlardan birinin sevgilim olmasını istediğim anlar oldu – Doğru – (hahahah)

Deşifre olmaktan son derece korkarım – Çekimser :D -

Hayatımda itiraf edemeyeceğim iğrenç anlar illaki var – Yanlış -

Aldatmadım da aldatılmadım da – Doğru -

Kazu zeki ama yaşlı olduğundan eski kafalı – Yanlış – (fazlaca cin :D)

Bu röportajı yapmayı hep istemiştim – Doğru - (sıra bana da gelir nasılsa demiştim)


OK: Senin bizi inandırman gereken kelime “OGAYBEN”. Bu bir ilaç mı? Danimarka’da
bir şehir mi? Gözlük mü? İlaç veya gözlükse işlevi ne? Şehirse özelliği ne? Yoksa benim de
bilmediğim bir kelime mi varmış?


OGBD: öff yırttık demiştik ama dur bakalım gaypanda gibi kıvırabilicez mi :D ogayben
bir gözlük çeşiti şöyleki ray-ban dan etkilenilmiş ama çaktırmamak için ban yerine ben
konulmuştur hem daha rahat okunsun hem de Türk malı olsun diye –lol- o gay ise tamamen
pazarlama stratejisi ki gaylerin nasıl su gibi para harcadıkları malumunuz hele ki giyim
kuşam moda olsun gözleri görmez bizde ondan faydalanaraktan “bu gözlüğü tak fark edil”
diyerekten ogayben dedik yani bu gözlüğü takan birisi görürseniz kesin gaydir ve rahatlıkla
ogayben de gay diyip yanaşabilirsiniz lool :D (kalemi satamadık sanırsam)


OK: En akıl almaz kategorideki pornolar nedir senin için? Niye?


OGBD: (porno arşivim olduğunu mu duydu naptı lol) bir kere hayvan haşeratla yapılanlar
oldukça iğrenç tiksinç kuskunç aynısı ölülerle yapılan vs hiç görmedim görmekte istemem
bunlar oldukça akıl almaz sonra böğğhh adamın bi tarafına zikini değil de kolunu sokanlar var
ya onlar töbe (o.O)


OK: Mimlerin bizlere faydası ne oluyor? Bir mim üretmek istesen ne üretirdin?


OGBD: mimler iyidir blogum da mimle ilgili şunları yazmıştım pekte severim hemen copy –
paste edeyim


- Yazacak konu yoktur ne yapsak lem derken ortaya bi mim sallanır ya da

- Ulen yazıyoruz da bizi takip eden var mı acaba bi mim patlatayım bi kaç kişiye de
paslayayım eğer kaparlarsa beni okuyorlardır ya da

- Yaw şu blogger pek güzel yazıyor her gün okumasam yapamıyorum nasıl yanaşsak acaba
herif beni de takip ediyo en iyisi bi mim patlatıp bir de ona pasladık mı ilk adımı attık gerisi
gelir ya da

- Valla çok kafama takılıyor ben böyle düşünüyorum millet ne düşünüyo


OK: Seni en çok ne güldürür, ne kahreder, ne heyecanlandırır?


OGBD: gülmek ve ağlamak göreceli şeyler mesela düşen birisini görünce kendimi tutamam
felaket gülerim annem bi kere önümde otobüsten düştü ben onu kaldırmak yerine gülmekten
yerlere yatmıştım :D böyle de dengesizim kâh ülkenin gündemine kâh çevrende olanlara
kâh yalnız kalınca kendi haline kahredersin hüzünlenirsin falan işte fazlaca detaylı bi soru
üstün körü geçicem sorry heyecanlanma konusunda da yeni birileri ile tanışmak diyeyim ki
heyecandan dut yemiş bülbül kesilirim o derece ahahahah


OK: Sence blogların sonu gelir mi? Blogunun sana ne faydası oldu?


OGBD: gelir zira tüketim çılgınlığı her yerde çok çabuk tüketiyoruz blog öncesi forumlar
vardı çok aktiftim forumun aktifliği kalmadı bizde de bişi kalmadı blog olayı da öyle msn in
ilk zamanları ile şimdiki bir mi ya da chat ortamları ile falan o yüzden blogta tükenecektir
ama tükenmesin insanlar daha samimi oluyor ve daha iyi tanıyorsun blog zaman isteyen bir
şey zaman verirsen olur okuma ve yazma işini herkes yapamaz sabır isteyen bir şeydir ne için kim için yazıyorsun bu önemli! Birileri okusun diye mi kendin deşarj olmak için mi falan ya
da yeni birileri ile tanışırım diye mi? Ya da birilerine yol göstermek için mi?
Blogun bana faydası yeni kişiler tanıdım sayesinde yeni hayatlara şahit oldum sonra biz o
kadar şanslı değildik ama yeni ergenlik zamanındaki gaylere yol gösterici olduğunu gördüm
blogumdan etkilenip blog yazmaya başlayanları gördüm genelde bizden bir şeyler yazıyorum
ki kendileri ile kavgalarını daha çabuk atlatsınlar


Teşekkürler…

---


O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Kazunun Operası -röportaj-



Selam;

Efenim biliyorsunuz ki blog dünyasının bir operası var giren çıkan belli değil haha; kız giren dul, dul giren kız -lol- , deli giren akıllı, akıllı giren deli olup çıkıyor. Nedir bunun kerameti diyerekten bakınırken perde arkasından bir ses geldi

"gel gel korkma içeri gir"

ben de içerden gelen sese kapılıp gittim herkes gibi ve başıma neler geldi :D meğer içeri girenleri karşısına oturtup sol kulağını sağ eliyle göstererekten! :D oldukça cin bir şekilde subliminal sorularla röportaj yapıyor :D

Ben de yaptım kendisi yayınlayınca sitesinde buradan da linki, eserse de röportajın kendisini yayınlarım ;)

hep beraber bekliyoruz nere de şura da...
O Gay; Ben de... Blog Yazarı

Sizden Gelenler - Öğretmenlik -



Selam,


Bu mail bana geleli baya bi zaman oldu paylaşmaya yeni yeni fırsatım oldu, bazı bilgilerini çıkardım, bakalım arkadaşımızın kafasına takılan soru ve sorunları için neler söyleyebiliriz,


---


merhabalar


çooook uzun süredir blogunuzu takip ediyorum  kendi kurduğum gay dünyamda aile ferdlerimden birisiniz artık isminizi cisminizi bilmesem de, haydar bey diye çağırıyorum sizi başka e mail adreslerinden çeşitili sorularım olmuştu  bu sefer gerçek mail adresimi kullanmalıyım diye düşündüm ve sizle fikir alış verişinde bulunmanın yeri ve zamanı olduğunu hissettim 


"haydar bey"  (ahahah yahu başka isim mi bulamadın :D)


bu yıl öğretmenlikten mezun oldum sancılı bi ergenlik ve üniversite dönemim oldu kimliğimi kabullenmeyi henüz başardım öncesi keşmekeş üç sefer hastenede açtım gözlerimi intihar sonrası tabi bunlar kısmen başarılı olabildiklerimdi çok sayıda denemem mevcut övünmüyorum lakin sıkıldığın bi ortamdan çıkmak istersin ya benim ki de o kadar safiyaneydi bu durumla sürekli yaşayamazdım ilkokul 4 ten beri lakabım bülent ersoydur ki ben 6. sınıfa kadar çocuğun dua ile olduğunu zanneden biriydim erkeklere duyduğum ilgi inkar edilemezdi ama ne  olduğu hakkında bi bilgim yoktu  


ev durumu zaten karışık kaçmak için başka şehre, öğretmen lisesine gittim ailem bi kaç ay sonra boşandı babamla hala görüşmüyorum o benle görüşmek istese de, mekan değişti ama duygular değişmedi çok farklı muameleler yurtta kalanlar tarafından tacizler ve tecavüzler zor du atlatamadım uzun süre sonra öğretmenliği kazandım ve şu an mezunum ama en büyük soru işaretim ya öğrencilerimden de etkilenirsem


kurduğum duygusal bağ ortalığı karıştırrsa kimliğimi bilen üniversite hocalarım dahi her durumda öğretmen olmam konusunda israrcı hatta oğluma ilgi duysan bile hatta beraber olsanız bile senin gibi bi evladım olsun diyenler var ama ben bunu yapabilirmiyim bilmiyorum hayat neye gebe bu sancı daha ne kadar devam edecek ben ne kadar dayanabilcem hiç emin değilim 



hadi gelin empati yapalım çünkü empati biz eşcinsellerin en büyük yeteneğidir bence siz benim yerimde olsaydınız napardınız öğretmenlik mi yoksa daha suni bağların kurulacağı bi meslek mi 

haydar bey muhafazakarlığıyla bilinen bi ailenin çocuğuyum öğrendiğim değerler hissettiklerim hep bi çatışma içinde islam şeriatinde- ki kastteddiğim ne şu an irandaki ne de suudi arabistandakidir çünkü onlar şia ve vehhabi şeriatidir- eşcinsellik üzerine verilen hüküm çok az nerdeyse yok gibi  bu sebeple dini yanım hep bi bocalamada psikologlarım hatta psikiytristlerim bile doğumla gelen bi eşcinselliğim olduğu üzerinde artık hem fikir çok karışığım dağıldım toplanma aşamasındayım ama bi kaç yardımcı göze ihtiyacım var 

bu konuda destekçim olur musunuz 



---


demiş 


bu samimi maili için arkadaşımıza teşekkür ediyorum, her zaman dediğimiz gibi hiç bir şey için yaşamına son vermeye değmez şu sıralar o kadar çok intihar olayını deneme ile ilgili yazı okuyorum ki "kim için?" "ne için?" diyorum acizliğin en büyük göstergesi hiç birimiz "aciz" değiliz ve hiç birimiz de bile isteye bu hayatı seçmedik değil mi?


okul yıllarındaki ötekileştirme olayı zaten bilinen bir şey kimisi hafif atlatıyor kimisi zor atlatıyor kimisinin ise başından böyle şeyler geçmemiş oluyor ama geneli alay konusu olduğunu söylüyor, o alay edenlerin karşısında zaten öğretmenlerden gelen takdirle, sınıftaki başarı ile ve çevremizdeki çevre ile cevabımızı vermiş oluyoruz geriye bir tek "çekememezlik" kalıyor


sen çektiğin onca şeye rağmen ayaklarının üzerinde durmayı başarmışsın ve öğretmen olmuşsun, bu saatten sonra dediğin gibi daha empati sahibi gelecekler yetiştirmek senin elinde


"ben nasıl öğretmenlik yapayım" diyerek nerede ise ! kendini "sapık" olarak ilan etmişsin, senin durumun "nasıl olsa acıkıcam" diyip "yemek yememeye" benziyor, öğretmenlik çok farklı bir meslek, ilkokul, ortaokul veya lise seviyesindeki çocuklara karşı nasıl bir duygusal bağ geliştireceksin ki? sen boşa evhamlanıyorsun (pedofili değlsen eğer, öyle bir durum varsa öğretmenlik yapma!!! varsa tedavi yollarını aşındırmanı tevsiye ederim ://) 


eşcinselliğimiz ile yaşadığımız en büyük bocalama da, dini derğerlerimiz ile olan çatışmadan dolayı olmuyor mu zaten eğer ki sen kalbinde ve beyninde din ile eşcinselliğini barıştırabilirsen sorun yok eğer barıştıramazsan ilk önce bu çatışmadan kurtarman gerekiyor kendini, (gayislam.blogspot.com değerli bir abimizin blogu incelemeni isterin)


başkasının ne dediğine değil kendi içinin ne dediğine bak...
O Gay; Ben de... Blog Yazarı