Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Acemi Gayin Seks Kılavuzu 1: Anal Seks


Bu başlık altında birçoğumuzun kimseye soramadığı, sorsa da cevap alamadığı, ilgili sağlık kitaplarında bile yer verilmeyen fakat hayati önem taşıyan bir konuya değinecek; sağlıklı gay seksi üzerine araştırmalarımı paylaşacağım. İlk konumuz anal seks.


Anal seks nedir?

Anal seks için, gay cinselliğinin tanımlayıcı formu diyebiliriz. Çoğu gay, aktif veya pasif olsun, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadan bu deneyimi yaşıyor ve çoğu zaman hayal kırıklığına uğruyor. Canınız çok acıyabilir, ki ilk seferinde acır da, travmaya sebep olabilir veya daha önce tatmadığınız bir hazza ulaşabilirsiniz.

Öncelikle söz konusu bireylerin iki erkek olduğunu hatırlayalım ve erkek anatomisini inceleyelim. Penis başı, yani glans, içerdiği çok sayıda sinir ucu sayesinde erkeklerin en hassas bölgelerinden biridir ve orgazmda en önemli rolü oynar. Öte yandan anüs sadece bir boşaltım kanalı değil, aynı zamanda seksüel bir organdır; fazlasıyla duyarlı sinir uçlarıyla çevrelenmiştir. Aynı zamanda prostat bezi anüsün yakınında yer alır. Prostat bezinin uyarılması son derece zevk vericidir.

Penetrasyon (içe girme) sırasında pasif olan birey prostat bezinin ve anüs çevresindeki sinirlerin uyarılmasından zevk alırken, aktif olan birey penis başının/glansın uyarılmasından zevk almaktadır.


Hazırlık

Gerekli tetkikleri yaptırıp hiçbir hastalığınız olmadığına emin olun; varsa da partnerinize bu konuda dürüst olun. Basit bir mantardan HPV'ye, HIV'e kadar bir sürü cinsel yolla bulaşan hastalık var... Dikkatli olmak zorundasınız.

Anal seksin en önemli kuralı hijyendir. Temiz olmak zorundasınız. Hayır, yalnızca genital kıllardan bahsetmiyorum. İçiniz de temiz olmalı. Herkes oradan ne çıktığını biliyor fakat kimse onu görmek istemiyor. Neden bahsettiğimi biliyorsunuz :)

Ayrıca pasifler için söylüyorum; anatomik bir sorununuz veya hastalığınız (hemoroid/basur, ülserelezyon vb.) varsa öncelikle tedavi olmalı, hiçbir koşulda anal seks yapmamalısınız. Çok ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Seks yapmadan önce (veya birazdan anlatacağım yöntemi denemeden önce) bağırsaklarınızın içinin boş olduğundan emin olmalısınız. Metabolizması hızlı çalışan ve günlük hijyenine özen gösteren insanların bu konuda çok sıkıntı çekmediği bilinse de tedbirli olmakta fayda var. Laksatif (müsil) kullanabilir veya lavman yapabilirsiniz, ihtiyaç duyduğunuz ürünleri de her eczanede bulabilirsiniz.


İlk Deneyim Önerisi : Kendinizi Tanıyın

Daha önce hiç seks yapmamışsanız, aktif veya pasif olmanız önemli değil, bedeninizi tanımanızı öneririm. Bunu kendi başınıza yapın, kontrol sizde olsun. Birazdan bahsedeceğim şeyi her gayin deneyimlemesi gerektiğine inanıyorum. 'Ben aktifim, içime neden bir şey sokayım?' demeyin. Partnerinizin tatmini için vücudunuzun mekaniğini öğrenmeniz size büyük bir kazanım sağlayacaktır.

Kendinize bir dildo satın alın. Boyutu konusunda gerçekçi olmanızı öneririm, abartmayın. Yaşadığınız yerde bir erotik shop bulunmuyorsa veya erotik shoplara gitmekten utanıyorsanız, bir çok online shopun gizliliğinizi koruyacağını söyleyebilirim. Alışveriş yapmayı planladığınız sitelerin müşteri hizmetlerine (mail veya telefon yoluyla) ulaşıp bunu siz de teyit edebilirsiniz. Kredi kartınıza bir anonim şirket adına fatura kesilir ve gelen paket içinde ne olduğu anlaşılmayacak bir şekilde hazırlanır. Yani hiç kimsenin bundan haberi olmayacaktır.

Kişisel bakım ürünleri satan yerlerden veya eczanelerden kayganlaştırıcı almalısınız. Bir çok prezervatif markasının kendilerine ait kayganlaştırıcıları da bulunmakta. Onları tercih edebileceğiniz gibi cilt bakımı için kullanılan, bebek yağı vb. zararlı maddeler içermeyen kayganlaştırıcıları da tercih edebilirsiniz.

Yazıyı erotik bir hale getirmeden olabildiğince detaylı anlatmaya çalışacağım. Uygun ortamı hazırlayıp kendinizi rahatlatın. Uzanın ve anüsünüze bolca kayganlaştırıcı uygulayın. Önce parmaklarınızla başlayın ve en rahat olduğunuz pozisyonu bulmaya çalışın. Eğer anüsünüz kasılıyor veya dayanamadığınız bir acı hissediyorsanız kendinize zarar veriyor olabilirsiniz. Pozisyon değiştirin ve baştan başlayın. Ağırdan almakta fayda var.

Herşey yolunda gidiyorsa, çoktan ereksiyon olmuşsunuzdur ve bu teknik olarak bir sonraki aşamaya geçmeye hazırsınız demektir. Tekrar kayganlaştırıcı uygulayıp dildoyu yavaşça anüsünüze itin. Bir yandan mastürbasyon yapmanız daha da gevşemenize ve zihninizi boşaltmanıza yardımcı olabilir. Kendinize zaman tanıyın, dildonun tamamını içinize almak için acele etmeyin. Böyle bir zorunluluğunuz da yok. Yalnızca kendinizi tanıyorsunuz. İyice rahatlayıp hazır olduğunuzu hissettiğinizde dildoyu hareket ettirin ve keşfetmeye başlayın. Böylece nasıl ve nereden uyarıldığınızı, anal seks sırasında neyin zevk neyin acı verdiğini güvenli bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Bir partnerle yaşanan ilk deneyimde çoğu kişi çok fazla acı çektiğini, hatta kanama geçirdiğini söyler. Bu, bireylerin bedenini tanımamasından kaynaklanan bir durumdur. İlk seferde elbette acı duyulur fakat kanama vb. ekstrem durumlar tamamen bilgisizlikten ve yanlış uygulamalardan kaynaklanmaktadır. 



Anal seks nasıl yapılır?

Kadınlarla cinsellik yaşamış olanlar bilir, anüs ve vajina birbirinden çok farklıdır. Vajina (çoğu zaman) penisi sarıp sarmalarken, anüsün yalnızca dış kısmı bunu yapar. Penis içine girdiğinde boşluktaymış gibi hissettirir. Bu da orgazm için gerekli olan glans uyarımını azaltan bir faktördür. Bu yüzden aktif olan birey penetrasyon esnasında hareket özgürlüğüne ihtiyaç duyar. Öte yandan pasif için durum biraz farklıdır. Penetrasyondan ziyade prostat üzerine uygulanan baskı ve anüsteki uyarım, hazzın temel kaynaklarıdır. Yani şiddetli penetrasyon uyarılan sinirleri uyuşturacağından hazzı azaltabilir.

Pasifiniz acı çektiğini söylüyorsa veya bir şekilde acısını dışa vuruyorsa zorlamamalı, içinde bulunduğunuz durumu kavramaya çalışmalı ve adapte olmalısınız. Buna rağmen olmuyorsa sorunun ne olduğunu saptayana kadar denemeyi bırakmalısınız. Ortada bir sağlık sorunu olabilir ve pasifinizin bir genel cerraha görünmesi gerekebilir.

Her nasılsa penis kırılmasının en çok yaşandığı ülkelerden biri Türkiye. Bunda aktif olan bireyin bilgisizliği ve beceriksizliğinin payı olduğu kadar pasiflerin de (heteroseksüel ilişkilerde kadınların...) payı var. Bazı penisler tamamen ereksiyon olduklarında esnekliklerini ciddi ölçüde yitirirler ve bu da cinselliğe bir anlamda kısıtlama getirir. Anın heyecanıyla farkında olmayabilirsiniz fakat ciddi yaralanmalarla sonuçlanabilir. Zorlayıcı pozisyonlar denemeden, içgüdülerinize teslim olup vahşileşmeden önce partnerinizi ve kendinizi -tekrar söylüyorum- tanıyın.

Dikkat etmeniz gereken başka bir önemli husus, prezervatif kullanmanız gerektiği. Partnerinizle uzun süreli ve sadakate dayalı bir ilişkiniz yoksa prezervatifsiz ilişkiye girmemelisiniz. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir çoğu uzun yıllar boyunca kendini saklayabilir ve testlerde bile çıkmayabilir. Tek eşli bir hayatı benimseyene kadar bareback'i unutun :)


Anal seksten sonra...

Hayata dair her konuda olduğu gibi, hazzın yanında olumsuz getirileri de var. Dildo kullandıktan -veya seks yaptıktan sonra- anüsünüzün kapanması biraz zaman alacaktır. Tuvalette oturup sakinleşmeniz ve rahatlamanız gerekebilir. 

Hijyen kuralına dikkat etseniz bile utanç ve aşağılanma hissedeceğiniz kazalar yaşayabilirsiniz. Çünkü biz gayler de biyolojik saati çalışan, yaşayan varlıklarız. Sevgi ve sadakat olmayan cinsel birlikteliklerde bu gibi deneyimler her iki taraf için travmatik olabilir. Tarafların ne gibi tepkiler vereceğini kestiremiyorum bile. O yüzden hijyen kuralını fazlasıyla önemsemelisiniz. Sadece bu konuda takıntılı hale gelip bağırsaklarınıza zarar vermeyin (lavman sonrası tahriş gibi...).

Pasifize olmuşluk hissine hazır olun. Kültürel ve psikolojik nedenlerle kendinizi daha az erkek hissedebilir ve arzularınıza karşı koyabilirsiniz. Veya ülkemizde çoğu kez olduğu gibi bu durumu iyice yanlış anlayıp 'gay ne ayol kadınım ben' gibi hallere girebilirsiniz. Bunun yerine duygularınız konusunda öncelikle kendinize, sonra partnerinize dürüst olun. Kadınsanız kimliğinize sahip çıkın ve bir gayin sizinle ilgilenmesini beklemeyin :)

Ne sıklıkla seks yapıldığına dikkat edilmezse veya sekste aşırıya kaçılırsa anüste deformasyon olabilir ve bunun sonucunda akıntı vb. şeyler yaşanabilir. Bunun için öz bakımınıza daha fazla dikkat etmeniz gerekebilir.

Anal seks üzerine söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar.

Hepinize sağlıklı ve güvenli orgazmlar dilerim :)

-Dut
Bildigin Dut Blog Yazarı

Yeni Kan, Bizden Konular




Selam;

Uzun bir süredir "konulu" yazı yazma fırsatım olmuyor (konulu film gibi oldu :P) 

Sebeplerden bazıları;

TİB'in blog adresimi "katalog konular" kapsamında "içerik nedir ne değildir bu ne anlatıyor diye bakmadan" URL ye bakıp çıkarılmış genel bir mahkeme kararı ile URL erişimine kapatması (yurtdışından ve proxy programı ile girilebiliyor hatta hiç kasmaya gerek yok com yerine .ru fr gibi dış ülke uzantılarını yazsak bile açılıyor) fakat bu durum insanın şevkini kırıyor. bu sebeple milleti uğraştırmayayım diye URL adresini değiştirdim. Bu durum günlük trafik olayını baya bi etkiledi. Hoş bilgiye ulaşmak isteyen her halükarda ulaşıyor elbette. ;)

İçerik olarak kişisel olmaktan ziyade genelde hepimizi ilgilendiren, bilgilendiren ve özellikle "apalama" dönemimizde elimizden tutacak "bizim sorduğumuz sorulara cevap verecek yoktu bari sizlerin olsun" mantığı ile eşcinselliğe dair bir çok konuyu bulabileceğiniz şeyleri yazmaya çalıştım. Ki sizlerden gelen geri dönüşlerle de ne kadar doğru bir şey yaptığımızı anlıyorum. Hoş bu arkadaşlar sağolsun tabiri caiz ise "kanları bitlenince" bizler hakkında atıp - tutmaktan geri kalmıyorlar ya yine de sağolsunlar. Sevgiliyi bulan selamı sabahı dahi kesiyor :) lol 

Eskiden günaşırı diğer bloglara ait okunacak bir çok yazı birikirken şimdilerde hafta da 1 düşerse iyi. Gerek blog yazıları gerekse yorumlar azalınca bu da insanın şevkinin kırılmasına sebep olabiliyor.

her neyse böyle bir zamanda bir blogger arkadaşımız bana ulaşarak blogumda misafir yazar olarak yazı yazmak istediğini söyledi. (temelli de kalabilir ne misafiri) Bende seve seve kabul ettim. Peki bu arkadaşımız neden kendi blogunda değil de senin blogunda yazıyor ayh diyenleriniz olabilir. 


- sevgilim oluyorda ondan ahahah demicem tabiii :D

- birincisi yazacağı konular, kapsam ve içerik olarak kişisel blogdan ziyade genel konuları kapsayacağı için,

- ikincisi yazacağı şeyler hakkında birilerinin yanlış düşünceye ve yanlış anlamalara kapılmasından çekindiği için, 

- üçüncüsü kendi blogundan ziyade başka blogta daha rahat yazabileceği için (konular gereği)

- dördüncüsü ve son olanı gerek okul, gerek özel yaşamı nedeniyle kendi bloguna yeterli zamanı ayıramadığı ve bir süredir yazmadığı için aktif ve faal olan ayrıca değineceği konular konusunda daha fazla trafik alan ve daha fazla kişiye ulaşacağını düşündüğünden dolayı bu blogu seçmesi

son olarak ise elbette seçtiği kişinin ogaybende olması öhüm ne diyorduk evet konularımız ise,

- anal seks

- oral seks

- cinsel birliktelik esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar

- cinsel birliktelik esnasında dikkat edilmesi ve doğabilecek sağlık sorunları

vb. gibi gibi


yazı dizisi serileri için ilk yazı Cuma günü,

sevgili dut ' a hoşgeldin diyorum...


O Gay Ben de Blog Yazarı

Bir Eşcinselin Tanrısına Mektubu




           Genellemek ne kadar doğru olur bilemem ama; eşcinsel olduğumuzu fark etmemizle birlikte bir çoğumuzun yaşadığı duygular, sorunlar ve sorular bir birine benzemektedir. Hayata 1-0 yenik başlamak olarak tabir edebileceğim o dönemlerde “kendine ötekileşme” ile ötekileştirilmenin nimetlerinden fazlasıyla yararlanmaya başlamıştık. Nimet dediğime bakmayın açacak olursam; her türlü bunalım, sıkıntı, stres, bitmeyen sorular ve sorunların vs'si aklınıza gelsin. 


Kimimiz aile, kimimiz arkadaşlar, kimimiz çevre, kimimiz dini öğretilerin vermiş olduğu yaptırımlar, kimimiz de bunların kolektif olarak birleşmiş halleri ile “ben ne olacağım” , “neden ben” , “neden farklıyım ki” , “acaba tek miyim” , “tanrım bana neler oluyor” , “lütfen tanrım kurtulayım bu duygularımdan” soruları ve duaları ile her gece yatağımıza girdiğimiz zaman baş başa kalmışızdır. Eşcinselliğin bir seçim olduğunu öne sürenler ya da anüsteki kaşıntıyı bahane edip eşcinsel olunduğunu sanan aklı evveller, daha cinselliğin ne demek olduğunu bilmediğimiz yıllarda yapmış olduğumuz içsel hesaplaşmaları bırakın anlamayı kabul bile etmezler.




İşte böyle bir zamanda tüm samimiyeti ile “inandığı tanrısına” mektup yazan ve bunu bir forumda paylaşan arkadaşımızın mektubunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi gaybvegarb nicki ile tumblrda bulunmaktadır. Mektubu sorduğum zaman yaptığı açıklamanın bir kısmı ise şöyle;



“……… Henüz lisede okurken ben de her eşcinsel gibi buhranlar yaşadım. O vakitler bizim gibi olanların uğrayabileceği (şimdi yerinde yeller esen) doğru düzgün tek bir site vardı. O sitenin forum bölümünde yönelimini kabul etmiş olan yetişkinler biz ergenlere yol gösteriyor, destek oluyorlardı. Çok sağlam arkadaşlıklar edinmiş, saati bir kontör tarifeleriyle birbirimize sıkıntılarımızı anlatarak elimizden geldiğince merhem olmaya çabalamıştık. Üstelik Türkiye’nin çok farklı yerlerinden, birbirini hiç görememiş insanlardık. Neyse işte bu çocuksu mektupda o foruma yazmış olduğum bir yardım talebiydi.  ………… özensizce yazılmış, imla hatalarıyla dolu, benim için sıradan bir yazıydı. Şimdi bakınca ise bunu sadece “samimiyet” olarak adlandırabiliyorum. Değişmeyen ülkenin değişemeyen eşcinsel hezeyanı ……..”

Mektup ise şöyle;

Uzun bir yol bu, caddenin sağında solunda ışıklar, sonunu görmek mümkün değil, ayaklarım götürebileceği yere kadar götürmek istiyor bedenimi ama nereye ne için götürecek? Kaçtığım bu yalnızlık gittiğim yerde de peşimden gelmeyecek mi? Orda da tüm ruhumda hüküm sürmeyecek mi?

İşte bir erkek yaklaşıyor uzaktan, kim bilir belki o da benim gibidir ya da her şeyin üzerine gelip boğulduğunu hisseden kendini dışarı atmış bir adam... 

Baba, kardeş, arkadaş olmalıydı tüm erkekler hayatımda, hislerim ve duygularımın önemi yok. Bir kız bulup onunla yaşamalı hatta evlenmeliyim, tüm hayatımı suçsuz yere bir mahkûm gibi geçirmeliyim.

Off Allah’ım suçum neydi benim, niye böyle farklı hislerim? Ansızın bir sokak arasında yürürken göz göze geldiğim erkeğe neden bu sevgim. Niye erkeklere eş olsun diye yarattım dediğin kızları sevemeyişim. Hangi günahın bedeli bu? Hangi suçun? Her oyun kuralına göre mi oynanmalı? Peki bu oyun nasıl sürer nasıl ilerler? Bedenine ve ruhuna aykırı bir kızı koynuna almak hem kendine hem de ona işkence değil mi? Sevemeyip seviyorum demek sahtekârlık değil mi?

İşten eve, evden işe gidip gelen mutsuz bir yürek, kime neye yarar sağlayabilir?  Kime gülebilir, kime el uzatabilir? Ta en baştan kurulmuş bir oyun ve kuralları. Yapın kullarım diyorsun, yapıyorum. Yapma dediğin bu eşcinselliğimi nasıl durdurabilirim. Bedenimi kilitledim, öyle ki elini dahi sıkamaz oldum bir erkeğin, ya yine o duygularım depreşirse korkusuyla.

Günahkâr, iğrenç bir kul mu olacağım senin nezdinde. Bir erkeği öpersem, ona seni seviyorum dersem. Lut kavminden başka kaynak yok mu, yol yok mu eşcinseller için. Mesela duygularımı umursayan peygamber yok mu? Bir kitap yok mu böyle mutlu ol diyecek? Eğer belirli bu kuralları eksizsiz yerine getirirsem, mutlu olamamama, acı çekmeme rağmen ürkek bir ceylan olup bir aslan gibi kükrersem vaat ettiğin o cennete girer miyim? Verir misin Allah’ım bana bunun garantisini?

Kafam allak bullak ne senin gösterdiğin yol beni mutlu edecek, ne de kurallarına aykırı davranırsam vicdanım rahat edecek. Biliyorum yol gösteren olmayacak hayat benim ve kararları kendim verip ilerleyeceğim...

Tozlu kaldırım taşları, boş panolar, afişlerle dolu elektrik direkleri ve hafif bir uğultuyla esen rüzgar, gözyaşlarıma her gün tek şahitlik edenlerim.  Acım öyle büyük ki sığdıramıyorum hiçbir yere, her günüm bir önceki günden daha beter geçiyor. Zamanla katılaşır sandığım yüreğim git gide daha çok acıyor. Duyarsızlaşıyorum herkese, her şeye karşı. Senin o zorlu kuralların yetmezmiş gibi birde üvey evlat muamelesi görüyorum dünyada.  Saklasam da cinsel kimliğimi gözlerim, ellerim ele veriyor beni, sapık deniyor, ahlaksız deniyor her sözleri yüzüme tükürük, kalbime bir ok gibi saplanıyor. Elimle başını okşayamıyorum bir çocuğun o bile kaşlarını çatıyor, kaçıp uzaklaşıyor benden. Sen o tarafta çekeceksin de beni infaza, kulların çoktan beni almış ortasına. Bir vatan haini, tecavüz eden bir sapık ve daha tonla suçun prangalısıyım ben. Özgürlüğüm bu tarafta olmaz biliyorum ama umarım melekler alır beni yanına.

Karar versem eğer senin yolunda ilerlemeye, yemin etsem sana tövbe bir daha olmaz söz diye. Hadi mutluluktan da vazgeçtim huzurlu olur muyum, bu yollarda yürümekten bıkıp durur muyum?

Seviyorum Allah’ım seni ama senden korkup yaklaşamıyorum kalbimi hızla çarptıran bir kula. Aşk denilen şey bana bu dünyada yasak meyve. Dostluk içimi acıtan hayallerimdeki bir rüya. Ailem zaten hiçbir zaman olmadı ki yanımda, yine sana dönüyorum yakarışım sana, duam sana, acılarım, şikâyet edişim sana.

Yaşım geldi de geçiyor Allah’ım ben hala bir çözüm yolu bulamadım. Bazen düşünmeseydim diyorum acaba daha mı vurdumduymaz olsaydım, daha katı daha gaddar mı olmalıydım. Kader denilen şey zaten muamma geçmişim hayırsız, bugünüm yararsız, yarınım ne olur kim bilir. Kimilerine göre biz günahsız suçsuzuz senin çizdiğin resmin figürleriyiz, kimilerine göre sadece yolcu olan biz belliyiz yolumuzu kendimiz çizeriz. Ben de o yolunu kendi çizenlerdenim.

Anladım artık mutluluk ve huzur yok bana bu dünyada. Dayan kulum deyişin yeter bana, ama senden de bir ses bir işaret yok ki.

Yolunu kaybetmiş bir çocuk gibiyim, hiçbir yere gidemiyorum, kaybolduğum bu yerde durup bulunmak istiyorum. Ne olur Allah’ım cesedim serilmeden bu yere bana bir ışık bana bir kelam bana bir melek gönder, kurtuluşum ol kurtarıcım ol...


"



Evet katılabilenecek noktalar olduğu gibi, o zaman ve yaştaki soru ve sorgulamalarla normal karşılanabilecek duygu ve düşüncelerle dolu bir mektup. Mektupta geçen bir kaç noktaya değinecek olursam yanlış algılamalara sebebiyet verebilecek noktaları kendi adına düzeltmek istiyorum.

* Eşcinsel bir birey hemcinsi ile tokalaştığında ya da karşılaştığında illaki ona aşık olacak ya da onunla ilgili birşeyler yaşamak isteyecek bir birey anlamına gelmesin. 

Örneğin ben erkeklerden hoşlanan bir erkek olarak önüme her çıkan erkekten hoşlanmam!. Her elini sıktığım erkek bende ereksiyon olma sebebi doğurmaz. Nasıl ki sizler eş konusunda seçici iseniz bizlerde seçiciyiz. Tek fark hemcinsimizden hoşlanmak.


* Dünyada oldukça yaygın olan ve insanoğlunun en pislik yönlerinden birisidir diye tabir edebileceğim "pedefoli" ile "eşcinselliği" bir araya getirmek ahmakça olur. Zira pedefoli (sübyancılık) herkesce nefret edilmesi gereken cinsel bir sapkınlıktır. Bu sapkınlık her türlü cinsel yönelim ve cinsiyete sahip insan içinden çıkabilir. Hetero, eşcinsel vs.

Her ne kadar adı tanrıya yakarış olsa bile içerisinde "serzenişler de" mevcut olan bu mektuptan her okuyan kendince olumlu ya da olumsuz bir şeyler çıkaracaktır diye düşünüyorum... 
O Gay Ben de Blog Yazarı