Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Defol 2015




* Güle güle 2015, Hoşgeldin 2016 diye bir başlık atmak isterdim ama 2015 o nazikliği pek bırakmadı bizde sağolsun.

* Takvimler 2016' ya döndüğü vakit yaş hanemize kafadan +1 eklenecek bunun neyini kutlayacaksak :) 

* 2016, umarım 2015' i bile aratmazsın.

Herkese mutlu yıllar, tüm dileklerinizin kabul olması ve yaşamanız dileklerimle. Her daim sevdiklerinizle...

Alın buda hediyeniz :D



O Gay Ben de Blog Yazarı

Acemi Gayin Seks Kılavuzu 2: Oral Seks, Ön Sevişme ve Roller


Merhabalar!

Bu yazıda ön sevişme, oral seks, nasıl daha iyi aktif/pasif olunur gibi konulara değineceğim. Aslında son kısım bir önceki bölümün konusu, yazı dizisine sondan başlamış olduk ama olsun. Ölür kalırsam diye önemli meseleler aradan çıksın istemiştim :)

Yazıma başlamadan önce ev sahibi OGBD'ciğime birkaç sözüm var.


Öhhö, neyse... Resmen sesim kısıldı, kişiliğimi kaybettim, beni salon adamı çizgimden çıkarmayınız, sapla samanı ayırmayı öğreniniz lütfen. Yakarım bu gezegeni, yaparım, bilirsiniz.

Şimdi ansiklopedik bilgiye geçebiliriz.


Ön sevişme

Ön sevişme, cinsel birleşme yaşanana kadar çiftlerin kendi aralarındaki tüm etkileşimi kapsayan bir süreçtir. Bir boş bakış, yarım gülüş, tenin ufak bir teması, öpüşme... Bunların hepsi ön sevişmenin bir parçası olarak kabul edilebilir.

Her şeyin kolay ulaşılabilir ve tüketilebilir olduğu bu zamanda insanların ön sevişmeyi zahmetli bir formalite olarak görmesi -kabul edilebilirliği tartışmaya açık olsa da- anlaşılabilir bir şey. Lakin ön sevişme hem ruh hem de beden sağlığınız için önemlidir çünkü;


  • Kendinizi ve partnerinizi daha özel hissetmenize sebep olabilir,
  • İlişkinizdeki tüm sorunlara rağmen spiritüel bütünleşmeye olanak sağlayıp her şeyi birden bire daha anlamlı ve uğruna savaşmaya değer kılabilir,
  • Sadece sarılmanın bile hem zihin hem de beden üzerinde mucizevi etkileri olduğu bilim adamları tarafından kanıtlanmış bir gerçektir,
  • Süresi ve biçimi konusunda daha özgür kararlar verebileceğiniz için orgazmdan bile daha fazla tatmin olmanızı sağlayabilir.

One-night-stand deneyimi olan biri değilim fakat deneyimi olanların belirttiği üzere ten uyumu denen şeyi fark etmenizi sağlayabilir ve bu sayede belki de duygusal bir bağ geliştirebilir, o kısa birlikteliği bir ilişkiye çevirebilirsiniz.

Bu yüzden, sevgili okuyucu, ön sevişmesiz cinselliğin kahvaltısız yenen bir akşam yemeği gibi ağır gelip hazımsızlık yaratabileceğini aklımızın bir köşesine yazalım.

Benim kişisel önerim, çeşitli fanteziler deneyerek (roleplay vs. gibi) ön sevişmeyi bir oyun haline getirmeniz ve cinsel birleşmeyi bunun ödülü kılmanız yönünde. Ne kadar fazla tahrik ve uyarım sağlarsınız o ölçüde tatmin bekleyebilirsiniz. Örneğin ön sevişme esnasında oyunun bir parçası olarak yasaklar koyup iyice tahrik olduktan sonra uyarımda bulunursanız hazzınız bir o kadar daha büyük olabilir.


Oral Seks

Ön sevişmenin sonrasında -hatta belki de paralelinde- yer alan başka bir mevzu da oral seks. Oral seks kısaca ağzın cinsel organa değmesi ve uyarması olarak tanımlanabilir. Bu uyarım partnerlerde büyük bir şehvet duygusu uyandırır ve genelde hazzın başlangıcı sayılır. Tercih size kalmış, hazzın doruğu da olabilir :)

Dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, yine, hijyen. Genital tüylerin temizliği yalnızca estetik bir konu olmayıp aynı zamanda o bölgede barınan yüzlerce bakteriden arınmanızı sağlayacağı için de önemlidir. Sadece genital tüylerden kurtulmak da yeterli değil, tercihen antibakteriyel sabunla o bölgeyi iyice temizlemenizi öneririm. Bildiğiniz bir rahatsızlığınız varsa (basit bir cilt sorunu olsa bile) çaresine bakmadan oral seks yapmamanız gerektiği kanısındayım. Hazırlıksız yapılan oral seks sonucunda partnerinizin sadece uçuk değil, iç hastalıkları sorunu yaşamasına da sebep olabilirsiniz. Kaldı ki mantar, mayasıl vb. hastalıklardan bedenin dışındayken bile kurtulması çok zorken, bir de içe yayıldığını hayal edin... Mesela mantar ilk önce üst solunum yollarını istila edecek ve daha aşağılara ilerlediğinde partnerinizin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüp sağlığını alt üst edecektir.

Gerekli önlemleri alıp uygun koşulları sağladıktan sonra güvenli bir şekilde oral seks yapabilirsiniz. Oral seks esnasında dikkat etmeniz gereken şeyler ise;

Dişler: Ağzınızın temas ettiği organın kolayca zarar görebileceğini unutmayın ve dişlerinizi fazla değdirmemeye özen gösterin. 

Ciğerler: Hayatta kalmak istiyorsanız nefes almayı unutmayın. Deep-throat dediğimiz olay dışarıdan bakıldığında heyecan verici görünse de özellikle ağzını kullanmakta olan birey için o kadar da eğlenceli olmayabilir. Bu konuda dikkatli olup fazla baskı uygulamamakta, ileri gitmemekte fayda var.

Testisler: Yine hijyene bağlı olarak bir çok insanın yaklaşmak istemediği testislerin uyarılması da neredeyse glans uyarımı kadar haz vericidir. Fakat çok hassas olduklarını ve kolayca zarar görebileceklerini de unutmamak gerekir.

Meni / sperm: Oral seks esnasında orgazm yaşandığında meni/sperm yutmanızda bir sakınca olmasa da psikolojik olarak mide bulantısı hissedebilirsiniz. Tercih size kalmış.

Meninin rengi, kokusu, tadı kişinin diyetine ve öz bakımına bağlı olarak değişir; tıpkı tenin kokusu, terin özellikleri gibi... Bu konuda ayrıca araştırma yapabilir ve sadece meniyi gözlemleyerek bile partnerinizin sağlık durumu hakkında bilgi edinebilirsiniz.


Nasıl daha iyi aktif olunur?

Büyük kaslara ve büyük uzuvlara ihtiyacınız var. Hayır, şakaydı :) Cazibe yeterli değil.

Pasifinizin ihtiyaçlarını tanımalısınız. Ona neyin zevk, neyin acı verdiğini analiz etmelisiniz. Bu noktada bir önceki yazıda önerdiğim yöntemi denemenizin büyük faydasını görebilirsiniz. Bazen kendi şehvetinizden ödün vermeniz gerekebilir ancak 'better safe than sorry' :) Sonradan üzülmekten iyidir. Zaman zaman kontrolü partnerinize vermekten çekinmemeli ve anın heyecanı içinde aşırıya kaçmamaya dikkat etmelisiniz.

Penetrasyon esnasında vücudunuzun diğer uzuvlarını da kullanmalısınız. Bir yandan partnerinize mastürbasyon yapabilir veya vücuduna dokunarak, öperek, ısırarak uyarımı artırabilirsiniz. Kendi vücudunuzu doğru kullanmayı öğrenirseniz bunun için fazladan çaba harcamanıza gerek kalmaz ve kendinizi daha kontrol sahibi ve güçlü hissedebilirsiniz.

Kıvraklık, esneklik en az pasifler için olduğu kadar aktifler için de önemlidir. Aslına bakarsanız daha çok hareket etmesi gereken taraf sizsiniz. Kendini tekrar eden hareketler bir süre sonra sıkıcı bir hal alıp performansınızı düşürebilir, pasifinizin hazzını azaltabilir. Daha önce denemediğiniz pozisyonlarla maceracı keşiflerde bulunabilirsiniz. Kostümler ve seks oyuncakları konusunda da açık fikirli olmanızı öneririm. Seks her zaman penetrasyon demek değildir ve egonuzu bir kenara bırakarak bununla eğlenmeyi öğrenmelisiniz.

Saygı içten gelir. Öncelikle kendinize saygı duyarsanız, partnerinize de bir o kadar saygı ve empatiyle yaklaşırsınız. Bu da nasıl daha iyi olacağınızın anahtarı olabilir.


Nasıl daha iyi pasif olunur?

Twerk yapabilmelisiniz. Hayır, bu şaka değil! Üste çıktığınızda o harekete ihtiyacınız olacak! (şaka şaka)

Ataerkil düşünce biçiminin, kültürün, medyanın manipüle ettiği anlamda efemine, pasifize ve agonize olmak zorunda değilsiniz. Rahatsız olduğunuz hiçbir muameleyi kabul etmemeli ve keyif aldığınız şeylerin üzerine gitmeli, bunu da dışa vurmalısınız. Hareket alanınızın aktifinize göre daha kısıtlı olması, kan veriyor gibi öylece yatmanız ve inlemeniz gerektiği anlamına gelmez.

Kendi hareket alanınızı yaratmalı ve zaman zaman kontrolü ele geçirmelisiniz. Provokasyon tam ters tepki yaratabileceği gibi uyarıcı bir şehvet unsuru olabilir. Partnerinize en az onun kadar sizin de ona sahip olduğunuzu seks esnasında hissettirmelisiniz. Bu da bahsettiğim katkıyı sağlamaktan geçiyor.

Daha açık bir ifadeyle, kalçalarınızı ve belinizi kıvırabilmeli; anüsünüzdeki kasları zararlı çıkmayacak bir biçimde kullanabilmelisiniz. Ellerinizi, kollarınızı kullanmaktan çekinmemeli, gerektiğinde bacaklarınızla partnerinizi kontrol altına almayı başarmalısınız. Ruhunuzun ve bedeninizin bütünüyle seksin içinde olduğunu hissettirirseniz partnerinizin sizinle tamamlandığı hissini yaratabilirsiniz. Bu da özgüveniniz, öz saygınız üzerinde olumlu etkileşimler sağlayabilir. Böylece pasif rolünüzün sizin üzerinizdeki olumsuz sayılabilecek etkilerini ortadan kaldırabilirsiniz.

Bir süre sonra tuvaletini tutamayan veya iç çamaşırında rahatsız edici lekeler gören birine dönüşmek istemiyorsanız kendi cinsel sınırlarınızı belirlemeli ve ilerleyen yaşlarınızı düşünerek hareket etmelisiniz. Bu bazen azla yetinmeyi bilmekten geçebilir; azı eğlenceli ve tatmin edici kılacak olan da yine sizsiniz.

Her iki rol için de daha güvenli olmak, daha iyi olmanın yolu olabilir. Güvende hissettiğinizde ilişkinizde daha çok aidiyet duygusu geliştirebilir, aidiyet duygusuyla şehveti harmanlayarak eşine az rastlanır bir hazza ulaşabilirsiniz.

Not : OGBD'ciğime sitemime ilham olan Seda Sayan ve rahmetli Erol Büyükburç'a sonsuz teşekkürler. İçerdiği sert üsluba rağmen tamamen şaka amaçlı olduğunu hatırlatır, konuşmanın gidişatına uydurabilmek için ağzımı bozduğum yerlerde lafın gittiği herkesin affına sığınırım :)

Yeni yılınızı şimdiden kutlar, hepinize sağlıklı ve güvenli orgazmlar dilerim :)

Esen kalın.

-Dut

Bildigin Dut Blog Yazarı

Yeni Yıl Mimi




Selam;

Bilenler bilir MiM bloggerlar için #FF verdiğimizden dolayı blogları tanıma ve tanıtma fırsatı içeren bir etkinlik. Ayrıca blogların popüler olduğu zamanlarda yazacak konu bulamayanlar için ilaç gibi geliyor idi.

2015 yılının bitimine az bir süre kala yeni bir MiM oluşturdum. Umarım beğenirsiniz. MiM in ne olduğunu bilmeyenler için bir kaç maddede açıklayacak olursak;

* Bloggerlar olarak bir kaç soru oluşturuyoruz ve cevaplıyoruz daha sonrada bu MiM'i oluşturan kişinin kurallarına göre bir başka bloggera ulaştırıyoruz.

* MiM i alan blog kimden aldığını yazıp ona nezaketen teşekkür ediyor :P

* Oluşturulan MiM de hangi resim kullanılmış ise o resmin kullanılması zorunlu.

* MiM ile ilgili kuralları da copy paste yapıyorsunuz.

ve gelelim MiM'e;

Kurallar: Soruları cevaplayın ve en az 4 bloga postalayın kolay gelsin.

2015 yılı benim için;

Bok gibi geçti desem yeridir. 2014 yılından ne hayır gördüm ki 2015 yılından göreyim. Ailevi hastalıklar mı dersiniz, iş yerindeki problemler mi dersiniz hepsi toplanıp toptan girmeye çalıştı. Eh bünye bakir olunca ağır geldi :D O yüzden bu yıldan nefret ettim.

2016 yılı benim için;

2015 yılı boktan geçtiği için aynı istikrarla devam edeceği kanısındayım. Kağıt üzerinde 1 yaş daha yaşlanmaktan başka bir getirisi olmayacak gibi. Kağıt üzerinde diyorum zira genç ve diriyim ;) Umarım 2016 yılı daha güzel bir yıl olur.

2015 yılındaki Dünya ve Türkiye;

Dünya zaten boktu iyice koktu. Yeni nesilleri pekte iç açıcı bir Dünya beklemiyor maalesef. Birde utanmadan yeni yaşam alanları yeni Dünyalar keşfetmeye çalışıyoruz niye? bizimkine sıçtık logar tıkandı birazda oralara sıçalım diye. Türkiye ve çevresini ise hiç sormayın. Yalnız ve güzel ülkem denilen ülkemiz maalesef yine yalnız ama hiçte güzel durmuyor. Kendi dursa çevresi durmuyor. 

2016 yılındaki Dünya ve Türkiye;

2015 yılındaki olayların daha da palazlanarak doruğa çıkacağına inanıyorum. Umarım 3. Dünya gibi bir savaş çıkmaz.

2015 yılındaki sevgilim, sevgililerim;

Şimdi sevgili ve sevgililerim dedim ki 1 yıl içerisinde tek sevgili ile istikrarlı gidenlerde var 2-3 diye sıraya sokanlarda :) Bana gelecek olursak efenim her ay 1 sevgili eskittim :)) (yemediniz tabi) 2015 yılı yine Elizabeth yılı olarak geçti (:))) Sevgili konusunda her zaman derim; armut piş ağzıma düş olmuyor çabalamak lazım eh bende çabalamadığım için ya da öncelik sıralarım farklı olduğu için (özellikle bu sene) o konular hep geri itildi bakalım seneye.

2016 yılındaki sevgilime, sevgili adayıma;

Şimdi sevgilime dememin sebebi diğer bloglar bunları cevaplarken sevgilisine bir şeyler yazsın diye düşündüm. Sevgili adayı ise bizler için geçerli :)) Yeni bir Elizabeth devri yaşamamak adına bazı adımları atmayı düşünüyorum. -lol- Ey sevgili adayı; gel artık yeter :D (dayanamadı tek gecelik takılmaya başladı) 

2015 yılındaki sex hayatım;

Eh blog benim olunca kıyısından köşesinden bu konuya değinmezsek olmaz :)) Sex satar :P 2015 yılındaki sex hayatım oldukça renkliydi o duvar senin bu duvar benim o mutfak tezgahı senin duş kabini benim oturma gurubu senin halının üstü benim yuvarlanıp durdum (ahaha) Elbette elizabethden öteye gitmedi. Porno arşivi doldu doldu taştı -lol- 

2016 yılında olmasını istediğim sex hayatım;

Sex sextir hayatımı olurmuş, sevgiliyi bulduktan sonra :))

Piyangodan parayı vurursam;

Gayrimenkule yatırır gelen parasıylada Dünyayı turlarım. ;) Turlamak derken her yerde 1 er ay dururum artık 5 yıl sonra anca dönerim ülkeye :P

Son olarak yukarıdaki eleman ile yılbaşında yalnız kaldınız,

Tombala oynar :D Puro içer :D Sessiz film falan oynarız :D (oldu canım) - aman sabahlar olmasın.

sıra geldi bu mimi postaladığım 5 bloggera;

1. Tekrar yazmaya başlayan Petrikciğime gelsin 

2. Yine tekrar yazma kararı alan Werthercığıma gelsin

3. MiM cevaplamayı çok seven ama ne hikmetse başka birilerine postalamayan kıskanç xcoach'a gelsin. (başka bloglara yollamak zorunlu)

4. Şekerim oğlanım şekeroğlanıma gelsin

4. Son olarak eskilere yolladığımız yeter 1 tane de yenilerden olsun tabii eski yenilerden busaattenerdengeldiyse :)

NOT: Blogta copy - paste olmadığı için mail adreslerinize resim ve sorular yollanacaktır.


O Gay Ben de Blog Yazarı

Ve Blog 5 Yaşında




Selam;

9 Aralık 2010 tarihinde açmış olduğum blogum bugün itibari ile 5. yılını doldurdu. 

Geçtiğimiz aylarda özgür ülkemin özgür internetini denetleyen (!) TİB.tarafından çıkarılan paket içerik kapsamında; blog URL erişimine kapatılmış idi. ogaybende adının sonuna bir gay daha ekleyip ogaybendegay yaptım. Gerekli uyarılarıda serpiştirdim ki "bunlara ne kadar dikkat edilir bilemem" yine yayına devam ettim.

İçerik olarak sizlerin merak edebileceği konulara değinmeye çalıştım. Sizden gelen soru ve sorunlara bir nebze olsun destek olmaya çalıştım.

Yine merak ettiğiniz konu ve yazmamı istediğiniz içerik olursa maille veya bu yazı altına yorum olarak yazabilirsiniz.

Velhasılı,

5 yıl olmuş yahu 

:O

şuradan bi sevgili de biz yapaydık iyiydi :D

mumlar için esobeso'ya teşekkürler, ortadaki pembe mum kendini temsilen oradaymış (o.O)
O Gay Ben de Blog Yazarı

Pornografi, Porno Film ve Neşriyat




Pornografi kısaca porno; cinsel anlamda tahrik etmek amacıyla insan vücudunu veya cinselliğin mahremini yansıtma. Pornografi, yazı, fotoğraf, çizim, film, animasyon veya ses gibi iletişim araçlarından herhangi birini kullanabilir. Pornografi kavramı, erotizme yakın olmakla beraber, sınır tanımayışı açısından farklılık arzeder.

Diye açıklanmış vikipedia'da. Mastürbasyon gibi pornoya ilgi duymuyorum ya da porno film izlemem diyen yoktur herhalde. İnsanın illaki bir döneminde porno ile haşır neşirliği olmuştur. (yada başlamıştır diyelim zira başladıktan sonra mutluluk çubuğu takacak yaşa gelene kadar devam eder zannımca :D)


Erotizm ise; pornonun aksine insanın cinsel organlarının ulu orta - sere serpe - dal taşak diye tabir edilen şekli ile ortalığa yayılmamış hali desek doğru olur :)) Porno yerine sadece erotizmden hoşlananlar da olabilir. Milletin harala gürele bir birine girdiği bir film veya resim yerine soft soft öpüşen yada erotik erotik poz verdiği fotograflar daha hoş gelebilir. Eh biz eşcinseller için de homoerotik görüntülerin yeri ayrı olsa gerek. Örneğin pornografik değil homoerotik diye tabir ettiğim tumblr hesabım gibi :P

Porno olayının en çok başvurulan kısmıda şüphesiz porno film olsa gerek. GB'lar dolusu arşiv yapanıda var o an bir siteye girip izleyip işini bitirmesine yetecek kadar meteryal ile yetineni de. Eskiden tee VHS kasetlerin meşhur olduğu zamanlarda siyah poşetler içerisinde satıldığını söylerler. Ne mutlu ki internette istenilen meteryale istenildiği an ulaşılabiliyor.


Yukarıdaki gifte görünen artisti tanımayanınız yoktur herhalde. Brent Corrigan. Annesi tarafından terk edildikten sonra porno sektöründe üst üste ödüller alan (en iyi bottom) bu akradaşı sevgilisi Bryan Kocis bu sektöre atmıştır. Öyleki ilk çektiği filmde 18 yaşından küçük olduğu halde sahte kimlik kullandığı ve bu yüzden film şirketinin ceza aldığı da yazar. Nitekim Kocis boğazı kesilmiş olarak dünyayı terk-i diyar etmiştir. Son zamanlarda intihar eden veya homofobiye kurban giden bir çok aktöründe haberlerini okuyoruz :/

Yine Sean Cody yapımın Jarec Wentworth isimli aktörü; gizli çekim ile birisine şantaj yaptığı gerekçesiyle göz altına alınmış ve ceza yemiştir. Buradan ne anlıyoruz sevgili okuyucu porno sektöründe pek para yok gibi :D



Yine porno filmlerinin kaçınılmaz sonuçlarından birisi izleme şeklimizdir. 1 saatlik bir filmi oturup 1 saat boyunca izleyen adamı bulun alnından öpiciiğim. Görüldüğü üzere izlenen kısımlar kırmızı ile gösterilmiş. Filmin başı, ortadan bir kısım ve sonu :D Zavallı filmlerin akıbeti hep böyle. Eşcinsel pornosu, porno filmler pastasında büyük bir kısmı kaplıyor imiş. Bu sebeple skalada oldukça geniş. Twink, Bareback, Bear, Grup, Anal, Oral, Bisex, Fetişt, Dady vs vs. (o.O)

Peki durduk yere neden porno filmlerden bahsettim. Canım sıkıldı aaaa. 




* Porno filmleri izleyerek gaza gelip "hadi bizde yapalığğmm" demeden önce her cinsel birliktelik öncesi yapılması gereken hazırlıkların yapılması lazım. Zira 1 saatlik porno filmin çekimi kafadan 5 saat sürüyor. Aktörler öyle gördüğünüz gibi her daim ereksiyon halinde olmuyor. Pasif olan taraf ise öyle cillop gibi olmuyor lol. Yerine göre her pozisyon ayrı ayrı çekilip sonradan birleştiriliyor.

* Özellikle Bareback filmlerde dikkat ederseniz açılışta HIV testinin yapıldığı yazılmakta. Yani kondomsuz birlikteliklere kanıp "bana bir şey olmaz" demeyin kondom kullanmaya her daim özen gösterin. 

* Her bedenin estetiği farklıdır gördüğünüz pozisyonları denemeye kalkarken dikkatli olun. Tepe üstü düşüp penisinizi dahi kırabilirsiniz mazallah.

* Porno filmler seks hayatınızı renklendirebilir, gerek pozisyon seçimi gerekse işlediği konulu fantaziler bazında. Konulu fantazi demişken olayın sonunun nereye gideceği belli olduğu için pek gerçekci olmuyor.

* Yine gerçekcilikten konu açılmışken 1 sahne öncesi ciyak ciyak bağıran pasif partner 1 sonraki sahnede 2 kişiyi rahatlıkla almış oluyor falan. (o.O) töbe.


* Yine Teen Wolf'ün Stiles'ı gibi (Dylan O'Brien) aile bireylerine yakalanma olasılığınıza karşı her daim tetikte olma sonucu erken boşalma problemleri gelişebilir. Daha da kötüsü aileden birine yakalanabilirsiniz :)) (ben yakalanmıştım (o.O)) (hayır anlatmiciiiimmm) :P

* Yine bilgisayarınızda arşivlediğiniz dosyaların nerelerin altında olduğu malum. (windows - system klasörü ) :)) Bilgisayarlarınız bozulduğu zaman bilgisayar tamircilerinin meraklı insanlar (!) olduğunu aklınızdan çıkarmayın. (anladın sen onu)

* Cinsel hayatı renklendirmek, fantazileri geliştirmek, can sıkıntısı ve özellikle öğrenmek (!) için porno filmleri izliyoruz. Malum ülkemizde cinselliğin öğrenilmesi teorik olarak başta arkadaş ortamı sonra porno içerikli filmlerden sağlanıyor.

* Dikkat porno izlemek bağımlılık yapabilir.

Peki siz;

- Porno filmde oynamak ister miydiniz,

- Oynamayayım ama geri planda kameraman, yönetmen ya da seneryo yazarı mı olmak isterdiniz,

ve en sevdiğiniz porno film akötürü?

eğer geri planda örneğin kameraman olarak çalışmak istiyorsanız bazı kazalara hazırlıklı olmanız gerekiyor.





:DD

Daha önceden blogumda yaptığım Porno Film İzliyor musunuz? anketinin sonucu 
aha burada
O Gay Ben de Blog Yazarı

Acemi Gayin Seks Kılavuzu 1: Anal Seks


Bu başlık altında birçoğumuzun kimseye soramadığı, sorsa da cevap alamadığı, ilgili sağlık kitaplarında bile yer verilmeyen fakat hayati önem taşıyan bir konuya değinecek; sağlıklı gay seksi üzerine araştırmalarımı paylaşacağım. İlk konumuz anal seks.


Anal seks nedir?

Anal seks için, gay cinselliğinin tanımlayıcı formu diyebiliriz. Çoğu gay, aktif veya pasif olsun, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadan bu deneyimi yaşıyor ve çoğu zaman hayal kırıklığına uğruyor. Canınız çok acıyabilir, ki ilk seferinde acır da, travmaya sebep olabilir veya daha önce tatmadığınız bir hazza ulaşabilirsiniz.

Öncelikle söz konusu bireylerin iki erkek olduğunu hatırlayalım ve erkek anatomisini inceleyelim. Penis başı, yani glans, içerdiği çok sayıda sinir ucu sayesinde erkeklerin en hassas bölgelerinden biridir ve orgazmda en önemli rolü oynar. Öte yandan anüs sadece bir boşaltım kanalı değil, aynı zamanda seksüel bir organdır; fazlasıyla duyarlı sinir uçlarıyla çevrelenmiştir. Aynı zamanda prostat bezi anüsün yakınında yer alır. Prostat bezinin uyarılması son derece zevk vericidir.

Penetrasyon (içe girme) sırasında pasif olan birey prostat bezinin ve anüs çevresindeki sinirlerin uyarılmasından zevk alırken, aktif olan birey penis başının/glansın uyarılmasından zevk almaktadır.


Hazırlık

Gerekli tetkikleri yaptırıp hiçbir hastalığınız olmadığına emin olun; varsa da partnerinize bu konuda dürüst olun. Basit bir mantardan HPV'ye, HIV'e kadar bir sürü cinsel yolla bulaşan hastalık var... Dikkatli olmak zorundasınız.

Anal seksin en önemli kuralı hijyendir. Temiz olmak zorundasınız. Hayır, yalnızca genital kıllardan bahsetmiyorum. İçiniz de temiz olmalı. Herkes oradan ne çıktığını biliyor fakat kimse onu görmek istemiyor. Neden bahsettiğimi biliyorsunuz :)

Ayrıca pasifler için söylüyorum; anatomik bir sorununuz veya hastalığınız (hemoroid/basur, ülserelezyon vb.) varsa öncelikle tedavi olmalı, hiçbir koşulda anal seks yapmamalısınız. Çok ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Seks yapmadan önce (veya birazdan anlatacağım yöntemi denemeden önce) bağırsaklarınızın içinin boş olduğundan emin olmalısınız. Metabolizması hızlı çalışan ve günlük hijyenine özen gösteren insanların bu konuda çok sıkıntı çekmediği bilinse de tedbirli olmakta fayda var. Laksatif (müsil) kullanabilir veya lavman yapabilirsiniz, ihtiyaç duyduğunuz ürünleri de her eczanede bulabilirsiniz.


İlk Deneyim Önerisi : Kendinizi Tanıyın

Daha önce hiç seks yapmamışsanız, aktif veya pasif olmanız önemli değil, bedeninizi tanımanızı öneririm. Bunu kendi başınıza yapın, kontrol sizde olsun. Birazdan bahsedeceğim şeyi her gayin deneyimlemesi gerektiğine inanıyorum. 'Ben aktifim, içime neden bir şey sokayım?' demeyin. Partnerinizin tatmini için vücudunuzun mekaniğini öğrenmeniz size büyük bir kazanım sağlayacaktır.

Kendinize bir dildo satın alın. Boyutu konusunda gerçekçi olmanızı öneririm, abartmayın. Yaşadığınız yerde bir erotik shop bulunmuyorsa veya erotik shoplara gitmekten utanıyorsanız, bir çok online shopun gizliliğinizi koruyacağını söyleyebilirim. Alışveriş yapmayı planladığınız sitelerin müşteri hizmetlerine (mail veya telefon yoluyla) ulaşıp bunu siz de teyit edebilirsiniz. Kredi kartınıza bir anonim şirket adına fatura kesilir ve gelen paket içinde ne olduğu anlaşılmayacak bir şekilde hazırlanır. Yani hiç kimsenin bundan haberi olmayacaktır.

Kişisel bakım ürünleri satan yerlerden veya eczanelerden kayganlaştırıcı almalısınız. Bir çok prezervatif markasının kendilerine ait kayganlaştırıcıları da bulunmakta. Onları tercih edebileceğiniz gibi cilt bakımı için kullanılan, bebek yağı vb. zararlı maddeler içermeyen kayganlaştırıcıları da tercih edebilirsiniz.

Yazıyı erotik bir hale getirmeden olabildiğince detaylı anlatmaya çalışacağım. Uygun ortamı hazırlayıp kendinizi rahatlatın. Uzanın ve anüsünüze bolca kayganlaştırıcı uygulayın. Önce parmaklarınızla başlayın ve en rahat olduğunuz pozisyonu bulmaya çalışın. Eğer anüsünüz kasılıyor veya dayanamadığınız bir acı hissediyorsanız kendinize zarar veriyor olabilirsiniz. Pozisyon değiştirin ve baştan başlayın. Ağırdan almakta fayda var.

Herşey yolunda gidiyorsa, çoktan ereksiyon olmuşsunuzdur ve bu teknik olarak bir sonraki aşamaya geçmeye hazırsınız demektir. Tekrar kayganlaştırıcı uygulayıp dildoyu yavaşça anüsünüze itin. Bir yandan mastürbasyon yapmanız daha da gevşemenize ve zihninizi boşaltmanıza yardımcı olabilir. Kendinize zaman tanıyın, dildonun tamamını içinize almak için acele etmeyin. Böyle bir zorunluluğunuz da yok. Yalnızca kendinizi tanıyorsunuz. İyice rahatlayıp hazır olduğunuzu hissettiğinizde dildoyu hareket ettirin ve keşfetmeye başlayın. Böylece nasıl ve nereden uyarıldığınızı, anal seks sırasında neyin zevk neyin acı verdiğini güvenli bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Bir partnerle yaşanan ilk deneyimde çoğu kişi çok fazla acı çektiğini, hatta kanama geçirdiğini söyler. Bu, bireylerin bedenini tanımamasından kaynaklanan bir durumdur. İlk seferde elbette acı duyulur fakat kanama vb. ekstrem durumlar tamamen bilgisizlikten ve yanlış uygulamalardan kaynaklanmaktadır. 



Anal seks nasıl yapılır?

Kadınlarla cinsellik yaşamış olanlar bilir, anüs ve vajina birbirinden çok farklıdır. Vajina (çoğu zaman) penisi sarıp sarmalarken, anüsün yalnızca dış kısmı bunu yapar. Penis içine girdiğinde boşluktaymış gibi hissettirir. Bu da orgazm için gerekli olan glans uyarımını azaltan bir faktördür. Bu yüzden aktif olan birey penetrasyon esnasında hareket özgürlüğüne ihtiyaç duyar. Öte yandan pasif için durum biraz farklıdır. Penetrasyondan ziyade prostat üzerine uygulanan baskı ve anüsteki uyarım, hazzın temel kaynaklarıdır. Yani şiddetli penetrasyon uyarılan sinirleri uyuşturacağından hazzı azaltabilir.

Pasifiniz acı çektiğini söylüyorsa veya bir şekilde acısını dışa vuruyorsa zorlamamalı, içinde bulunduğunuz durumu kavramaya çalışmalı ve adapte olmalısınız. Buna rağmen olmuyorsa sorunun ne olduğunu saptayana kadar denemeyi bırakmalısınız. Ortada bir sağlık sorunu olabilir ve pasifinizin bir genel cerraha görünmesi gerekebilir.

Her nasılsa penis kırılmasının en çok yaşandığı ülkelerden biri Türkiye. Bunda aktif olan bireyin bilgisizliği ve beceriksizliğinin payı olduğu kadar pasiflerin de (heteroseksüel ilişkilerde kadınların...) payı var. Bazı penisler tamamen ereksiyon olduklarında esnekliklerini ciddi ölçüde yitirirler ve bu da cinselliğe bir anlamda kısıtlama getirir. Anın heyecanıyla farkında olmayabilirsiniz fakat ciddi yaralanmalarla sonuçlanabilir. Zorlayıcı pozisyonlar denemeden, içgüdülerinize teslim olup vahşileşmeden önce partnerinizi ve kendinizi -tekrar söylüyorum- tanıyın.

Dikkat etmeniz gereken başka bir önemli husus, prezervatif kullanmanız gerektiği. Partnerinizle uzun süreli ve sadakate dayalı bir ilişkiniz yoksa prezervatifsiz ilişkiye girmemelisiniz. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir çoğu uzun yıllar boyunca kendini saklayabilir ve testlerde bile çıkmayabilir. Tek eşli bir hayatı benimseyene kadar bareback'i unutun :)


Anal seksten sonra...

Hayata dair her konuda olduğu gibi, hazzın yanında olumsuz getirileri de var. Dildo kullandıktan -veya seks yaptıktan sonra- anüsünüzün kapanması biraz zaman alacaktır. Tuvalette oturup sakinleşmeniz ve rahatlamanız gerekebilir. 

Hijyen kuralına dikkat etseniz bile utanç ve aşağılanma hissedeceğiniz kazalar yaşayabilirsiniz. Çünkü biz gayler de biyolojik saati çalışan, yaşayan varlıklarız. Sevgi ve sadakat olmayan cinsel birlikteliklerde bu gibi deneyimler her iki taraf için travmatik olabilir. Tarafların ne gibi tepkiler vereceğini kestiremiyorum bile. O yüzden hijyen kuralını fazlasıyla önemsemelisiniz. Sadece bu konuda takıntılı hale gelip bağırsaklarınıza zarar vermeyin (lavman sonrası tahriş gibi...).

Pasifize olmuşluk hissine hazır olun. Kültürel ve psikolojik nedenlerle kendinizi daha az erkek hissedebilir ve arzularınıza karşı koyabilirsiniz. Veya ülkemizde çoğu kez olduğu gibi bu durumu iyice yanlış anlayıp 'gay ne ayol kadınım ben' gibi hallere girebilirsiniz. Bunun yerine duygularınız konusunda öncelikle kendinize, sonra partnerinize dürüst olun. Kadınsanız kimliğinize sahip çıkın ve bir gayin sizinle ilgilenmesini beklemeyin :)

Ne sıklıkla seks yapıldığına dikkat edilmezse veya sekste aşırıya kaçılırsa anüste deformasyon olabilir ve bunun sonucunda akıntı vb. şeyler yaşanabilir. Bunun için öz bakımınıza daha fazla dikkat etmeniz gerekebilir.

Anal seks üzerine söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar.

Hepinize sağlıklı ve güvenli orgazmlar dilerim :)

-Dut
Bildigin Dut Blog Yazarı

Yeni Kan, Bizden Konular




Selam;

Uzun bir süredir "konulu" yazı yazma fırsatım olmuyor (konulu film gibi oldu :P) 

Sebeplerden bazıları;

TİB'in blog adresimi "katalog konular" kapsamında "içerik nedir ne değildir bu ne anlatıyor diye bakmadan" URL ye bakıp çıkarılmış genel bir mahkeme kararı ile URL erişimine kapatması (yurtdışından ve proxy programı ile girilebiliyor hatta hiç kasmaya gerek yok com yerine .ru fr gibi dış ülke uzantılarını yazsak bile açılıyor) fakat bu durum insanın şevkini kırıyor. bu sebeple milleti uğraştırmayayım diye URL adresini değiştirdim. Bu durum günlük trafik olayını baya bi etkiledi. Hoş bilgiye ulaşmak isteyen her halükarda ulaşıyor elbette. ;)

İçerik olarak kişisel olmaktan ziyade genelde hepimizi ilgilendiren, bilgilendiren ve özellikle "apalama" dönemimizde elimizden tutacak "bizim sorduğumuz sorulara cevap verecek yoktu bari sizlerin olsun" mantığı ile eşcinselliğe dair bir çok konuyu bulabileceğiniz şeyleri yazmaya çalıştım. Ki sizlerden gelen geri dönüşlerle de ne kadar doğru bir şey yaptığımızı anlıyorum. Hoş bu arkadaşlar sağolsun tabiri caiz ise "kanları bitlenince" bizler hakkında atıp - tutmaktan geri kalmıyorlar ya yine de sağolsunlar. Sevgiliyi bulan selamı sabahı dahi kesiyor :) lol 

Eskiden günaşırı diğer bloglara ait okunacak bir çok yazı birikirken şimdilerde hafta da 1 düşerse iyi. Gerek blog yazıları gerekse yorumlar azalınca bu da insanın şevkinin kırılmasına sebep olabiliyor.

her neyse böyle bir zamanda bir blogger arkadaşımız bana ulaşarak blogumda misafir yazar olarak yazı yazmak istediğini söyledi. (temelli de kalabilir ne misafiri) Bende seve seve kabul ettim. Peki bu arkadaşımız neden kendi blogunda değil de senin blogunda yazıyor ayh diyenleriniz olabilir. 


- sevgilim oluyorda ondan ahahah demicem tabiii :D

- birincisi yazacağı konular, kapsam ve içerik olarak kişisel blogdan ziyade genel konuları kapsayacağı için,

- ikincisi yazacağı şeyler hakkında birilerinin yanlış düşünceye ve yanlış anlamalara kapılmasından çekindiği için, 

- üçüncüsü kendi blogundan ziyade başka blogta daha rahat yazabileceği için (konular gereği)

- dördüncüsü ve son olanı gerek okul, gerek özel yaşamı nedeniyle kendi bloguna yeterli zamanı ayıramadığı ve bir süredir yazmadığı için aktif ve faal olan ayrıca değineceği konular konusunda daha fazla trafik alan ve daha fazla kişiye ulaşacağını düşündüğünden dolayı bu blogu seçmesi

son olarak ise elbette seçtiği kişinin ogaybende olması öhüm ne diyorduk evet konularımız ise,

- anal seks

- oral seks

- cinsel birliktelik esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar

- cinsel birliktelik esnasında dikkat edilmesi ve doğabilecek sağlık sorunları

vb. gibi gibi


yazı dizisi serileri için ilk yazı Cuma günü,

sevgili dut ' a hoşgeldin diyorum...


O Gay Ben de Blog Yazarı

Bir Eşcinselin Tanrısına Mektubu




           Genellemek ne kadar doğru olur bilemem ama; eşcinsel olduğumuzu fark etmemizle birlikte bir çoğumuzun yaşadığı duygular, sorunlar ve sorular bir birine benzemektedir. Hayata 1-0 yenik başlamak olarak tabir edebileceğim o dönemlerde “kendine ötekileşme” ile ötekileştirilmenin nimetlerinden fazlasıyla yararlanmaya başlamıştık. Nimet dediğime bakmayın açacak olursam; her türlü bunalım, sıkıntı, stres, bitmeyen sorular ve sorunların vs'si aklınıza gelsin. 


Kimimiz aile, kimimiz arkadaşlar, kimimiz çevre, kimimiz dini öğretilerin vermiş olduğu yaptırımlar, kimimiz de bunların kolektif olarak birleşmiş halleri ile “ben ne olacağım” , “neden ben” , “neden farklıyım ki” , “acaba tek miyim” , “tanrım bana neler oluyor” , “lütfen tanrım kurtulayım bu duygularımdan” soruları ve duaları ile her gece yatağımıza girdiğimiz zaman baş başa kalmışızdır. Eşcinselliğin bir seçim olduğunu öne sürenler ya da anüsteki kaşıntıyı bahane edip eşcinsel olunduğunu sanan aklı evveller, daha cinselliğin ne demek olduğunu bilmediğimiz yıllarda yapmış olduğumuz içsel hesaplaşmaları bırakın anlamayı kabul bile etmezler.




İşte böyle bir zamanda tüm samimiyeti ile “inandığı tanrısına” mektup yazan ve bunu bir forumda paylaşan arkadaşımızın mektubunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi gaybvegarb nicki ile tumblrda bulunmaktadır. Mektubu sorduğum zaman yaptığı açıklamanın bir kısmı ise şöyle;



“……… Henüz lisede okurken ben de her eşcinsel gibi buhranlar yaşadım. O vakitler bizim gibi olanların uğrayabileceği (şimdi yerinde yeller esen) doğru düzgün tek bir site vardı. O sitenin forum bölümünde yönelimini kabul etmiş olan yetişkinler biz ergenlere yol gösteriyor, destek oluyorlardı. Çok sağlam arkadaşlıklar edinmiş, saati bir kontör tarifeleriyle birbirimize sıkıntılarımızı anlatarak elimizden geldiğince merhem olmaya çabalamıştık. Üstelik Türkiye’nin çok farklı yerlerinden, birbirini hiç görememiş insanlardık. Neyse işte bu çocuksu mektupda o foruma yazmış olduğum bir yardım talebiydi.  ………… özensizce yazılmış, imla hatalarıyla dolu, benim için sıradan bir yazıydı. Şimdi bakınca ise bunu sadece “samimiyet” olarak adlandırabiliyorum. Değişmeyen ülkenin değişemeyen eşcinsel hezeyanı ……..”

Mektup ise şöyle;

Uzun bir yol bu, caddenin sağında solunda ışıklar, sonunu görmek mümkün değil, ayaklarım götürebileceği yere kadar götürmek istiyor bedenimi ama nereye ne için götürecek? Kaçtığım bu yalnızlık gittiğim yerde de peşimden gelmeyecek mi? Orda da tüm ruhumda hüküm sürmeyecek mi?

İşte bir erkek yaklaşıyor uzaktan, kim bilir belki o da benim gibidir ya da her şeyin üzerine gelip boğulduğunu hisseden kendini dışarı atmış bir adam... 

Baba, kardeş, arkadaş olmalıydı tüm erkekler hayatımda, hislerim ve duygularımın önemi yok. Bir kız bulup onunla yaşamalı hatta evlenmeliyim, tüm hayatımı suçsuz yere bir mahkûm gibi geçirmeliyim.

Off Allah’ım suçum neydi benim, niye böyle farklı hislerim? Ansızın bir sokak arasında yürürken göz göze geldiğim erkeğe neden bu sevgim. Niye erkeklere eş olsun diye yarattım dediğin kızları sevemeyişim. Hangi günahın bedeli bu? Hangi suçun? Her oyun kuralına göre mi oynanmalı? Peki bu oyun nasıl sürer nasıl ilerler? Bedenine ve ruhuna aykırı bir kızı koynuna almak hem kendine hem de ona işkence değil mi? Sevemeyip seviyorum demek sahtekârlık değil mi?

İşten eve, evden işe gidip gelen mutsuz bir yürek, kime neye yarar sağlayabilir?  Kime gülebilir, kime el uzatabilir? Ta en baştan kurulmuş bir oyun ve kuralları. Yapın kullarım diyorsun, yapıyorum. Yapma dediğin bu eşcinselliğimi nasıl durdurabilirim. Bedenimi kilitledim, öyle ki elini dahi sıkamaz oldum bir erkeğin, ya yine o duygularım depreşirse korkusuyla.

Günahkâr, iğrenç bir kul mu olacağım senin nezdinde. Bir erkeği öpersem, ona seni seviyorum dersem. Lut kavminden başka kaynak yok mu, yol yok mu eşcinseller için. Mesela duygularımı umursayan peygamber yok mu? Bir kitap yok mu böyle mutlu ol diyecek? Eğer belirli bu kuralları eksizsiz yerine getirirsem, mutlu olamamama, acı çekmeme rağmen ürkek bir ceylan olup bir aslan gibi kükrersem vaat ettiğin o cennete girer miyim? Verir misin Allah’ım bana bunun garantisini?

Kafam allak bullak ne senin gösterdiğin yol beni mutlu edecek, ne de kurallarına aykırı davranırsam vicdanım rahat edecek. Biliyorum yol gösteren olmayacak hayat benim ve kararları kendim verip ilerleyeceğim...

Tozlu kaldırım taşları, boş panolar, afişlerle dolu elektrik direkleri ve hafif bir uğultuyla esen rüzgar, gözyaşlarıma her gün tek şahitlik edenlerim.  Acım öyle büyük ki sığdıramıyorum hiçbir yere, her günüm bir önceki günden daha beter geçiyor. Zamanla katılaşır sandığım yüreğim git gide daha çok acıyor. Duyarsızlaşıyorum herkese, her şeye karşı. Senin o zorlu kuralların yetmezmiş gibi birde üvey evlat muamelesi görüyorum dünyada.  Saklasam da cinsel kimliğimi gözlerim, ellerim ele veriyor beni, sapık deniyor, ahlaksız deniyor her sözleri yüzüme tükürük, kalbime bir ok gibi saplanıyor. Elimle başını okşayamıyorum bir çocuğun o bile kaşlarını çatıyor, kaçıp uzaklaşıyor benden. Sen o tarafta çekeceksin de beni infaza, kulların çoktan beni almış ortasına. Bir vatan haini, tecavüz eden bir sapık ve daha tonla suçun prangalısıyım ben. Özgürlüğüm bu tarafta olmaz biliyorum ama umarım melekler alır beni yanına.

Karar versem eğer senin yolunda ilerlemeye, yemin etsem sana tövbe bir daha olmaz söz diye. Hadi mutluluktan da vazgeçtim huzurlu olur muyum, bu yollarda yürümekten bıkıp durur muyum?

Seviyorum Allah’ım seni ama senden korkup yaklaşamıyorum kalbimi hızla çarptıran bir kula. Aşk denilen şey bana bu dünyada yasak meyve. Dostluk içimi acıtan hayallerimdeki bir rüya. Ailem zaten hiçbir zaman olmadı ki yanımda, yine sana dönüyorum yakarışım sana, duam sana, acılarım, şikâyet edişim sana.

Yaşım geldi de geçiyor Allah’ım ben hala bir çözüm yolu bulamadım. Bazen düşünmeseydim diyorum acaba daha mı vurdumduymaz olsaydım, daha katı daha gaddar mı olmalıydım. Kader denilen şey zaten muamma geçmişim hayırsız, bugünüm yararsız, yarınım ne olur kim bilir. Kimilerine göre biz günahsız suçsuzuz senin çizdiğin resmin figürleriyiz, kimilerine göre sadece yolcu olan biz belliyiz yolumuzu kendimiz çizeriz. Ben de o yolunu kendi çizenlerdenim.

Anladım artık mutluluk ve huzur yok bana bu dünyada. Dayan kulum deyişin yeter bana, ama senden de bir ses bir işaret yok ki.

Yolunu kaybetmiş bir çocuk gibiyim, hiçbir yere gidemiyorum, kaybolduğum bu yerde durup bulunmak istiyorum. Ne olur Allah’ım cesedim serilmeden bu yere bana bir ışık bana bir kelam bana bir melek gönder, kurtuluşum ol kurtarıcım ol...


"



Evet katılabilenecek noktalar olduğu gibi, o zaman ve yaştaki soru ve sorgulamalarla normal karşılanabilecek duygu ve düşüncelerle dolu bir mektup. Mektupta geçen bir kaç noktaya değinecek olursam yanlış algılamalara sebebiyet verebilecek noktaları kendi adına düzeltmek istiyorum.

* Eşcinsel bir birey hemcinsi ile tokalaştığında ya da karşılaştığında illaki ona aşık olacak ya da onunla ilgili birşeyler yaşamak isteyecek bir birey anlamına gelmesin. 

Örneğin ben erkeklerden hoşlanan bir erkek olarak önüme her çıkan erkekten hoşlanmam!. Her elini sıktığım erkek bende ereksiyon olma sebebi doğurmaz. Nasıl ki sizler eş konusunda seçici iseniz bizlerde seçiciyiz. Tek fark hemcinsimizden hoşlanmak.


* Dünyada oldukça yaygın olan ve insanoğlunun en pislik yönlerinden birisidir diye tabir edebileceğim "pedefoli" ile "eşcinselliği" bir araya getirmek ahmakça olur. Zira pedefoli (sübyancılık) herkesce nefret edilmesi gereken cinsel bir sapkınlıktır. Bu sapkınlık her türlü cinsel yönelim ve cinsiyete sahip insan içinden çıkabilir. Hetero, eşcinsel vs.

Her ne kadar adı tanrıya yakarış olsa bile içerisinde "serzenişler de" mevcut olan bu mektuptan her okuyan kendince olumlu ya da olumsuz bir şeyler çıkaracaktır diye düşünüyorum... 
O Gay Ben de Blog Yazarı

UnHung Hero (2013)




Önceki yazım ve bir kaç yazımda da paylaştığım üzere penis boyu sorunsalı üzerine kafayı takan arkadaşlarımız son olarak bu belgeseli de izlesinler derim.

Zira bir maç esnasında tirübünlere bakan kameranın kendilerine kilitlenmesi ile başrol kahramanımız sevdiği kız arkadaşına evlenme teklif ediyor. Ve herkesin gözü önünde reddediliyor. Herkesin gözü önünde olan reddedilme olayı youtube sayesinde milyonlarca kez izleniyor ve insanlar "sebebini" araştırmaya ve merak etmeye başlıyorlar. Bunun üzerine başrol kahramanımız alıyor eline kamerayı ve sebebini açıklayıp "bunun bir gerekçe olup olamayacağını" araştırmaya başlıyor. Hatta bu "gerekçeyi" ortadan kaldırmak için tüm yolları denemeye karar veriyor. 

Gerekçesi ise;

Penisinin Küçük Olması :O

Penisini belli bir standarta getirmek uğruna denediği yolları izliyoruz hep beraber.Bir kaç şeye örnek verecek olursak;

Penis Pompası

Bir çoğumuzun aşina olduğu bir alet. Porno filmlerdeki bazı oyuncaklardan birisi lol. Penisinizi içine yerleştiriyorsunuz ve başlıyorsunuz pompalamaya :D içerideki hava basıncına yaptığınız etki ile tepki doğuyor ve penise pompalanan kan miktarı artmaya başlıyor falan fıstık bilemiyorum hiç kullanmadım / kullanmam da. 

Başroldeki elemanımız bunu deniyor ve bizde her gün buna şahit oluyoruz hatta yanında hap bile kullanıyor "penis boyunu uzattığını iddaa eden bir hap". Sonuç;

Sonuç negatif, o an uzuyormuş gibi gelse bile değişen bir şey olmuyor ki belgeseldeki doktorun açıklaması çok manidar;

"Bu tip ürünler yarardan ziyade zarar veriyor penis içindeki duvarları esneterek ilerleyen zamanlarda ereksiyon sorunlarına bile neden olabiliyor"


Penis Uzatıcı Zımpırtı

Efenim sağ tarafta gördüğünüz alet ise adını bilmiyorum penisinize takılıyor ve siz üzerindeki ayar şeyleri ile penisinizi ileriye doğru uzatmaya çalışıyor belli bir noktada da bırakıyorsunuz penis o şekilde kalıyor falan fıstık. Örnekleyecek olursam;

Elinize bir don lastiği alın ve onu gerdirin, gerdirin, gerdirinnnnn veeeee evet koptu :D şaka bir tarafa gerdirdikçe lastik uzayacaktır ama elastikliğini kaybedecektir bilmem anlatabildim mi. Sanırım bunun mantığıda bu lakin penisin duvarlarını içerden yırtarsanız mazallah geriye dönüş olmaz.

Bunlara ek olarak; en küçük penis boyuna sahip ülkeler sıralamasında ilk sırayı hiç kimeye bırakmayan Tayvan ve Koreye bile gidiyor eleman. Hatta Çin'de bir olaya şahit oluyoruz hep beraber adamlar penislerini uzatmak için 5 kğ luk ağırlıkla başlamak üzere ağırlıkları penislerine bağlayıp kaldırıyorlar (o.O) (evde denemeyin kopar :D) iğrenç.

Ameliyat olmanın bile ucundan dönen bu arkdaşı izleyin efenim.

O Gay Ben de Blog Yazarı

Penisim küçük mü? Boyu mu? İşlevi mi?




Evet sevgili okurlar; daha önceden penis boyu ve nasıl ölçüleceği hakkında blogumda yazılar yazmıştım. Linklerini yazının sonunda vericem. Buna rağmen halen "şu yaştayım ve penis boyum şu kadar ne yapıcam beeen :(" gibi sorularla karşılaşıyorum. Geçenlerde penis boyu ile problemi olan bir ABD vatandaşının bu sıkıntısını çözmek için attığı adımları ve yaşadıklarını bire bir kameraya alıp film haline geitrdiği belgeseli izledim.(o.O) sizlere de önereceğim ki mutlaka izlemenizini tavsiye ediyorum.



Dünya ortalaması penis boyu 14 cm olarak kabul ediliyor. 14 cm altındakiler ufak, üstündekiler ise büyük kategorisine giriyor dersek yanlış söylememiş oluruz. Penis 20 yaşına kadar gelişimini sürdürüyormuş ergenlik dönemine girmenizle birlikte de hem boyuna hem de enine gelişim gösteriyormuş. En hızlı dönemi ise ergenlik yaşınıza girdiğinizden itibaren 18 yaşınıza kadar gelen zaman imiş.

Penise yüklenen anlamları tartışmaya gerek yok zira ne kadar büyük ve iri ise kişi kendini o kadar güçlü ve çekici buluyor :P Tıpkı erkeklerin kadınlarda aradığı "büyük meme" özelliği gibi. Buna karşın kadınlar da erkeklerde "büyük penis" peşinde koşuyor. Bknz. belgesel. 

Yine aynı belgeselde eşcinsel bir bireye Penisin boyu önemli mi? diye sorulduğu zaman cevap olarak "evet önemli hem büyük hem de kalın olması gerekiyor diyip cetvelle yaklaşık 20 cm yi gösteriyor" lool (artık nasıl bi folloşsa :D) 

Gerek kadınların bilinçli yada bilinçsiz iri penis istemesi gerekse eşcinsel bireylerin bile bu yönde talepleri erkeklerin penis boyları üzerinde takıntılı hale gelmesini sağlıyor.Beden derslerinde arkadaşını baksırı ile gören erkek kişisi önündeki kabarıklıkla tahminlerde bulunup kendisi ile kıyaslama peşine giriyor vs. Yada ayıla bayıla izlediğiniz porno filmlerdeki penisler referans noktası oluyor ki onlar özel seçilmiş kişiler!. Yani penisin küçük yada büyük olması "kişiden" "kişiye" değişir.




Yine belgeselde de geçtiği üzere en ufak penisliler asya kökenli. Özellikle kore. Bu sebeple penis büyütme işine, penisle ilgili aktivite ve heykelellerine daha bi takıklar :D Yine bereket tanrısı figürünü görmeyeniniz yoktur sanırım.

Kendimizi ele alacak olursak; karşınızdan gelen bir ovlanı süzmeye neresinden başlarsınız? Yüzü - Gözleri en nihayetinde gözlerimiz önündeki kabarıklığa kadar iner hatta direk oradan başlarız süzmeye bile diyebilirsiniz çünkü herkes öyle. (çok pis genelleme yaparım :D) (arkasından gidiyorsak poposunu öhüm konumuza dönelim sapık ilan edecekler yoksa :O)





Karşınızdaki bir erkek, en nihayetinde de bir penisi var ama neden yine o bölgeye bakarız? Çünkü penis seviyoruz ahaha öhüm efenim merak ediyoruz acaba nasıl bir penisi var diye? Sanırım bu her erkekte iç güdüsel birşey.

Yine belgeselde kadınlara soruyorlar, - neden büyük ve iri olmasını istiyorsunuz ki? sizin kilitorisiniz zaten 14 cm ve 20 cm lik bir penis zevkten çok acı verir. Bu sebeple daha işlevsel ve işini bilen bir penis ve kullanıcısı daha iyi olmaz mı? Kadınların bir çoğu "içimi doldurması" gerekiyor cevabını veriyor. E biz gaylere ne oluyor da "büyük" peşinde koşuyor? (okuyucu penisimle ilgili sorunum olduğunu sanmasın :D ) Cidden soruyorum bu soruyu? Sizce neden?

Bana göre İri penisin + ları - leri;

- partnere acı verebilir
- ereksiyon sorunları yaşanmasına sebep olabilir (geç ereksiyon olma erken ereksiyonu     
  kaybetme)
- Estetiksel sorunlar
+ Daha çekici bulunabilir
+ pantolon veya iç çamaşırı içindeyken (bilinmeyene olan merak) daha iç gıcıklayıcı ve 
   merak uyandırıcı olabilir
+ folloş olanlara zevk verebilir puhahaha

şimdi bunları niye yazdım penis boyu ile sorunu olanlara "züğürt tesellisi" olsun diye değil. Partneri tatmin ettikten ve tatmin olduktan sonra gerisi fasa fiso. Ayrıca kilolu olmak kasık bölgesindeki yağlanmadan dolayı penisi küçük gösterebilir. Ve kasık bölgesindeki kıl temizliğine de dikkat edin onun da etkisi var. Yok kafama yatmadı diyenler için ise önerdiğim belgeseli mutlaka izleyin;

öneri bir dahaki yazıda :D

Önceki yazılar ise; 

Penis Boyu
Penis Boyu Nasıl Ölçülür?



O Gay Ben de Blog Yazarı