Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Bloga Engel (!)





Dün itibari ile bloguma girmeye çalışanlar şöyle bir uyarı ile karşılaştılar.





gerisi bla bla olunca bende ilk başını alıverdim. Özetle diyor ki; blogunuz bizim katalog kapsamındaki siteler kervanına takıldı. 1-2 satır mail atalım "bak şu şu içeriğin buna sebep oldu ya da şöyle şöyle yaparsan engel olmaz" demek yerine "ben yaptım oldu" kafası ile kılıfına uydurup engellemişler. Peki bu yamalı bohça gibi olmuş yasadaki bu katalog suçlar neler bir bakalım isterseniz. yamalı bohça diyorum yasayı açtığınız zaman bir sürü şeyin eklenip çıkarıldığını ya değiştirildiğini görürsünüz. Engellemeye engel bir durum mu var hop yasayı torbaya at değiştir.


yukarıdaki listeyi incelediğim zaman en uyabilecek madde Müstehcenlik olsa gerek. Tabii kime göre neye göre müstehcen o tartışmaya açık. Bana göre öyle bir şey yok. Posta Gazetesinin Haydar Dümen sayfasına eş değer konular ile gerçekten bilgilendirici konular mevcut. İntihara meyilli kişilerin neden intihar etmemesi gerektiğinden tutun da, sağlık konusunun önemine kadar geniş bir yelpazede konular mevcut. Tabii göze  batan direkt EŞCİNSELLİK olunca homofobi uyanıyor maalesef. Yine de ben; sağ üst köşeye bir uyarı metni ve bloggerın girişte sorduğu uyarı metnini ekledim. 

ogaybende.blogspot.com adresine gerek masaüstü, dizüstü gerekse telefonununuzdaki DNS ayarlarınızı değiştirererek (en güvenilir ve hızlı DNS google'a ait olan 8.8.8.8) girebilirdiniz lakin ben o zahemte katlanmayasınız diye blog adında ufak bir değişiklik yaptım. 


Bundan böyle yayına http://ogaybendegay.blogspot.com.tr olarak devam edeceğim.

Takipçilerimize duyurulur. 

* Önemli Not: blogger üzerinden beni takip eden arkadaşlar; blogların listelendiği Okuma Listesi bölümündeki EKLE butonuna tıklayıp, yeni blog adresimi yazarak İZLE butonuna basmanız gerekmektedir. Bundan sonraki güncel yazılar için ;)
O Gay Ben de Blog Yazarı

Sadakat, İhanet ve Açık İlişki



21 Nisan 2015 tarihinde gzone.com.tr sitesinin köşesinde yazmış olduğum yazımı buraya alıyorum;


Bir önceki yazımda internet ve onun biz eşcinseller üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisinden bahsetmiştim. Bugün yadsınamayacak en büyük özelliği ise; aradığın partnere kolay ulaşımı sağlaması. Sevgili arayan sevgiliye, arkadaş arayan arkadaşa, ortam arayan ortama ve en nihayetinde, seks arayan da aradığı sekse ulaşabilmekte. Peki bunların bir tık uzağımızda olması bize ne getiriyor ya da bizden neleri götürüyor?

Getirisini tekrar tekrar yazmaya gerek yok lakin, kolay erişim beraberinde kolay ve çabuk tüketimi de getirdi mi acaba? Bence getirdi. Bir bakkaldan alış veriş yapmak ile bir süpermarketten alış veriş yapmak bir mi? Sevgiliyi, aşkı ya da kimilerinin koklamaya bile kıyamadığı bedenleri tek gecelik ilişkiler içerisinde yitirdik, yitiriyoruz. Bu noktada iki tarafta razı olduktan sonra 3. tarafa kek yemek düşer :P diyebilirsiniz. Elbette kendi içerimizde “ötekileştirme” yapacak ya da buna çanak tutacak değilim. Ama sevdiğini paylaşamayacak kadar da kıskanç biri olduğum için bana uzak olan bir meseleyi kendi çapımda irdemektende geri kalmayacağım.

Sadakat; kısaca bağlılık, samimiyet, vefa olarak açıklanabilir. Bir yere bağlı olup olmadığın ona göstermiş olduğun sadakat ile ölçülür. Vatanına ne kadar sadıksın? gibi gibi. Sevgiliye olan bağlılık ve samimiyet ise sevgiliye olan sadakati gösterir.


İhanet ise; sadakatin zıttı olarak ele alınabilir. Sadık olmak zorunda hissettiğin ama olmadığın şeyler için “ihanet” içerisinde olmuş olursun. Vatanına sadık olmayanının vatanına ihanet etmiş olması gibi. Şimdi vatan millet dedik de, vatan için sadakat nedir nerede başlar ya da nasıl vatana ihanet etmiş olursun oraya girecek değilim, söz konusu kelimenin daha iyi anlaşılabilmesi için böyle bir örnek verdim, zira söz konusu olan sevgili.

Emre YILMAZ – “Şeytanın Fısıldadıkları” adlı kitabında sadakat ihanetin ta kendisidir demektedir.

-     Sadakat ihanettir, Nasıl mı?
-     Canım çeker ama yapamam.
-     Yani?
-     Yani sana sadık kalırken kendime ihanet ederim.
-     Yani?
-   Yani sadakat ihanettir


Nasıl bir paradoks di mi? Canın çekti, birisi ile birlikte oldun ve sevgiline ihanet ettin. Canın çekti, birisi ile birlikte olmadın, sevgiline sadık kalmayı tercih ettin ama kendine ihanet ettin J 

Peki bu birliktelikte bencil olan taraf kim, kendin mi sevgilin mi? Bir de böyle düşün! İyice çorba oldu di mi? Ya da bir insan yanında her an sarılabileceği bir sevgilisi varsa neden gözü dışarıda olur ki? Doyumsuzluk mu? Gencim her çiçekten bal alırım / almalıyım kafası mı?

İşte bu noktada ilişkileri kurtarıcı olarak; open relationship yani açık ilişki devreye giriyor. Eşlerin anlaşarak; evde yemek yiyelim ama dışarıda da fastfood takılabilelim demesi gibi bir şey. JBen sevgilime güveniyorum ve onunla mutluyum, beni asla aldatmaz lakin onu ipotek altına da alamam. Hem bu sayede daha sağlıklı ve uzun bir ilişkimiz olur, kısıtlamadan özgürce” gibi bir söylem çoğunuzun kulağına hoş gelebilir. Açık ilişki, çiftlerin anlaşarak dışarıda başkaları ile birlikte olmasına göz yummaktır. Hatta oturup kritiğini bile yapabilirsiniz. :P 

Kimine göre ilişki kurtaran kimine göre ilişki batıran bir şey. Ayrıca cinsel konularda dikkatli olmak gerekir ki, çiftlerin infekte olup bu sadakatsizlikleri neticesinde birbirlerine karşı geri dönülmez olaylar silsilesinin başlamasına vesile olabilirler. Bakınız açık ilişkiye karar verdiğinizde dahi “samimiyet” ve “sadakat” yine ön plana çıkıyor. Zira korunmasız yaşanan bir ilişkiyi sevgiliden saklamanın ne kadar tehlikeli olabileceğini varın siz düşünün. Kim bilir belki tek gecelik diye başlayan bir ilişkide sevgilinizin gönlü o kişiye bile kayabilir. J

Tam manada bir açık ilişki yaşamak istemiyorsunuz ama belli esnek kurallarınız olabilir. 

Örneğin;

-       - Bir birimizden 3-4 ay ayrı düşebileceğimiz durumlarda,

         - İlişkinin monotonlaşıp ilişkiyi kurtarır düşüncesine kapıldığınız zamanlarda,

         - Sadece başka şehre veya ülkeye gittiğimiz zaman,

gibi gibi. 

Yada;

Açık ilişki yaşamaya karar verdiğiniz zaman belli başlı kurallar da oluşturabilirsiniz.

      -  Yaşadığımız şehir içerisinden kimse ile olmaz

      -  Arkadaş ortamımızdan kimse ile olmaz

gibi gibi.

Sonuç olarak; ister açık ilişki taraftarı olun ister olmayın ama bana göre ilişkilerde sadakat önemli. Sadık bir sevgili bulmayı bırak, gerçek manada bir sevgili bulmanın zor olduğu ve fastfood kültürünün iyiden iyiye yerleştiği zamanımızda sevgilinize sahip çıkın.

Ne çok sıkın ne de çok gevşek bırakın.

;)
O Gay Ben de Blog Yazarı

Arkadaşımla İlişkiye Girdim Pişmanım! Eşcinsel mi Oldum?




Bu soru; erkek arkadaşı ile "sözde çooook fecii şekilde sarhoşken" ilişkiye giren hetero(!) bir arkadaşa ait. Tek korkusu ise bu olay sonucu eşcinsel olduğunu sanması(!) 

Bakalım bu olayı, soru sorduğu sitede nasıl dile getirmiş ve ne tür cevaplar almış (yaş aralığını 18-24 olarak işaretlemiş);


Çok yakın arkadaşım benim aslında, ikimiz de eşcinsel değiliz, kadınlara ilgi duyan son derece sağlıklı erkekleriz. Ama nasıl oldu bilmiyorum o gece çok içmiştik, ikimiz de çok sarhoştuk uyandığımızda aynı yatakta çırılçıplak yatıyorduk. Gece ilişki yaşadığımızı hayal mayal hatırlıyordum... Ama böyle birşey nasıl oldu hiç anlayamıyorum... İnanın o günden beri onun yüzüne bakamadım arkadaşlığımız biter diye çok korkuyorum, hiç konuşamadık o günden beri. Çok utanıyorum ama bilerek yapmadım yardımlarınıza ihtiyacım var ne yapmalıyım ben ve şimdi eşcinsel mi oldum?

Öncelikle olayı Gaydar Dümen sitilinde ben cevaplayayım, daha sonra gelen cevaplara bakar ve yorumlarız :))

Bak evladım son derece sağlıklı olmak, insanın cinsel kimliği yada cinsel yönelimi ile alakalı bir durum değildir. Bu sebeple eşcinsel erkekler sağlıksız, karşı cinse ilgi duyanlar sağlıklı diye de düşünmen ahmakça. Nasıl olduğunu bilmediğin o kara gün(!) çok içmişsiniz ya da içmemişsiniz farketmez. Yıllarca abaza kalıp karşılıklı çıplak kalarak bir birinize ne şekil saldıracağınızı bilemediyseniz diyecek bir şeyim yok. Biliyorsun ki ülkemizde su damacasına, ördeğe, kavuna - karpuza hallenenler var. Malum cinsel açlığın afrikasıdır Türkiye. 




Şuda iyi bilinmelidir ki; yüzümüze taktığımız maskelerimizin düştüğü, kabul etmeyip bilinç altımıza iterek yok saydığımız dürtülerimizin gün yüzüne çıktığı, velhasılı gerçek hislerimizi n bir çoğunu sarkoşken prangalarından kurtarırız. Bizi frenleyen mantık ve bilinç yoktur öz benlik vardır ;)

Utanma duygusunu ise, arkadaşım dediğin kişiyle yaşadığın ilişkide aramalısın, eşcinsel ilişkide değil. Zira biz eşcinseller utanmıyoruz, utanılacak bir şeyde yapmıyoruz. Yaşadığın olaydan yola çıkarak; ya çok abaza idiniz ve aradaki perdeler kalkınca bu ihtiyacınızı bir birinizde giderdiniz ki düşük bir ihtimal ya da büyük bir ihtimalle bastrılmış duygularınız gün yüzüne çıktı. Tüm önyargılarınızdan kurtulup kendinizi sorgulayın "biz eşcinsel miyiz" ya da "tekrar böyle bir ilişki yaşamak ister miyiz" diye? cevap evet ise cevabı bulmuş olursunuz, hayır ise, ne içtiyseniz söyleyin biz de içelim :))


şimdi bu soruyu sorduğu sitedekilerin, soruya verdiği cevaplara bakalım (her zamanki gibi kırmızı yorumlar yine bana ait);


--- 1 ---

Yav, ne pişmanlık duyorsun ki, neyin pişmanlığı..? Daha ne yaptığınızı dahi doğru düzgün hatırlamıyorsun.? Hangi pişmanlık.? 

Yaa hatırlasan bile yaptığınız bir şeyden asla pişmanlık duymayın.. Yaşanmış bitmiş, zevk aldınız veya almadınız.. Bu durum sizin bunu bir daha tekrar edip etmemenizi belirler.. Zevk aldıysanız tekrar edersiniz.. almadıysanız bir daha yapmazsınız zaten.. 

Neden utanıyorsun bebişim.. Hiç o kadar hatırlayamayacak kadar bir içki olayını bilmiyorum yani.. Ne kadar içersen iç, birinin seni becerdiğini anlarsın yani.. Ayrıca, şu da var ki, kendini bilemeyecek kadar sarhoş olan biri zaten ereksiyon olmaz.. O kadar alkollü birinin penisinin sertleşeceğini de hiç sanmıyorum.. (haha güzel demiş)

Sen git arkadaşına o gece hiç bir şey olmamış de o kadar alkollü iken olası imkansızmış dersin.. Arkadaşlığınız devam eder..

Bir de şunu anlamıyorum.. Bilerek yapmadım yardım edin.. Nasıl yani..? Olayı geri döndürecek güç mü var sanılıyor burada.. Zaman makinesi olsa neyse.. Olay saat ve mahalline ayarlanır gidersin el koyarsın olaya.. He bi de eşcinsel mi oldum şimdi ben diyorsun.. He ya evet sen artık eşcinselsin, ömür boyu eşcinsel olarak yaşayacaksın..desem, inanacak mısın..? Hem şu eşcinsel olayı biraz tartışılsa iyi olur burada.. Bilhassa erkek eşcinselimiz pek yoktu ya, neyse...




--- 2 ---

- Penetrasyon olmuş mu? (diye sorulmuş ve soruyu soranın cevabı)

- Ne dediğinizi anlamadım netten baktım girmek, sokmak anlamına geliyor. evet hatırladıgım kadarıyla oldu simdi ben escinsel mi oldum

Penetrasyon yani içeri girmek, nüfus etmek. (kısaca) Erkeğin cinsel organının partnerinin cinsel organına ya da anüsüne girmesi.

- Penetrasyonu sen mi yaptın?

ya ikimizde yaptık diye hatırlıyorum. kendimi de o halde hatırlıyorum arkadasımı da

(evladım senin eşcinselliğini kabul edesin var ama bocalıyorsun başkasının ne dediğini bırak kendin ne diyorsun ona bak :D ayrıca nasıl içtiniz yahu penetrasyon olayını bile hatırlamıyorsun. Hayır "ilk kez" yaşanıyorsa o dakika tamamen ayılmanız lazımdı :D Ayrıca "ikimzde yaptık" açıklamasının altında yatan "tamam pasif oldum ama o da oldu" öznesini bulunuz :))

--- 3 ---

Eşcinsel "oldum" diye bir şey yoktur. Heteroseksüel "doğdum", eşcinsel "doğdum" olayları vardır. Belki daha önce eşcinselsindir, yeni keşfediyorsundur. Belki de biseksüelsindir. Korkma,büyütülecek bir şey değil. Günümüz şartlarında gayet normal-normal karşılanması gereken, doğuştan gelen şeylerdir homoseksüellik, biseksüellik. ve bilimsel olarak bir hastalık değildir.

--- 4 ---

Ne içtin sen yaaa
hala gülüyorum ya...
O gece aktif olansan unut gitsin.
Yok pasif olansan iş işten geçmiş...


(işte bomba yorumlardan birisi, demek ki neymiş "götü" kaybetmedikten sonra her şey mübah, sorun yok, tam bir hetero kafası, olayı siken ve sikilen olarak gruplamak ve cinselliği bu gibi dar kalıplara indirgemek nedir ki? ikiside et parçası)

--- 5 ---

dikkat ettiğim konu kimsenin şaşırmadığı ya normal mi erkek erkeğe yuh yani unut gitsin denmiş tüm yorumlarda yani önemli deil ya olur böle şeyler denmiş aşmışık kendimizi ya ne die bağırıyoz biz AB ye almiolar die girip çıkmışık heberimiz yok:=)

(zaten başımıza ne geldi ise hep bu ABD ve AB den geldi. Yoksa biz ne bilirdik. Aynı şer odakları bugün sağlık sektöründe kullandığımız tüm araçları, ilaçları geliştirip üretirken, görmeyen bir göz nasıl görür, duymayan bir kulak nasıl duyar, felçli birisi nasıl uzuvlarını kullanabilir diye çalışmalar yaparken biz kalkıp "kötü taraflarını" almışız. Hatta "aç kalınca karınızı yiyebilirsiniz" ya da "orucunu cinsel ilişki ile açabilirsin" soruları ve fetvaları da hep oradan türedi. Yoksa bizim beynimiz sikimizde değil. Damacanalara, ördeklere, tavuklara, eşeklere hallenenlerde bizler değiliz zaten. 70 lik dedelere 14 yaşındaki kızları nikahlamamızda hep "gevurdan" ithal. YERSEN)

--- 6 ---

Eşcinsel olmadın tabi ki farzet ki o arkadaşın lan xx olm 1 trilyon verseler verir misin dedi sende veririm lan dedin olay bu. bi kereden bişey olmaz takıl kafana göre. He sen çok sarhoşsan da arkadaşın biraz ayıksa o biraz sıkıntılı bi durum :D

--- 7 ---

Eşcinsel olman için sadece erkeklerden hoşlanman gerekir. Erkeklerden hoşlanmıyorsan eşcinsel değilsin demektir. Kimi heteroseksüel erkekler arada değişiklik olsun diye eşcinsel ilişkiye girebilir, bu onları da eşcinsel yapmaz. En fazla biseksüel yapar. 

Diyeceğim o ki, boş ver. Ondan olmuş artık. Bir de adam gibi iç bir dahaki sefere.

(arada değişik olsun diye mi o.O)




--- 8 ---

Eşcinsel mi oldum? Bu soruya senden başkası cevap veremez. Yanlış yönlendirir herkes ve burda verilecek cevaplar senin geleceğini belirler eminim.

Bu soruyu kendine sor. Hoşuna gitti mi? Tekrar yapmak istiyormusun? Yoksa şuana kadarki bastırılmış duygularının açığa çıkışımı bu?

Şuanda ince bir çizgidesin. Bence yapman gereken bu soruları internet ortamında halletmeye çalışacağına öncelikle bir psikiyatrist bul ve ona danış. Onunla konuş. İnan şuanda çok ince bir çizgidesin. Doğru yola yönlendirilmen şart.

(doğru yol derken ???)


Kaynak

*17.11.2011 tarihinde yayınlanan bu yazı 12.05.2015 tarihinde yeniden revize edilmiştir.
O Gay; Ben de... Blog Yazarı