Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Röportaj



Selam;

1 ay önce Radyo ve Televizyonculuk okuyan bayan bir arkadaşımız benimle mail aracılığıyla iletişime geçip bölümü ile ilgili radyo programı hazırladığını ve sesli bir röportaj yapmak istediğini söylemişti. Dijital ortamlarda sesinden nefret eden ben ki cep telefonundaki sesimden de nefret ederim o ayrı :D bu teklifi maalesef kabul etmedim (ama güzel şarkı söylerim hıh) ama yazılı bir röportaj olursa neden olmasın dedimdi. O' da kabul etti. Soruları cevapladım yolladım blogumda yayınlamayı düşünmüyordum aslında ama Kaan yayınlayınca ben de yayınlayayım bari dedim :) Arkadaşımız için önden verilmiş bir spoiler olmasın düşüncesindeyim ama düşününce sıkıntı olacak bir durumun olmadığına karar verdim. Hem radyo programı okulunda dinlenilirse ve bizim blogları da referans olarak gösterirse gelenler bu yazıyı görüp "hımm ciddi ciddi röportaj yapmış" diyebilirler :P 

Ayrıca kendisine araştırma konusu olarak bizi seçtiği için ve okulun da bu konuyu ele alabilecek cesareti gösterebildiği için tekrar teşekkür ediyorum. Zira onlar geleceğin televizyoncuları, radyocuları, habercileri vs.

___

Farklı olduğunu ilk nasıl ve ne zaman anladın?


Cinsel yönelimimin erkeklere olduğunu tam olarak ne zaman anladım bilemiyorum ama ilkokul 1. sınıfa giderken öğretmenimizin bir oğlu vardı bizden 2 sınıf üstte okuyordu. Teneffüslerde falan gider onu izlerdim onunla arkadaş olmak isterdim hep ona yakın olmak istememdeki sebep ondan hoşlanıyor olmam mıydı bilemiyorum zira o yaşlarda bunun adını koymak zor olsa gerek. Daha sonra okulum ve yaşadığım il değişmişti yeni bir okul yeni bir ortam ve arkadaşlar. 
Mahallemizde bir kız vardı komşu kızı :) ilginç bir şekilde hoşuma gitmeye başlamıştı benden 1 yaş büyüktü ama beraber oyunlar oynardık falan aynı okula giderdik onunla daha farklı iletişim kurmak için peçete koleksiyonu yapmıştım çünkü onunda bir peçete koleksiyonu vardı :P böylelikle bir birimiz de olmayan peçetelerimizi değişebilecektik. İlkokul 4 ve 5 böyle geçmişti. 5. sınıfta sanırım cinsel organlarımızın sadece işemek için kullanılmadığını keşfetmeye başlamıştık çünkü sınıf arkadaşım bir gün tuvalette bir birimize pipilerimizi gösterelim mi diye teklif etmişti (o.O) ben de kabul etmiştim ve göstermiştik hiçbir şey hissetmemiştim bir birimize göstermiş olduk o kadar :P mahallemizdeki kızın gittiği ortaokula gittim ben de halen ondan hoşlanıyordum ve bir gün ortak arkadaşımızla ondan hoşlandığım yönünde teklif göndermiştim aldığım cevap ise red idi lakin ona haber gönderdiğim arkadaşımın da ondan hoşlandığını sonradan öğrendim belki de hiç benden bahsetmemişti ve bana onun ağzından red cevabı vermişti bilemicem ve bunu da hiçbir zaman öğrenemedim zaten. Hayatımda hoşlandığım tek kız O idi işte. 
Sonrası cinsellikle tanışmam elbette arkadaş çevresi ve porno dergiler ile oldu. Porno dergiler de ise hep erkeklere bakıyordum onların bana daha çekici geldiğini anlamam sanırım porno dergiler ile olmuştur sonra cinselliği tanıma safhası komşunun oğlu ile. Bana ilk mastürbasyon çekmesini o göstermişti sonra hep onunla cinsel içerikli konuşmalar ve dokunuşlar yaşamıştım bu olay bana hiç ilginç gelmiyordu ya da utanılacak bir şeymiş gibi aksine hoşuma gidiyordu. Cinsel manada hiç ileri gitmedik ama.

O zaman hissettiğin şeyler nelerdi?
 Adını tam koyamasam bile sanırım erkeklerden hoşlanıyordum masumca. Heteroseksüel - lezbiyen ve homoseksüelin ne demek olduğunu da ilk ondan öğrenmiştim. O zaman kendi kendime ben homoyum sanırım diyordum hatta omo :) omo reklamları çıkınca kıkırdardım falan kendi kendime. Ve lise. İlk platonik aşkım da lise de çıkmıştı karşıma. Kızlar hiç ilgimi çekmiyordu erkekler ayakkabının üstüne yerleştirdikleri aynalardan kız arkadaşlarımızın eteklerinin altından bakmaya çalışarak kendilerini tatmin ettikleri sıralarda ben O'nu izliyor ve hep onun çevresinde takılıyordum haliyle en yakın arkadaşı ben olmuştum çünkü kendisini hiçbir zaman kızdırmıyordum aksine hep kendisini iyi hissettiriyordum. 
Orta okul ve lise de beden derslerinden hep nefret etmişimdir beden dersi olduğu zaman eşoftmanımı altıma giyer öyle giderdim erkekler soyunurken ben onların önünde soyunmazdım farklı olduğum için mi hayır sadece utanırdım nedendir bilmem. Onlar soyunurken onları izleme ihtiyacı da duymazdım açıkçası, sadece platoniğimle ilgilenirdim onu her şekilde izleyebilirdim ama :D 
İnternetle birlikte eşcinsel olduğumu tam olarak kabul etmiştim ama ben eşcinselim sanırım hihi diye değil çok zordu. Çoğu zaman kendi kendime kaldığım da “neden ben farklıyım neden kızlardan hoşlanmıyorum ki” diye kendimi sorguladığım çok olmuştur. Her mastürbasyon sonrası yaşanan pişmanlık duygusu vardır ya pişman olursun ama 1-2 gün sonra tekrar yaparsın bu pişmanlık 2 katına çıkıyordu zira benim hayalimde bir kız değil bir erkek vardı. 
Erkeklerin olduğu porno filmler izliyordum onlarla net ortamından iletişime geçiyordum şizofren gibi 2 kişiliğe bölünmüştüm. Birisi olmak istediğim diğeri olmamı istedikleri. Arkadaşlarımla olmayan karı kız muhabbetlerine katılıyordum falan ama eve gelince net ortamında bir erkeğe karşı olan duygularımı karşımdaki başka bir erkeğe kolaylıkla anlatabiliyordum ve yalnız olmadığımı biliyordum oysa daha düne kadar yalnızım diyordum kendi kendime. 
Zamanla asosyal olduğumu fark ettim zira zamanımın çoğu pc başında geçiyordu çünkü. ve net ortamında kendimi daha özgür hissediyordum. Ama net ortamından kimseyle reel de görüşmüyordum o konuda çekincelerim vardı ne kadar özgür olsam da bu monitörün arkasındandı hep ve sanaldı.

Ailende bu durumu ilk kime, nasıl açıkladın?
Ailemden kimse bilmiyor kimseye de açılmadım. Açılma olayına gelirsekte ne kadar gereklidir tartışılır. Ne kadar dünya görüşü geniş aileler olsa da eşcinsellik herkes için “garip” karşılanıyor kolay kabul edilinesi bir durum değil ki biz bile kendimizi kabullenirken ne sıkıntılar çekmişken. 
Benim kimi seveceğime ya da yatak odasında neler yaşayacağım bir tek beni ilgilendirir diye düşünüyorum. Kimseye hesap vermek ya da açıklama yapmak zorunda değilim. Kimi aktivistler ise açılma taraftarı ki düşünceleri de 
“kafalardaki stereotipleri ancak böyle yıkabiliriz" diyorlar. "Normal hayatta görünür değiliz ve herkes bizi huyumuzla suyumuzla seviyor arkadaş oluyor tanıyor falan. Açıldığımız zaman kafalarında bir şok etkisi yaratmış oluruz" düşüncesindeler hani “yok yahu sen eşcinsel olamazsın” derler ama eşcinselizdir bu sefer kendi kendine bu durumu sorgulamaya başlarlar falan. Bu düşünce de açılmak iyi bir şey ama ben açılma taraftarı değilim kendi adıma açılmak isteyen arkadaşlarıma da her zaman dediğim gibi çok iyi düşünmeleri lazım (+) larını ve (-) lerini iyi analiz etmeliler ki zaten sıkıntılı hayatlarını daha sıkıntılı hale getirmesinler. Haa yalan hayat yaşasınlar öyle mi? diyenler için de çevremizde ne yalanlar dönüyor varsın beni de sırf bir erkekten hoşlanıyorum demediğim için yalancı bilsinler. Eintein' ın dediği gibi “kafalardaki önyargıları yıkmak, atomu parçalamaktan bile daha zordur”

Ailenden gelen tepki nasıldı? Özellikle baban nasıl bir karşılık verdi ?
:)

Bu durumunu kimseye anlatmadan önce bir kız arkadaşın olmuş muydu? Bundan sonra sende fiziksel ve arkadaş ortamında nasıl bir değişiklik oldu?
 Ciddi olarak çıktığım bir kız arkadaşım olmadı ama hayali bir kız arkadaşım her zaman vardı gerek aile çevresine! karşı gerekse okulda! :) üniversite de ise sınıftan bir kızı beğeniyordum sözde; "arkadaşlarıma karşı" ama işe bakın ki o kız başka bir erkekle çıkmaya başlamıştı! bu benim için bulunmaz bir nimetti oysaki :9 ulaşılamayan aşk (yersen) yani. fiziksel hiçbir değişiklik olmadı neden olsun ki.!?

İlkokul ve lise hayatın nasıl zorluklar çektin,seninle çıkmak isteyen kızlar  oldu mu, olduysa onlara yanıtın ne oldu? ( yakışıklı bir çocuk muydun mesela :))
 Eşcinseller diğer erkeklere göre daha bakımlı oldukları için ve giyimlerine daha özen gösterebildikleri için hep dikkat çeken olmaları normal, zira pembe bir t-shirtü bizler giyerken diğer erkekler çok beğenseler ve giymek isteseler bile giyemiyorlardı ki “erkekliklerine ! bok sürülmesin” sonra metroseksüel olayı çıktı özendikleri bakım olayına girdiler ve güzel de bir isim uydurdular işte. Sonra her renk giysiyi giymeye her türlü bakımı yaptırmaya başladılar hatta küpe bile takmaya başladılar ki daha düne kadar “ibnemisin lan” dedikleri arkadaşları gibi olduklarını fark etmeden !. 
Bana göre yakışıklılık kavramı çok göreceli bir kavram bana yakışıklı gelen bir başkasına gelmeyebiliyor (istisnalar hariç :D) bu sebeple bir eşcinsel önce kendini beğenmeli ve sevmeli ki bir başka erkeği de sevebilsin ;) Benimle çıkmak isteyen kız odlumu bilemem ama kızlara karşı hep mesafeli idim ortamlarına sokmaya çalışsalar bile ben girmezdim hep bir gizemli tarafım vardı onlara göre çoğu zaman da ev kuşuydum zaten :/

Gay olduğunu öğrendikten sonra hala sana aşık kalan kız arkadaşın oldu mu? Olduysa onu bu duruma nasıl alıştırdın?
Bu durumu hiç yaşamadım ki yukarda da bahsettim az biraz sebeplerinden ama edindiğim eşcinsel arkadaşlarım arasında bu durumu yaşayan çok arkadaş olduğunu gördüm baştan hiç umut vermemek lazım. Başkalarına Onlar gibi ! gözükmek için bir kızın hayalleri ile oynanamak lazım onları kalkan olarak görmemek lazım diyorum ve susuyorum

Özgürlüğünü ilan ettikten sonra bir erkekle beraber paylaştığın bir hayatın oldu mu?
Özgürlüğümü ilan etmedim tam olarak ve bir itiraf hayatıma bir erkek girmedi :) bu konu üzerine de bir başlasam koca bir tez olur o yüzden hiç girmiyorum.

Hayatında en zorlandığın dönem hangisiydi?
En zorlandığım dönem evlilik konusunda gelen ailevi ve çevresel baskılar oluyor sadece. Ama eşcinselliğimi düşünürsem benim için en zor dönem kendimi kabullenme dönemimdi. Çok ağlamışlığım ve kendime kızmışlığım olmuştur.

Son olarak hayatından memnun musun, 'keşke söylemeseydim' dediğin bir an oldu mu?
 Blogumda yazdığım bir yazımdan alıntı yapayım durumu özetler düşüncesindeyim.

Kimse kimsenin eşcinsel olduğunu sorgulamıyor zaten direk yargılıyor (!) Çoğu zaman iki yüzlülük yaptığımız gibi din konusunda da ikiyüzlülük yapıyoruz. İslam dinine göre alkol almakta yasak zina da, günahın büyüğü küçüğü olmaz günah günahtır. Gelip dinden ahkâm kesip daha sonra gidip alkol alıyorsan, riyakârlık yapıyorsan, dedikodu yapıyorsan, kendini başkasına karşı üstün görüyorsan vs ki bu örnekler çoğaltılabilir,  sen de din karşısında suçlusundur. Bu yüzden birilerini etiketlerken dini (!) kullanmayın direk kendi düşüncelerinizi söyleyin “vay efenim dinimizde şöyle ama” diye cümleye girmenin anlamı yok, ki kimin ne olup olmayacağını en iyi yaratan bilir.

Eşcinselliğin özenilecek bir şey olduğu konusunda da şunu diyebilirim ki eğer 1 tane hap olsa ve ben onu attıktan sonra eşcinsel olmayacaksam hemen verin atayım neden aileme, çevreme ve kendime dahi (!)  iki yüzlü yaşamak isteyeyim ki? Neden hep yalan söylemek isteyeyim? Neden ilişkilerimi utanılacak bir şeymiş gibi gizli saklı yürütmek zorunda kalayım. Neden intihar edeyim (!) (bu bir çözüm yolu değil tekrar yeri gelmişken belirteyim ki KİMSE SİZDEN DAHA ÜSTÜN DEĞİL ve SİZ KİMSEYE HESAP VERMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ o yüzden bu tarz intihar düşünceniz varsa bile kafanızdan silip atın) neden hakarete uğramak zorunda kalayım. Neden sizin o toplum normu dediğiniz çarka uymak için spordan nefret etsem dahi sporla ilgileniyor gibi gözükeyim, arkadaş ortamında karı - kız muhabbeti diye tabir edilen muhabbetlere gireyim…

Olayı direk cinsellik noktasına indirgerseniz hata yapmış olursunuz kimse zevklerinin peşi sıra olmayacak şeylere hayran kalmaz. Toplum ve normlarını kim belirlemiş ki bu normlar herkese dayatılmakta?

Özellikle bizler hangi ara bir erkekle cinsel ilişki nasıl olur zevkli mi olur yok bir de bir kadınla deneyeyim bakalım hangisi daha zevkli olur diye seçeneklere tabi tutulduk da tamam ya hemcinsimle birlikte olmak daha zevkli yihuu düşüncesi ile bu duygularımızın peşi sıra gittik? Bu nasıl bir düşüncesizliktir, ya da olayı bu kadar basite indirgemek doğrumudur.

Çoğu zaman girmek - çıkmak am sik göt olayına indirgediğiniz ilişkilere bakış açınızını değiştirin. Zira hemcinsimizden hoşlanıyoruz diye kalp denen organın yerinde bir zevk makinası yok. Bizimde kendi aramızda yaşadığımız yoğun duygularımız var siz yakıştırın ya da yakıştırmayın bizlerde AŞIK OLUYORUZ bizimde canımız yanıyor, bizimde gözlerimiz yaşarıyor, biz de sevdiğimiz kişi için acı çekebiliyoruz hem de en âlâsından.

Eşcinselliğin eğlenceli olduğu ve özenilecek bir şeymiş gibi lanse ettiğimizi söyleme hakkını belki de; hayata daha pozitif baktığımızdan dolayı , empati yeteneğimizin daha kuvvetli olduğundan dolayı, hiçbir ayrımcılığa girmediğimizden dolayı, tüm ötekileştirmelere karşı olduğumuzdan dolayı kısacası kendi aramızda kasmadığımızdan dolayı, istediğimiz tarzda giyinebildiğimizden dolayı, tüm kim tarafından konulduğu belli olmayan bazı kalıplara karşı çıktığımızdan dolayı vs bulabilirsin ama sizlerde deneyin o zaman dünya daha yaşanılası bir yer olur inanın.

Bu yukarıda alıntıladığım yazımı bloguma gelen bir yorum üzerine kızıp ele almıştım :)


O Gay Ben de Blog Yazarı

16 yorum:

  1. Ogaybende bak ne farkettim bende gayım ve 8inci bir kıza çıkma teklifi edip sınıfta reddedilmiştim acaba reddedilmeden dolayı gaymı oluyoruz =) (Not:Reddedildim diye çirkin olduğumu düşünmedin 3 erkek arkadaşım oldu =) )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet bence de suç kızların lol :D

      Sil
    2. yok ya bence kızları suçlamıyalım sonuçta hoşlandıklarımız şeyler aynı :D hem bazen süper bir dert ortağıda oluyorlar ;)

      Sil
  2. Açıkçası hakkında bilmediğim şeyler öğrendim.. detaylı bir röportaj olmuş, tebrik ederim kuzum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne demek efendim :) evet biraz benden bilgiler var ;)

      Sil
  3. bunu mim mi yapsak lan?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. al senin olsun eti de kemiği de :D

      Sil
    2. senin eskilerini kullanacağımı sanıyorsan yanılıyosun cybers.
      :D

      Sil
  4. ben llkokul hayatımı pek hatırlayamıyorum ama az çok hatırladığım kadarıyla bi kızdan hoşlandığımı sanıyordum ve ona çıkma teklifinde bulunmuştum.kabul etmemişti ama ben hiç üzülmemiştim ve asla kıskanmazdım onu.Ama hep kızlarla oynardım farklı olduğumu biliyordum ama neden olduğunu bilmiyordum.güzel röpörtaj olmuş hazırlayanın ve cevaplayanın ellerine sağlık diyorum :))

    YanıtlaSil
  5. Bende aynen senin gibi nette ikinci bi kisiligim varmis gibi yasiyorum.insan gibi konusabiliyorum yalniz olmadigimi anliyorum bu blogu bulmamda iyi oldu iki gece uyumayip blogtaki tum yazilari okudum:)

    YanıtlaSil
  6. Net ortaminda sizofren gibi iki kisilige bolunmustum demissin bana da ayni sey oluyo. Omegle de baya sardi bu aralar sonra bi cocuk denk geldi bi gun bende hangi kafayla yazdim bilmiyorum ama kız oldugumu soyledim
    Sonra ordan kik messengera gectik ilk basta dirty chat olayina girdik ben zaten google gorsellerden resim bulup atmistim o da fake resimler atmis sonra baya gulduk birbirimize konusma uzadi gitti oyle ve tabiki salak ben git cocuga asik ol yok ben vallah olmamisim offf nalpicagimi hic bilmiyorum

    YanıtlaSil
  7. Güzel yazmışsın tebrik ediyorum. Ben de bir eşcinselim ve herhangi bir tercihte bulunmadım. İçgüdüsel ya da kendiliğinden olan birşey kurtulabilmek için de bir çok deney gözlem araştırma vs yaptım banamısın demedi. 24 yaşıma geldim ve ilk defa bu yıl artık pes edip ailemle paylaştım durumu çünkü sürekli evlilikten, ilişkilerden bahsediyorlardı ben yapamam dedim ve anlattım kendimi. Hala öyle değilim desem inanırlar ve hala belki düzelirim gibi bir umutları var. Başta çok zorlandılar ciddi anlamda psikolojik travma yaşadılar fakat beni üzmemek için de ellerinden geleni yaptılar. Sonuçta şuan çok güzel bir şekilde herşey devam ediyor en azından beni biliyorlar bunun rahatlığını taşıyorum. AŞK a gelirsek oldum. Öyle bir görmeyle bir konuşmayla değil ama çokça şeyler yaşadıktan sonra oldum ve 4 yıl boyunca en samimi dostu olarak kaldım hiçbir şekilde ileri gitmedim. Geçenlerde bilmesini istedim ve ona da anlattım o da olgun karşıladı hala dostumdur ve hiç kaybetmeyeceğim bir dostum. İlişkim olmadı, kolay kolay olacağını da sanmıyorum kadınlarla birlikte oldum fakat başaramadım kalkmadı bile ufaklık :) Kısaca evet zor bir hayat ama ben yine de mutluyum güzel bir hayatım var ve insanlara ne kadar sahte olduğumu düşünsem de sahtelik değil küçük bir sır bu kimsenin bilmemesi gereken. Artık o gözle bakıyorum ve mutluyum çünkü beni kimse hala gerçek anlamda tanımıyor :) Teşekkür ederim yazınla beni mutlu ettin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rica eerim ben de teşekkür ederim :) Hepimiz ufak tefek farklılıklarla aynı yollardan geçiyoruz ://

      Sil
  8. Siz ne zaman bu konuyla ilgili yazsanız beni bir melankoli-hüzün kaplıyor. :( Ama bu haksızlık diye bağırasım geliyor :((((
    Çok içten ve çok güzel bir röportaj olmuş bizlerle de paylaştığınız için teşekkürler.

    Not: Minik bir temenni: Askerden döndüğünüzde hayat sizin için bambaşka olsun, gönlünüzden geçen her ne varsa gerçek olsun inşallahhhh.

    Mrs. Jackson

    YanıtlaSil

Yaz yaz için de kalmasın