Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Kuklacı ve Kukla



Selam;

Daha önceki yazımda da bahsettiğim üzere bana gelen ve özü "platonik aşk" olan yazıyı şimdi paylaşıyorum. Ayrıca ADSIZ isimli robot bana çok pis sardığından dolayı kelime doğrulama olayını tekrar aktif hale getirmek zorunda kaldım. Üzgünüm...

Yazıyı okumadan belirteyim ki sanırım arkadaşımız kendi başından geçen bazı olaylar silsilesi sonucu bu yazıyı kaleme almış, okurken satır aralarında kendinizden de bir şeyler bulacağınıza eminim. Ayrıca; platonik aşk denen karşılıksız aşk illa bir heteroya karşı olmak zorunda değil bu bir gay' de olabilir sizin karşılık bulamadığınız...

___

Sen de tıpkı her gay gibi mutlaka bir heteroya platonik bir şekilde aşık olmuşsundur. Sen de tıpkı tüm gay’ ler gibi bu aşka giden bir yol olmadığını biliyorsundur. Ve sende bu imkansız aşkı kabullendiğin için arkadaş olmakla yetinmişsindir.

Aşkın verdiği o büyük sevgi yüzünden sen de onun için her şeyi yaptın. Mutluluğu için, gülümsemesi için, huzuru için… Belki bu yaptıkların biraz fazla kaçtı. Ama maalesef O bunun farkında değil. Tek farkında olduğu sayende gülümsediği ve hayatının kolaylaştığı, gerçi onun bile farkında olamayabiliyor bazen… Para istiyor gerekirse babanın cebinden alıp veriyorsun. Elindekinin hepsini hiç düşünmeden verip 1 ay sürünerek geçiriyorsun. Mutluluk istiyor, kendi mutluluğunu feda edip onu mutlu ediyorsun. Morali bozuluyor gecenin 3’ ü de olsa, hava buz gibi de olsa, yağmur çamur demeden yanına gidip yardımcı olmaya çalışıyorsun. Belki diyorsun. Belki mutlu edebilirim onu, yanında olup zorluklarını aşmasına yardımcı olabilirim. Belki bana gülümser, belki “saol” der, hatta belki “iyi ki varsın” der. Bu bana yeter… Ama yetmiyor işte. Çünkü o sana her dokunduğunda kalbinin kaburgalarını deşip fırlamasına mani olamıyorsun. Çünkü o sana her gülümsediğinde, yüzünde oluşan tatlı tebessüme engel olamıyorsun. Çünkü o ne zaman mutlu olsa onun mutluluğuyla yetinmeye çalışıyorsun…

Hep onunla olmak istiyorsun. Onu kaybedeceğinden korktuğun için ne dese yapıyorsun. Hakkında kötü düşüneceğini bildiğin için mükemmellik maskesini takıp diğer her şeyi içinde biriktiriyorsun. Ona hep gülümsüyorsun. Ne kadar kötü durumda olsan da ağzını açıp tek kelime istemiyorsun. Dışarıya “benim yüzümden strese girsin istemiyorum” diyorsun. Ama çok iyi biliyorsun ki bunu yapmanın tek nedeni senden ve dertlerinden sıkılacağından korkman.

Sana gelip sevdiği kız yüzünden duyduğu acıyı anlatıyor. Ama farkında değil ki onun duyduğu acının belki de 100 katını sen yaşıyorsun. Ama yine kendini unutup âşık olduğun dostunu mutlu etmeye çalışıyorsun. Ve sonra o acı çekmesine sebep olan kızla seni tanıştırıyor. Yanında elini tutuyor, hatta gözünün önünde öpüyor onu. Onları izleyip o dudaklar tarafından öpülmenin nasıl bir şey olduğunu hayal etmekten başka yapabileceğin hiçbir şey kalmıyor. O kızın ne kadar şanslı olduğunu düşünüyorsun. Çünkü senin hayallerini yaşıyor. Ve sonra nankör bir şekilde en iyi arkadaşından ayrılıyor. “Nasıl ya?” diyorsun öfkeyle. 

“Benim sahip olabilmek için canımı bile verebileceğim bu aşkı nasıl hiç düşünmeden çöpe atar” diyorsun. 

Sinirleniyorsun, öfkeleniyorsun. Etrafındakiler “seni kullanıyor kurtul artık şu çocuktan” diyorlar. Ama bu duyduğun cümlenin doğruluğu seni öyle bir yerinden vuruyor ki “Hayır!!” diyorsun. “o beni asla ama asla kullanmaz…” ve içine kapatıyorsun. Doğruluğunu adın gibi bildiğin bu durumu yalanlamak için her şeyi yapıyorsun. Ama bir gün her dediğini yapıp kendisini “kral” gibi hissettirdiğin bu adam senin zaafının farkına varıyor. Ve o an senden alacaklarının doyumsuzluğu ve gözlerinde parlayan hırsla sürekli kamçılıyor zaafını. Sana emirler yağdırıyor. Kalbini kırıyor, köle gibi davranıyor. “çok değerlisin” diyor ama aslında tek yaptığı senin yerin dibine kelepçelemek. Seni köşeye sıkıştırıyor, kendi kıçını kurtarabilmek için seni bir saniyede satıveriyor. Ve bir kere bile olsun istediğini yapmazsan tekmeyi basıveriyor. O an üzüntünden bayılacağını hissediyorsun. “Hayır!” diyorsun. “Bunu bana yapamazsın…” Ama o bunları dinlemiyor bile. Senin roman gibi yazdığın mesajları okuma gereği bile duymuyor. “ben senin için her şey yaptım!” diyorsun. İşte beklediği de bu zaten. “Madem kafama kakacaktın keşke yapmasaydın!” diye lafı geçiriveriyor soğukkanlılıkla. Çünkü oda biliyor senin iplerinin kendi elinde olduğunu. Yalvarıyorsun, haklı olmana rağmen özür diliyorsun. Kendini affettirmek, o gülüşü bir daha görmek ve o tene bir daha dokunabilmek için tüm gururunu sıfıra sayıp ayaklarına kapanıyorsun. Ama o insanlığın doğasında olan egosunu tatmin edene kadar senin kıvranışını zevkle izliyor. Ve sonra ağzının ucuyla, büyük bir kendini beğenmişlikle “tamam affettim, ama bir daha yaparsan gözünün yaşına bakmam” diyor. İşte her zamanki gibi yemi yuttun ve oltaya bir daha yakalandın. Artık eline çok kesin bir koz verdin. “ben bu çocuğu ulu orta çevirip dövsem, yine özür dileyerek ayağıma kapanacak. Neden iliğine kadar kurutmayım ki?” bunu düşünmesi çok normal. Ve bunu düşünmekte çok haklı, çünkü onu sen yarattın. Tüm bunları yapmasına sen göz yumdun…


Bu yazdıklarımı belki yaşamışsınızdır beklide yaşamamışsınızdır. Ama eminim ki okuduğunuzda kabullenip “evet bende yaptım” dediğiniz yerler çıkacaktır. Ama okumaya devam edin ve aslında ne kadar güçlü olduğumuzu fark edin.

O seni ezdikçe öfkelendin. Artık öfken o kadar büyüdü ki ona duyduğun sevgi eksilere indi. Nefrete dönüştü. Ama yinede ondan uzak kalmaya korkuyorsun, çünkü onsuz dünyanın nasıl olduğunu çoktan unuttun. Ve umutsuzlukla köle olmaya devam ederken karşınıza biri çıkıveriyor. Oda hetero, ama o âşık olduğun kalpsiz gibi iğrenç biri değil. Seni kullanmıyor. Hatta yardım etmeye çalıştığında senin yorulmanı istemediği için kabul etmiyor. Oda çok sıcak gülümsüyor ama aradaki tek fark onun gülümsemesi sahte değil. Ve onun sayesinde ayağa kalkıp, başkaldırabilecek cesarete sahip olduğunu anlıyorsun. Ve onun yardımıyla ilk isyanını yapıştırıveriyorsun.

Şaşırıyor hem de çok şaşırıyor. Çünkü ellerinin ucundaki kuklanın artık orada olmadığını fark ediyor. “Nasıl olur!” diyor öfkeyle. O aşılamaz egosu ve kendini beğenmişliği bir anda onu yüz üstü bırakıyor. Taşıyamıyor, hazmedemiyor. Sinirleniyor öfkeyle doluyor ve seni tekrar süründürmek için o eski numaraları yapmaya başlıyor. Ama farkında değil ki seni kullanmak için ördüğü kukla iplerinin hepsi kendisine dolanmış. Hala senin onu yenecek kadar güçlü olduğunu fark edemiyor. Ve seni küçük görerek hayatının hatasını yapıyor. “akıllandığında köpek gibi döneceksin” deyip bırakıyor. Ve işte sende bunu bekliyorsun. Bu zamana kadar onu bebek gibi pış pışladın. Kral gibi tepeye çıkardın. Ve hep üstte olabilmesi için omuzlarına çıkardın. Ama sen gidince öyle sert düştü ki artık ayağa kalkamıyor. Senin hep yanında olacağını bildiği için etrafındaki herkesi harcamış bile. Senin hep yanında olacağını bildiği için elindekilerin hepsini ona buna yedirmiş bile. Ama sen gidince elinde olmayan her şeyle tek başına… Paraya ihtiyacı oluyor, ama sen yoksun başka kimden alacak ki? Sana güvendiği içinde para bulabileceği herkesi harcadı bile. Morali bozuluyor, sırtını sıvazlayacak bir el arıyor. Ama senin dışında kimsenin elini sırtına yaklaştırmadığı gibi bide o elleri ısırdığı için sırtını sıvazlayacak ele sahip bir dostu yok. Bunca zaman seni köpek kendisini sahip sanırken aslında kendisinin köpek olduğunu fark ediyor. Ve et veren eli ısırdığı için artık sokakta tek başına. Seni arıyor. Ama egosuna yenik düşmesini engelleyemediğinden “bu son şansın. Gel affedeyim” diyor. Ama sanki senin çokta s*kinde ^_^ umursamıyorsun bile. Sonra yine arıyor “bak kaç yıllık arkadaşlığımız hatırına gel barışalım” diyor. Ama sen artık güçlüsün. Bir daha ona yüz vermemen gerektiğinin farkındasın. Ve o artık egosunu da unutup resmen yalvarıyor. “Aa ne oldu yoksa durumlar tersine mi döndü?” işte şimdi zafer haykırışını yapabilirsin. Onu kolaya öyle bir alıştırdın ki oda tıpkı senin gibi sensiz bir hayatı çoktan unutmuş durumda. Aradaki tek fark o yenemediği egosu yüzünden senin yerini dolduracak bir dostu yok. Olacağı varsa da sana kaba davranmaya öyle bir alışmış ki herkese öyle davranıyor. Ama bilmiyor ki herkes sen değil. Herkes onun bu şımarıklıklarını çekmez. Artık dönmeyeceğini fark ettiğinde ise iş işten geçmiş oluyor. Kimsesiz, yorgun ve pişman…

Ve ben beni kullanıp kırmayan yeni arkadaşıma gay olduğumu bile söyledim. 3 yıldır aramızdan su sızmaz. Ve aynı durumları yaşamamamız için kendisine aşık etmedi. Ben aşık oldum ona ama ne zaman aşık olacak gibi olsam beni durdurdu. Ne zaman onun mutluluğu için fedakârlıkta bulunsam beni tuttu ve “yapma” dedi. Çünkü yaparsam aşık olacağımı biliyordu. Ve kendisini sevmeme asla izin vermedi. Ama eminim ki eğer izin verseydi erkek olduğumu umursamadan kendi hatasını telafi etmek için oda beni severdi. İşte böyle sağlam bir dost edindim. Ve bu imkânsız bir şey değil. Mutlaka sizi anlayacak olan delikanlı bir dost çıkacaktır. Ayrıca asla “onsuz” yapamam demeyin. Bizden güçlüsü mü var ya? Kendinizi kullandırmayın. Kendi değerinizi bilin ve değerinizi bilecek dostlar için bekleyin ^_^ 

___

demiş :) dediğim gibi satır aralarından çıkarılabilecek şeyler var...

O Gay Ben de Blog Yazarı

23 yorum:

  1. Yorum denetlemeyi aktifleştirseydin keşke :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum denetlemeyi açsam bile yine o robot yorum bırakmaya devam ediyor bu sefer de mail adresimi meşgul ediyor falan en iyisi böyle :/

      Sil
  2. Güçlü müyüm hakikatten de bu kadar??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada bu kuklacı ve kukla nedense bana "helvacı, helva...." repliğini hatırlattı :S saçma ama bir yerden çağrıştırıo artık nerdense :D

      Sil
    2. bence o kadar da güçlü değiliz ;)

      Sil
  3. benim gibi mal olan tüm eşcinsellere not: sınıfınızdaki o şirin heteroya sırf şirin diye sakın kopya vermeyin -.-

    YanıtlaSil
  4. tamda şu sıralar bana çok yardımcı olan bir yazı oldu,teşekkürler yazana ve o gay'e

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) sen neler yapıyorsun bakalım şu sıralar

      Sil
    2. En son arkadaşıma Söyletmiştim hatırlarsan ondan hoşlandığımı kendiside bilmiyormuş gibi yapıyordu hani :)benden kaçar gibi oldu bi ara bende aldım karşıma açık açık konuştum sonunda :D geyet anlayışlı birine çatmışım bana sadece kibarca ''sadece arkadaşız'' dedi :D eğer banada bu yazıdakiler olursa tedbirli davranırım diye dediydimdi :D şimdilik sadece benden çok az kaçıyor diyebilirim ;)tabi en küçük hareketi bile bana acayip koyuyor ve üzüyor yapımdan dolayı olsa gerek :D saygılarımlan o gay ben de ciğimmm :D

      Sil
  5. Tam beni anlatmış ya =( bi öneride benden gaylıktan kurtulamaz deniliyor ama kurtulabilrisinz sadece bir kıza aşık olun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kıza aşık olursak gay olmayız sanki ?

      Sil
    2. sorun da o ya zaten bir gay kıza aşık olmaz olamaz, hem kıza hem de erkeğe aşık olabiliyorsa da biseksüeldir.

      Sil
    3. şahsen kızları sadece dostum olarak görüyorum.bir kıza aşık olmayı denemedim deil.denedim.ama onu sadece ''güzel kız mış'' gözüyle görebildim,aşık olamadım.şuanki çocuğun aşkından ise yanıp tutuşuyorum diyebilirim.işte aradaki fark ;)

      Sil
    4. eşcinseller bi kıza aşık olabilir (aşık olmasa bile hoşlanabilir) ama konu cinselliğe gelince ı-ıh. olmaz o iş denemeyin boşuna.

      Sil
  6. 16 yaşındayım, ve şuana kadar aşık olmadım bilmiyorum acaba bende bunları yaşayabilecekmiyim? Çoğu hetero bana çok salak geliyor hareketleri davranışları konuşmaları. Platoniğimi istiyorummm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sakın isteme aman diyeyim :D

      Sil
    2. Olsun bare bir kerecik bile olsa nasıl bir his olduğunu hissedim,farkına varim. I wanna Bad Romance.

      Sil
  7. hım:)bloğunuzu takibe aldım:)banada beklerim:)

    YanıtlaSil
  8. Ben böyle bir şey yaşamadım. Tabi hoşlandıklarım oldu ama sonu çoktan yazılmış bir hikaye için ne enerjimi ne de zamanımı harcayamam. Ona yaptıklarını bir eşcinsele yapsaydı sanırım güzel bir beraberlik olurdu.

    Hemen burada aşk mantık içermez laflarını yapıştırabilirsiniz tabi. Ama görünen o ki hayatta herşey "optimum" düzeyde (diğer deyişle tadında) yapılınca mutluluk-huzur bulunabiliyor gibi. Sanırım bundan dolayıdır ki aşkla mantığı, zekayla sevgiyi birbirinden ayrı tutup onları savaştırmak yerine kol kola sokup aynı yolda, aynı hedef için yürümelerini sağlamak faydalı olacaktır. Şimdi bu genel cümleleri hayata nasıl uygulayabiliriz konusunda benden yorum beklemeyin lütfen :) bu sizin hayatınız :)

    Gel gör ki bazı şeyleri düşünmek yerine yaşamanın da insana katacağı değer/vereceği ders büyük. Arkadaş sanırım o değeri çok da iyi kavrayamamış ki başka bir sonu belli hikayede kendini yine kaptırabileceğini yazmış ve karşı tarafın kontrolü sağladığını eklemiş. Devamında da "çok güçlüyüz" demiş. Anladığım kadarıyla kusura bakmasın ama arkadaş o kadar da güçlü değil. Benzer şeyleri yaşamaya açık olmak yerine biraz da içindeki "ben" duygusunu ön plana çıkarıp, BEN ve sen'den BİZ'e ulaşmayı denemesi onun bu hayal kırıklıklarının parçalarından kurtulmasını sağlayacaktır zannımca.

    Yine de herkesin hayatı kendine. Ben nacizane özelinde onun/genelinde benzer durumda olanların önüne soru işareti koymayı deniyorum sadece :)

    Öfff! Çok uzadı. Misafir yazar oldum resmen. Hadi kalın sağlıcakla :)

    YanıtlaSil
  9. Ben de yaşadım, gördüm. Tüm tabularım, kurallarım onunla birlikte yıkıldı. İnsan yaşamayınca anlamıyormuş. Ona öyle bağlanmışım ki onun olduğu ortamda sağlıklı düşünemez olmuşum. inanır mısınız şimdi o çok sevdiğim insanın yüzünü gözümün önüne getiremiyorum çünkü ona aşık olmamın üzerinden aylar geçtiği halde hala onun yüzüne çekingenliğimden uzunca bakamadım, fiziksel özelliklerini öğrenemedim. Sadece gülümsemesi, konuşması, savunduğu düşünceler kalmış kafamda. Hep bakabildiğim gözlerde onun bakışlarını aradım durdum. Onunla ilgili hayallerim de onunla hislerim hakkında konuşma cesaretini gösterebildim en fazla rüyalarım da en fazla elini tutabildim. Beni büyüttü, bana şarkılar yazdırdı, bana ağlamak için ölümden başka bir sebep yarattı, beni uykularımdan uyandırdı ve bunların tümünü yapmak için hiçbir şey yapmadı. Şimdi tek isteğim uzaklaşmak. Onun, kendimi sürekli arka plana attığım kapsama alanından kaçabildiğim kadar kaçmak. Kimsenin elini onun izlerini kapatmak için tutmam çünkü şimdi kimsenin elleri, yüreği o kadar büyük gelmiyor bana, acısı bile huzur veriyorken bana. Ama siz diyorsunuz ya bir gün birisi gelecek diye. Eyy gelecek olan... Neredeysen gel artık. Ben tüketiyorum kendimi başkasının üretmediği bir dünyada ve uyandırılmadığım bir rüyayı gerçeklerle zehirlemekten bıkıyorum yavaş yavaş. Çok çok geç olmadan gel artık...

    YanıtlaSil
  10. Bende çok sevdim böyle birini. ilk buluşmamızda da anlattımona olan hislerimi. O olur dedi neden olmasın dedi, zamanı gelince herşey olur dedi. Onuo zaman daha da çok sevdim. Ve şimdü tüm iplerim elinde yukarda yazılanların hepsini yaşadım eksiği var fazlası yok hatta. ona ilk hislerimi açtığım zamanın üstünden 1.5 yıl geçti ve elinin elime deymesinden 1 adım öteye gidemedi ilişkimiz!. Ben hala onu çok seviyorum ama artı her gece sorguluyorum benle daha ne kadar oyun oynamaya devam edecek diye. en son geçen sene yılbaşında bişeyler yaşamaya çok yaklaşmıştık ki bir bahane bulup durdurdu beni. O günden sonra tek kelime bile etmedim onunla beraber olmak istediğime dair. Şimdi bu yıllbaşını bekliyorum. 1 sene süre tanıdım ona bana bi adım atması için ama olmadı. 15 gün sonra herşey belli olacak. umarım beklediğime değer ve güzel bi şeyler yaşarız. Eğer olmazsa hiçbişey eskisi gibi olmayacak. Çok zor bir heteroyu sevmek hiçbir gay arkadaşın başına gelmemesi dileği ile...

    YanıtlaSil

Yaz yaz için de kalmasın