Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Üniversite Öğrencilerinin Eşcinsellik Konusundaki Görüşlerinin İncelenmesi



Netten bulduğum bu araştırmayı buraya da eklemek istedim. Okurken sıkılmazsınız merak etmeyin çünkü fazla uzun değil ayrıca üniversite gençliğinin bakış açısına da bakmış oluruz. (neyine bakıcaz hacı alan razı veren razı lol) mü yoksa (başımıza taş yağacak taş mı) hiç bilemedin "saygı duyarım abi" midir olay bakalım.

Arş. Gör. Neslihan GÜNEY (Ankara  Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler ABD.)

Arş. Gör. Eda KARGI (Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü)

Uzm. Aybike  ÇORBACI  ORUÇ (Ankara  Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Psikolojsi Doktora Öğrencisi)  

Özet
            
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin eşcinselliğe yönelik inançlarının  belirlenmesidir. Bu amaçla, çalışmada eşcinselliğin nedenleri, eşcinselliğe yönelik yaklaşımlar ve inanışlar incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Katılımcıların eşcinsellik hakkında kendi özgün ifadelerine dayalı olarak elde edilen veriler kategorileştirilerek  içerik analizi yoluyla değerlendirilmiştir.
            
Sonuç olarak, bu çalışmada öğrencilerin eşcinselliğe yönelik inançlarının olumsuz olduğu saptanmıştır. Bu yaklaşımlar bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutlarda ele alınmıştır.

Giriş

Eşcinsellik eski Yunan'da benzer anlamına gelen "amos" ile "cinsellik" anlamında kullanılan "seksüalite" sözcüklerinden türemiş olup, aynı cinsiyetten bireyler arasında kurulan, cinsel nitelikli bedensel ya da duygusal bağlılık ve ilişki anlamına gelir. Eşcinselliğin tarihi oldukça eskidir. En eski zamanlardan beri bilinmektedir. Hemen hemen bütün kültürlerde ve büyük dinlerde eşcinsellik normal dışı cinsel davranış olarak kabul edilmiştir. İnsanlık tarihi boyunca birçok medeniyet, eşcinsel ilişkileri daha az, heteroseksüel ilişkileri ise daha fazla kabul etmiştir.  Cinsel yönelim konusundaki tanımlamalar şu şekildedir;

Cinsel Yönelim: Bireyin kendini hangi cinse ait hissettiği değil, hangi cinsten kişilere cinsel ilgi duyduğudur. Cinsel yönelim şekilleri heteroseksüellik, eşcinsellik  ve biseksüelliktir.

Eşcinsel: Cinsel yönelimi kendisi ile aynı cinsiyetteki kişiye karşı olan bireydir. 

Heteroseksüel: Cinsel yönelimi karşı cinsiyetteki kişiye karşı olan bireydir.

Biseksüel: Cinsel yönelimi her iki cinsiyetteki kişilere karşı olan bireydir.

Günümüz toplumlarında en yaygın kabul gören ve gerçekleşen cinsel yönelim şekli bireylerin karşı cinse yönelmeleridir. Kendi cinsine ya da her iki cinse birden ilgi duyan bireyler de vardır. Eşcinsel ya da biseksüel yönelimli insanlara yönelik olarak çeşitli toplumlarda farklı tepkiler ve yaklaşımlar sergilenmektedir.

Lezbiyen: Cinsel yönelimi diğer kadınlara yönelik olan kadındır.

Gay: Homoseksüellikle aynı anlamda genellikle erkekler için kullanılır.

Birçok toplumda eşcinsellerin, diğerlerine oranla saygın olmayan, ve sağlıksız biçimde algılandıkları bilinmektedir. Eşcinselliğe yönelik olan tutumları  değiştirmeyi amaçlayan bazı çalışmalar yapılmaktaysa da, hala eşcinsellere ilişkin kalıp yargılar ve yanlış inançlar sürmektedir. Çeşitli çalışmalar, genel olarak insanların eşcinselliğe karşı olumsuz tutumları olduğunu göstermektedir. Ancak bu tutumlar, cinsiyet farklılıkları, din, geleneksel cinsiyet rolleri, yaş ve eşcinsel bireyler ile etkileşim, cinsiyetçilik ve ırkçılık gibi pek çok farklı etkene bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Araştırmacılar, insanların eşcinsellere karşı tutumlarının genelde olumsuz olduğunu, ancak eşcinseller ile toplumsal ilişkiye girdiklerinde önyargılarında değişim olduğunu belirtmektedirler.

Son yirmi yıldır, eşcinsellik ve eşcinselliğe yönelik tutumlar konusundaki ampirik çalışmalarda bir artış görülmektedir. Toplum içinde, eşcinselliğe ve heteroseksüelliğe karşı tutumlar, bireyden bireye farklılık göstermektedir.  Homofobi, eşcinsellerden, korkma, ya da ürkme anlamına gelmektedir ve  eşcinsel insanlar hakkındaki stereotipler ve olumsuz söylencelerle desteklenen inanç sistemi olarak tanımlanmaktadır. Birçok insan eşcinselliği, kabul edilebilir karşılarken, bazıları, çevresinde eşcinsel birey olduğunu bildiklerinde korktuklarını belirtmektedir. Eşcinselliğe yönelik bu korku ve olumsuz tutumların nedenleri olarak, insanların ruhunun romantizm ve sevgiyi düşünmeksizin sadece cinsel ilişkiye yönelik normlara odaklanması ve eşcinsel bireylerle bir arkadaşlık ilişkisi ve yaşama bakış açılarının paylaşılmaması düşünülebilir.

(zaten en büyük sıkıntı da bu değil mi, eşcinselim diyince hemen cinsellik ve yatak pozisyonları geliyor milletin aklına)

Eşcinselliğe yönelik tutumları, cinsiyetçilik, geleneksellik ve tutuculuk gibi etkenlerin etkilediği belirtilmektedir. Eşcinsel  erkeğe yönelik tutumlara bakıldığında, kadınlar ve erkekler arasında  fark olduğu görülmektedir. Bu bireylere yönelik genel ifadeler "feminen, kibar, dar giyinen" biçimindedir. Cinsiyet şeması kuramına (gender identity theory) göre, cinsiyet rolü, benlik kavramı ve cinsiyet rolü inançları  eşcinselliğe yönelik tutumlarla ilişkilidir; oysa çok faktörlü cinsel kimlik kuramı (multi-factorial gender identity theory) yalnızca cinsiyet rolü inancının bu tutumlarla ilişkili olduğunu ileri sürmektedir. Kite ve Deaux bazı çalışmalarında eşcinsel bireylere karşı tutumları ve geleneksel cinsiyet rollerindeki inançları arasında olumsuz bir ilişki bulunduğunu belirtmektedir. Özellikle cinsiyetçi olan bireylerin eşcinselliğe yönelik olumsuz tutumları olduğu saptanmıştır. Genellikle cinsiyet ideolojisinin fazla olduğu kültürlerde heteroseksüel erkeklerin eşcinselliğe yönelik tutumları, heteroseksüel kadınlara oranla daha olumsuz olmaktadır. Erkekler, erkek eşcinselliğinin, maskülenliği (erkeksiliği) tehdit ettiğini ifade etmektedirler.

Eşcinselliğe ilişkin olumsuz yaklaşımlar HIV/AIDS’in yayılımında da önemli olmuştur. Özellikle epideminin ilk on yılında (80’li yıllar) eşcinsel erkeklerin hastalığa yakalanmasının ön plana çıkması heteroseksüel bireylerin hastalığı yalnızca eşcinsellikle özdeşleştirmelerine başka bir deyişle  “ötekileştirmelerine” kendilerini hastalıktan uzak hissetmelerine yol açmıştır. Bu nedenle eşcinselliğe yönelik olumsuz inançların artması kaçınılmaz olmuş ve eşcinseller toplum tarafından dışlanmışlardır.  

Birçok  toplumda olduğu gibi  Türkiye'de de eşcinsellik genel olarak normal dışı ve kabul edilemez olarak algılanmaktadır. Bazı eşcinseller toplumsal baskı nedeniyle, ailelerinden dışlanmakta, işlerini kaybetmekte, toplumun düşmanca davranışlarına maruz kalmakta ve baskı görmektedir. Bu önyargılı tutum ve davranışlar nedeniyle Türkiye'de birçok eşcinsel birey, aile içinde, ilişkilerinde ve kendi cinsel tercihini bilen arkadaşları içinde  huzursuz hissetmektedirler. Bu yaşantılar bireylerin, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunları heteroseksüellere oranla daha fazla yaşamalarına neden olmaktadır.

20.yüzyıl boyunca, tıbbın  eşcinselliğe yönelik tutumu giderek daha kabul edici bir seyir izlemiş ve toplumdaki tutum değişikliğini yansıtmıştır. Örneğin, Amerikan Psikiyatri Birliği eşcinselliği hastalık sınıflandırmalarından çıkarmıştır. Bilimsel bakış açısındaki değişimin yanısıra son yıllarda eşcinseller ve transeksüellerin özgürlük hareketleri, sivil toplum örgütleri yoluyla verdikleri mücadeleler, toplumsal değer yargılarının değişmeye başlamasına, özellikle batı toplumlarında bir yaşam biçimi olarak en azından bir ölçüde kabul edilmesine  olanak sağlamıştır.

Türkiye'de de özellikle eğitimli olan ve genellikle büyük kentlerde yaşayan bazı eşcinseller, kendi cinsel yönelimlerini dışa vurmaya başlamıştır. Kaos GL örneğinde olduğu gibi eşcinseller aynı zamanda ortak bazı eylemlere girişmekte, gruplar kurmakta, aylık dergiler çıkarma ve eşcinsellik hakkında hem eşcinseller hem de heteroseksüellerle birlikte çeşitli etkinlikler  düzenlemektedirler. Ancak yine de bu tür bir gelişmenin tüm eşcinsel bireyleri temsil etmediği ve çok sınırlı sayıda bireyin katkılarıyla gerçekleştiği düşünülmektedir.

Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin eşcinselliğin nedenine ilişkin görüşlerinin, eşcinselliğe yönelik yaklaşımlarının ve eşcinselliği yakınlık (arkadaş, kardeş vb.) bağlamında değerlendirmelerinin kendi ifadelerine  yazılı olarak başvurulması yoluyla belirlenmesidir.

Araştırmada yanıt aranan sorular;

1-  Öğrencilerin eşcinsellik konusundaki görüşleri, farklı kültürlerdeki araştırma bulguların da gözlendiği gibi, olumsuzluk göstermekte midir?

2- Öğrencilerin eşcinsellik konusundaki  görüşleri, eşcinsellerle  toplumsal ilişki ve eşcinsellere yakın olma gibi etkenlere göre farklılık göstermekte midir?




MATERYAL VE METOD


     Bu araştırmanın çalışma grubu, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde farklı bölümlerde öğrenim görmekte olan 90 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Öğrencilerin 70'i kız, 20'si erkektir. Çalışmada, öğrencilerden eşcinsellik konusunda ne düşündükleri ve bir arkadaşları ya da aile bireylerinden birinin örneğin kardeşinin eşcinsel olduğunu   öğrendiğinde tepkilerinin ne olacağı/olabileceği sorularak  kendi görüşlerini paylaşmaları istenmiştir. Katılımcıların cevapları üzerinden içerik analizi yapılmıştır. 

(araştırmaya dahil olan öğrenci sayısı her ne kadar az olsa bile biraz sonra göreceğimiz tablonun geneli yansıttığını anlamamız kolay olacaktır :) + kızlar sayıca çok olmasına rağmen ve kızların erkeklere nispeten eşcinselliği daha kolay kabullenebilmesi düşünülürse ! sonuçlar pek iç açıcı değil bana göre)



Araştırma Analizi

Bu araştırma niteliksel yönteme dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmada katılımcıların yazılı olarak eşcinselliğe ilişkin kendi özgün ifadelerine başvurulmuştur. Elde edilen sonuçlar, içerik analizi doğrultusunda, kategorileştirilmiş ve  analiz edilmiştir. Araştırmada, öğrencilerin görüşleri, eşcinselliğin nedenine ilişkin görüşler, eşcinselliğe yönelik olumlu-olumsuz  görüşler, eşcinselliğin yakınlık bağlamında değerlendirilmesi ve önyargılar  kategorilerinde  incelenmiştir. 

SONUÇLAR

Katılımcıların görüşlerine  uygulanan içerik analizi sonucunda, ifadelerin eşcinselliğin nedenine ilişkin görüşler, eşcinselliğe ilişkin yaklaşımlar, eşcinselliğin yakınlık bağlamında değerlendirilmesi ve önyargılar olarak dört kategori altında toplandığı görülmektedir.

Tablo. 1. Eşcinselliğin nedenine ilişkin görüşler

Eşcinselliğin nedenine ilişkin olarak  30 öğrenci   açıklamada bulunmuştur. Bu açıklamaların içeriğine bakıldığında, katılımcıların eşcinselliğin nedenlerini  birey dışındaki etkenlere yükledikleri görülmüştür.  Eşcinselliğin  ruhsal bir bozukluk olduğu görüşü  ilk sırada  yer almaktadır. 


Nedenler

Ruhsal bozukluk                    
14
Hormonal bozukluk                  
6
Hastalık                                      
4
Genetik bozukluk                      
3
Yanlış aile tutumları                 
3
Toplam                                      
30


Tablo 2. Eşcinselliğe ilişkin olumlu yaklaşımlar

Yaklaşımlar

f


Bilişsel
Saygı duyarım               
24
Normal buluyorum        
13
Profesyonel yardım almalı                              
9
Arkadaşlığımı sürdürürüm                    
10
Eşit davranılmalı             
8
Dışlanmamalı                  
6
Duygusal
Hoşgörüyle karşılarım    
6
Davranışsal
Hiç tepki vermem         
17
Nedenini araştırırım      
20

Tablo 3. Eşcinselliğe ilişkin olumsuz yaklaşımlar

Bilişsel, duygusal, davranışsal boyutlar açısından eşcinsellere yaklaşımlarına  bakıldığında, katılımcıların eşcinselliğe yönelik çoğunlukla olumsuz yaklaşımlar içinde olduğu görülmektedir. Bu olumsuz yaklaşım  bağlamında öğrencilerin bilişsel boyutta özellikle kişinin  bakış açısına uymadığı, duygusal boyutta bireyin durumuna yönelik üzüntü ve kaygı gibi duygular yaşadığı, davranışsal boyutta ise bireyi varolan durumundan vazgeçirmeye yönelik yardım etme davranışlarında bulunacağına ilişkin görüş bildirdikleri görülmektedir.

Yaklaşımlar
Olumsuz                             
f



Bilişsel
Bana ters geliyor                
27
Toplumsallaşmamalı           
8
Saygı duyarım ama onaylamam                   
5
Dinimizce yasak                  
4
Ameliyatla cinsiyet değiştirsinler                        
3
Hoşlanabilir ama cinsellik olmamalı              
3
Evlilik olmamalı                 
2


Duygusal
Üzülür ve kaygılanırım      
18
Şaşırırım                             
13
Şok yaşarım                        
7
Tiksinti verici / iğrenç  buluyorum      
6
Kızarım                               
5
Soğurum                              
4

Davranışsal
Yardımcı olur/ vazgeçirmeye çalışırım      
27
Bir daha görüşmem           
13

Tablo.4 Eşcinselliğin yakınlık bağlamında değerlendirilmesi

Toplumsal ilişkiler bağlamında bakıldığında, bireyin eşcinsel bireylere  yakınlık derecesi arttığında yaklaşımların olumsuz yönde değişim gösterdiği, özellikle aile bireylerinden birinin eşcinsel olması durumunda bunu kabul edemedikleri yönünde görüş bildirdikleri görülmektedir. Ancak bu durumun, söz konusu olan kişi arkadaş olduğunda tutumun olumluya doğru kaydığı görülmektedir. Yani eşcinsel bir bireyle ne tür bir yakınlık derecesi (kardeş, arkadaş) içinde olduklarına göre yaklaşımların olumlu ya da olumsuz olma durumu değişmektedir. 

(bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!)

Bu çalışmada kategorileştirilmeyen  ancak eşcinselliğe ilişkin olumsuz yaklaşımları gösteren önyargı ifadelerine rastlanmıştır. Bu ifadeler aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

Eşcinsellik; bireyi çökertir, eşcinsel bireyler asla mutlu olamazlar, sapıklıktır, toplumun dengesini bozar, iğrençtir, (eşcinsel bireye yakın olmak) benim sosyal statümü etkiler.

Toplumsal İlişkiler

Olumlu

f

 

Yakın çevre         

Tepki vermem                 

17

Desteklerim                           
5
Kadınların eşcinselliğini destekliyorum
2

 

Olumsuz                               

 

 

Aile (Kardeş)

 

Bir daha görüşmem
13
Yardım eder/vazgeçirmeye çalışırdım
18
Onaylamam                            
7
İlişkimi keserim                     
3

bu tablolara ilişkin söyleceklerim var ama daha sonra... :)

Devamı için tıkla...
O Gay Ben de Blog Yazarı

13 yorum:

  1. Şu an sadece acı bir tebessüm edebildim, belki ileride yorum da yaparım :/ Teşekkürler bizlerle paylaştığın için ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rica ederim :) araştırmaya layık görüp araştıranlara da bir teşekkür öyleyse :)

      Sil
  2. yardımcı olur vazgeçiririm ibaresinin bu kadar çok destek göreceği aklıma gelmezdi. altını ıslatmak mı ki bu vazgeçirebilesin. şeytan diyor hazır mart at bunları 30 tane erkek kedinin olduğu bir odaya görsün nasıl vazgeçiriliyormuş sonra vay efendim siz anlayışsızsınız. yaramaz çocuk muamelesi gören biziz bide üzerine sakin ol şampiyon fırçası...

    hamur çok su götürür.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. böyle böyle öğrenecekler bakalım :/

      Sil
  3. Bazen karanlık tarafa geçesim geliyo...
    Cidden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk olayımız ne "başkası ne der ne düşünür" değil "kendimizin ne diyip ne düşündüğüdür"

      :)

      Sil
  4. toplumun adım atmasını incelemek için bu araştırmalar güzel... "neydiniz noldunuz" demek için şimdi bu sonuçlar alınmalı ki, doğrunun yanında duranlar gayret ettikçe gelişme gözlemlene bilmeli...

    "kürd" deyince ne anlama geldiğini biliyorsunuz. kara basınca kart kurt diye ses çıkdığından bahseden dinozorlardan, barış mevsimine nasıl yol alındı. eşcinsel de kara yatırınca hart hurt diye ses çıkdığından bu ismi aldığını sananlarla dolu olması sadece gayrete vesiledir.

    hem mevcut iradenin ahlak anlayışına ters olduğunu söylemesi de yapılacak ne çok şeyin olduğunu gösteriyor. milliyetçilik de ahlak anlayışına zıt olduğu halde vatan menfaati için ne adımlar atıldı, elbette her gün yazık olan evlad-ı vatana eziyetin son bulması için kanun da çıkarmalı, nefret suçları için mücadele de etmeli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nefret suçları ile mücadele edilmeli ve yerli yersiz "tahrik" indiriminden vazgeçilmeli timcim

      Sil
  5. Eh maşallah sizi güzin abla oldu diye küçümsemeye çalışanlara inat ne kadar bilimsel çalışmalara da baktığınızı göstermiş oldunuz mirim ;)
    Ama direkt bir makale görünce epey şaşırdım :D Adam YÖK ün tezler sitesinde de eşcinselliği mi aratıyor dedim içimden :D

    Makale ne yazık ki kalitesiz, ben hoca olsam bu makaleyi asla kabul etmem. Bir kere literatür yoksunluğu çok büyük bir sorun, son anda yazılmış, çala kalem bir literatür söz konusu, orada bir sürü yargı var ki nereye dayanarak bunları söylediklerinden hiç bahsetmiyorlar. Bu bilimsel bir makalede affedilebilecek bir hata değildir. Sonra araştırmaya katılanların nasıl seçildiği, nasıl bir gönüllülük esası oluşturulduğu, bu içerik analizinin nasıl yapıldığı hiç anlatılmamış. Ayrıca araştırmanın tam olarak nasıl yapıldığı da meçhul, deneklere ne sorulmuş, ne istenmiş, neye göre onlar kendi tanımlarını yapmışlar, bu deneklerin yüzde kaçı gerçekten bir eşcinsel bireyle karşılaşmış, ayrıca sonuçların sadece frekans tablosuyla verilmesi büyük bir eksikliktir, bu frekansların yüzdelerinin de verilmesi gerekir, ve veriler erkek ve kadın ayrıca karışık olmak üzere 3 temada verilmeli. Ben erkeklerin yüzdelerini de merak ederim, kadınların da ve bunları karşılaştırmak da isterim.. Bu tablolarda sadece sayılar var ama bu sayıların kaç kişi içinden çıktığı belli değil.. Onlarda o yüzden yüzdeler vermemişler sanırım.. Ama bu sonuçları yorumlamamazı çok zorluyor..

    Bu yazdığım noktalardan ötürü güvenirliği ve geçerliliği düşük bir araştırma olmuş. Bu yüzden kullanışlı sonuçlar ortaya koyamaz.

    Benim neden üniversitede hoca olmadığımı da anlamış olduk sanırım, vallahi öğrencilerin canını okurdum eminim :D hahaha

    yine de bu güzel paylaşım için çok teşekkür ederim azizim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kim küçümsüyormuş beni (o.O) yolarım :D

      biraz eksik kalmış olabilir ama ben buraya aktarırken kaynak kısmını ve bazı bilgileri neye dayanarak yazmış olduğu kısımları çıkardım zaten konunu özünden ne olduğu anlaşılıyor ayrıca Tartışma isimli son bir bölümü de var onu da yayınlayacağım lakin görünen köyün klavuz istemediği bir gerçek şu an hiç birimizin de bu sonuçlara "yok yahu böyle değildir" diyebilecek halde olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim

      sonuç olarak böyle bir araştırmanın yapılmış ve yayınlanmış olması bile bizim için yeterli olmalı, ben güzel bir ayna görevi gördüğü kanısındayım en azından verdiği sonuçlar kısmında mirim :)

      Sil
  6. Sonuç olumsuz yazısından sonra okumamayı düşündüm ama azimle okudum. Evet içler acısı araştırma sonucu. Ayrıca Kaan ataması yapılmaması gereken bir öğretmen olmalı. Yoksa yirsiniz boku. Aboo o ne öyle :D Ayrıca ben robot değilim 2.ye söylüyom. Kaldır laaaan şunuuu :D Ne çektik bundan ne çektik asşldkasşlkd

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yavrucum onu kaldırırsam robotlar saldırıya geçiyor beni seven robot olmadığını kanıtlar hıh :P

      Sil

Yaz yaz için de kalmasın