Bu site yetişkinlere yönelik bilgiler içermektedir. 18 yaşından küçükler için uygun değildir.

Asrın Vebası AIDS -3-




<< önceki yazı için tıkla

Bir süredir AIDS ile ilgili yazılara devam ediyorum, bildiğimizi sandığımız şeyler hakkında okumamazlık yapmamamız lazım tekrar tekrar okuyalım ki hafızamıza kazınsın. Malum seri yazıların ilgili pek iç açıcı değil "penisim küçük nasıl büyültebilirim" adlı bir başlık açsam sanırım diğerleri gibi okuma rekoru kırardı :D malum tabu olan şeyleri daha çok merak ediyoruz sex ve cinsellik her zaman prim yapan şeyler. Her neyse bu prim yapan şeylere ayırdığımız zamanı lütfen bilinçlenmek adına bu tarz başlık ve konulara da ayırın diyor ve devam ediyorum.


AIDS'ten Korunma İçin Öneriler:


Cinsel ilişki en önemli bulaşma yoludur. HIV her türlü cinsel ilişki ile bulaşır. Güvenli yaşam kurallarına uyularak, cinsel yolla olabilecek bulaşmadan korunulur. Bu nedenle, cinsel ilişkide mutlaka koruyucu kılıf (kondom, prezervatif, kaput) kullanın. Kurduğunuz ilişkinin tehlikeli olmayacağını düşünseniz bile, prezervatif kullanmayı ihmal etmeyin. Koruyucu kılıf, cinsel  hayatınızda en büyük dostunuzdur. Çoğumuz HIV’nin hayat kadınlarında, uyuşturucu  kullananlarda, eşcinsellerde bulunduğunu ve kendimize bulaşmayacağını sanırız. Ancak, AIDS belirli bir sosyal grubun hastalığı değildir. Hastalığın mikrobu olan HIV, cins, ırk, renk, din, yaş farkı gözetmeden herkese bulaşabilir. HIV, kişinin ya da cinsel eşinin HIV pozitif kişilerle prezervatif kullanmadan ilişki kurması durumunda, kişiye ve eşine rahatlıkla bulaşabilir. HIV pozitif olan kişi kendisini ve cinsel eşini korumak için her türlü cinsel ilişkisinde prezervatif kullanmalıdır. Kontrolsüz kan nakline ve kan bulaşmış aletlerin kullanılmasına izin vermeyin.


- Sağlıksız cinsel ilişkiden kaçının.

- Kontrolsüz kan ve organ transferlerinden uzak durun.

- Anneden bebeklere özellikle "anne sütü ile" bulaşabileceğini unutmayın. AIDS'in %3-5 oranında bu yolla bulaştığı saptanmıştır. Anne-çocuk ilişkisinde mutlaka doktor tavsiyesine uyulmalıdır. HIV virüsü taşıyan bir annenin doğuracağı çocuğa HIV virüsünün bulaşma oranı % 30 civarındadır.

- Damardan ilaç bağımlısı olan hastalar ile damardan uyuşturucu kullananlar özellikle dikkatli olmalı, enjektörler bir defa kullanılıp, atılmalıdır.

- Cinsel yolla AIDS bulaşmasına engel olmak için, çok eşlilikten kaçınılmalı, prezervatif kullanılmalıdır. Güvenli cinsel eş seçilmelidir. En güvenlisi ise tek eşli yaşamın tercih edilmesidir.

- Kullanılmış şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, jilet, makas vb. gibi tüm kesici ve delici aletler ile bulaşma olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. 


AIDS testi nedir?

HIV'in insana bulaşmasının sonucu, çoğunlukla AIDS hastalığıdır.

HIV denen virüs insan vücuduna girince, vücut virüsle savaşmak için özel antikorlar üretir. Kandaki bu antikorların miktarının ELISA testi ile tespitine "Anti-HIV testi" denir. Bunun için virüsün insan vücuduna bulaşmasından itibaren en az 3 ayın geçmesi gerekir.

Anti-HIV testi pozitif çıkarsa kanda HIV virüsünün olduğu anlaşılır. Bu testin teyidi için ayrıca "Westernblood testi"nin de yapılması gerekir. nti-HIV testi, üniversite hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuvarlarında, sigorta ve devlet hastanelerinde ve özel laboratuvarlarda yaptırılabilir. 


AIDS hastaları ölüme mahkum mu?

AIDS virüsünü kanında erkek veya bayan AIDS taşıyıcısı, ya da AIDS hastası konumundadır. AIDS taşıyıcısı olan bir kişi, hiç bir klinik belirti göstermeden, diğer insanlardan farklılaşmadan, toplum içinde normal yaşamını sürdürebilir. Yaklaşık olarak 2-10 yıl sonra virüs  taşıyıcı kişi, çeşitli semptomlarla AIDS hastası olur. Bu gibi kişilerin bağışıklık sistemi iyice zayıflamış olacağından, zatürree, mantar, üst solunum yolu enfeksiyonu vb. dahil  bir çok enfeksiyon hastalıklarına yakalanma olasılıkları artar.

1981'de hastalık ilk ortaya çıktığında HIV virüsü taşıyanlara yani AIDS hastalarına ölüm mahkumu gibi bakılırdı. AIDS aşısı geliştirilmemişti. Tedavi konusunda yeterli bilgi yoktu. AIDS hastalığını dünyadan tamamen silecek bir aşı veya tedavi yöntemi bulunamamıştı.

Tıp alanındaki gelişmelerle AIDS hastalığı bugün ölümcül hastalık olmaktan çıkarılmış, kronik hastalıklar kategorisine alınmıştır. Ancak, başlanılan tedavi ömür boyu sürdürülmek zorundadır. Başlangıçta AIDS hastalarına avuç dolusu tablet almaları öneriliyordu. Bugün için  günlük 1-2 tablet alınması yeterli olmaktadır. Destek tedavileri ve fırsatçı enfeksiyonlara yönelik tedavilerle AIDS hastalarının yaşam kalitesi artırılmaya çalışılmaktadır. AIDS hastalarınca tedaviye düzenli olarak devam edilmesi ve gerektiğinde doktor kontrolü yapılması önemlidir.

Dünyada HIV/AIDS'in kesin tedavisi ve koruyucu bir aşısı yoktur.

Türkiye'de ilaç ücretleri Sağlık Bakanlığınca ödenmektedir.


Kaynak

O Gay Ben de Blog Yazarı

6 yorum:

  1. ben çok teşekkğr etmek istiyorum o gay.çünkü bu konu hakkında hiiçç bir şey bilmiyordum ve yine sayende bilgilenmiş oldum :)

    YanıtlaSil
  2. Üç yazıyı da okudum. Açık olarak bir yargıda bulunmak istiyorum. Daha önceki yazılarını da okuyorum karşılaştıkça. Mesleğim sağlık sektörünün bir alanı ve hatırı sayılır biçimde bilgiye sahibim tıp alanında. Yazılarında yanlış bilinen bilgiler oluyordu. Ukalalık olarak algılanmasın diye karışmadım hiç. Fakat bir kişi farkına varıp yorum yazmış bu konu ile ilgili. Bu 3 yazı da bilimsel olarak doğru ve kanıtlanmış bilgiler içeriyor ve bu da seni daha güvenilir kılıyor. Fakat şahsi fikrimi söylemek gerekirse, bilgilendirme yaptığın yazılarda öhüm, öhöm nerde kalmıştık, o.0 gibi espritüel yaklaşımlardansa daha ciddi yaklaşımlar kullanırsan daha çok güven hissi yaratırsın. (Tabi kaynakların doğru ise). Çünkü bilgilendirmek gerçekten ciddi bir iştir ve sadece seni kılavuz alan insanlar muhakkak ki vardır. Onları yanlış bilgilendirmek, bazı konularda geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilir. Bu sebeple kaynakların sağlık bakanlığı, who, araştırma ve üniversite hastaneleri gibi kuruluşlar olmalıdır. Ekşi sözlük ya da google arama sonuçlarındansa. (Ne kullandığını bilmiyorum. Önerim bu.) Sadece naçizane paylaşmak istedim. Kendine iyi bak :)

    YanıtlaSil
  3. bi'adamcım seni tekrar buralarda görmek ne hoş.

    yeri geldiği zaman gerekli uyarıları yapmak gerekiyor neden alınganlık yapayım ki yukarıdaki 3 yazıyı da bana gelen bu tarz bir uyarı sonucu araştırıp yazmıştım. Bundan önce sağlık ile ilgili konuları ele aldığımı hatırlamıyorum daha önceden hangi konu da yanlış bir yaklaşıma rastladın bilemiyorum ama o an uyarman seni ukala yapmaz bizden birisi yapar dediğin gibi takip eden onlarca kişiyi yanlış yönlendirmemiş oluruz.

    yazı aralarında kendimden bir şeyler katmazsam açıkcası rahatsız oluyorum zira bu tarz şeyleri okumaktan hepimiz sıkılıyoruz ve sonunu getirmiyoruz o yüzden ne kadar sade olursa o kadar iyi az yazı ile çok şey vermek tarzım bu yazının sonunda da kaynağı belirttim fazla tıbbi içeriğe dalmadan olayı yeterince anlattığını düşünmüştüm bu tarz konularda insanlar soru sormaktan ve araştırma yapmaktan çekinmemeliler zira söz konusu şey kendi canımız ve sağlığımız

    görüşmek üzere ;)

    YanıtlaSil
  4. Selam, cok iyi bir konuya deginmissin. AIDSin genelde hayat kadını yada oldukça yogun bir cinsel hayatı olanlarda oluştuğunu düşünen bir toplumdayiz ne yazık ki. 8-10 yıl kadar oncesinde dışlanan AIDS hastaları (yada psikopat olan bazı kişiler) Park'ta oyun oynayan kucuk cocukların ceplerine "AIDS dunyasına hoşgeldin" notu yazıp birakirdi. Toplu tasıma araçlarına bu sekilde iğneler bırakıp bulaşmasını sağlamaya çalışanlar vardı. Bu hastalıktan kurtulmak icin maalesef kondom kullanımı yeterli olmuyor. Bunun icin herhangi bir tedavi yönteminin bulunamamış olmasıda cok üzücü. Halkı bilinçlendirmek lazım. Eline saglık

    YanıtlaSil
  5. o gaycım 3 yazıyı da yeni okudum ben ve benim gibi bilgisiz kalanların hemen okuması gerek. of of.

    YanıtlaSil

Yaz yaz için de kalmasın